86 bin öğrencilik dev üniversite

H. Gül KOLAYLI 31 Ağustos 2018 Cuma, 06:10

Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay YeniDönem gazetesini ziyaret etti. Kutlucan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Kutlucan, YeniDönem gazetesi Genel Müdürü İbrahim Öge, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Turgay Akbulut ve köşe yazarlarının da bulunduğu ziyarette Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay çeşitli açıklamalarda bulundu...

Uludağ Üniversitesi'ne rektör olmadan Bursa Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcılığı yapan Yusuf Ulcay, üniversite sanayi iş birliğine dikkat çekerek "aynı dili konuşmak önemli" dedi. 

Uludağ Üniversitesi'nin başarı sıralamasındaki yerine yönelik soruya ise "Nereden baktığınıza bağlı. Siz olması gereken yerde istiyorsunuz. Bir de gelişim süreci var" diyerek kurulduğu döneme ve üniversitelerin gelişiminde sosyal ilişkilerin etkisine dikkat çekti...

Hürriyet'teki barakalarında yer alan Makine Mühendisliği Fakültesi'nde okuduğunu ve bölümün ilk asistanlarından olduğuna değindi. Dönemin rektörü merhum Ömer Fethi Tezok'un sosyal ilişkilerinin çok güçlü olduğunu, 15 yıl daha görev yapabilseydi Uludağ Üniversitesi'nin farklı bir gelişim gösterebileceğine değindi...

 Balkır'dan sonra ailesinde sanayici olan Prof. Dr. Ayhan Kızıl'ın daha esnek, yeniliklere, önerilere açık bir yaklaşım sergilediğini anlattı.

Ardından, iki yıl önce yerel basınla buluşmasında paylaştığı projelerin ne aşamada olduğunu sordum, şu bilgileri verdi:

"Üniversitede eski bina stoku çok. Risklileri yıktık. Doktora öğrencileri için yap-işlet sistemiyle bin konut planlamıştık. İhaleye çıktık, 6 firma dosya aldı ama ihaleye girmedi. İkinci kütüphane yüzde 65 oranında bitti. Müteahhit iflas etti. Yeniden ihaleye çıkacağız. Şimdiki kütüphane gece 24.00'e kadar açık. Yenisi bittiğinde 24 saat açık olacak. Eski matbaanın olduğu yer de çok amaçlı salon olarak kullanılacak.

Dijital kaynak sayısı her geçen gün artıyor. Öğrenciler ve akademisyenler evden de ulaşabiliyor. Bu yıl 5 milyon 200 bin lira ödedik dijital kaynaklar için.

Yaşam Merkezi ihalesini YDA aldı. Bin 500 araçlık otoparkı, 7 sinema salonu ve çarşısı olacak. Öğrenci toplulukları için 3 bin metrekarelik yer ayrıldı. 183 topluluk var. İtfaiye ve Afet Merkezi yapılıyor. YDA'nın 3 izin hakkı var. İnşaatı başlatacağını düşünüyoruz."

KAMU KAYNAKLI PROJELERDE ARTIŞ

Ardından ULUTÖMER binasına dikkat çekti:

"ULUTÖMER  (Türkçe Eğitim Merkezi) binası 1 Ekim'e yetişiyor. Uluslararası öğrenciler için bin kişilik yurt yapıldı. 129 farklı ülkeden 4 bin 640 yabancı öğrenci var. Bin 640 da yeni kayıtla 6 bini geçecek. Önceden bin 300'dü. Çeşitli ülkelere gidip salon tutup kendi dillerinde sınav yapıyoruz. Bunun da çok etkisi oldu..."

Prof. Dr. Ulcay bilimsel araştırmanın artırılması için performans sistemi geliştirdiklerine atıfta bulundu:

 "TÜBİTAK 1001 projesine 11 kişi başvurmuştu. Kamu kaynaklı projelere başvuru yetersizdi. Genelde 'Üniversite Kaynaklı Bilimsel Araştırma Projesi'ne başvuruluyordu."

Rektör Ulcay, kamu kaynaklı projelere başvuruların geçen yıl 11'den 54'e ve bu yıl da 80'in üstüne çıktığını söyledi.

"Bilimden Üretime, Üretimden Sanayiye 3. Nesil Üniversite" hedefine değinen Rektör Ulcay, bunun için yüksek lisans ve doktora öğrenci sayısının artması gerektiğini, ortalama 4 yüksek lisans öğrencisinden 1'inin doktoraya devam ettiğini söyledi...

 Prof. Dr. Ulcay, "Master, doktora öğrencisi 500'ün altındaydı. Şu anda 2 bin 700 doktora, 6 bin 700 lisans talebesi var. 10 yıl sektörde çalışandan da not baremi istemiyoruz... Şu anda "100 disiplinde 2 bin bursiyer" projesinden yararlanan 125 bursiyer var. Asistan yayın yapmışsa TÜBİTAK da destek veriyor" dedi.

Rektör Ulcay, öğretim üyelerinin bu yüzden akademik araştırmalara vakit ayıramadıkları için ikili öğretime karşı olduğunu söyledi...

Uludağ Üniversitesi'nin mevcut öğrenci sayısı 74 bin; yeni kayıt yaptıran 13 bine yakın öğrenci ile bu sayı 86 bine çıkıyor. Öte yandan Rektör Ulcay'ın verdiği bilgiye göre MYO'lar başta olmak üzere 5 bine yakın öğrencinin kaydı silinecek. Her halükârda UÜ'de 80 binin üzerinde öğrenci oluyor... 

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ'NİN KISACA KURULUŞU

Uludağ Üniversitesi'nin (UÜ) kurucu Rektörü Prof. Dr. Ömer Fethi Tezok'tu. 2 Şubat 1978'de vefat etti. 3 yıllık rektörlüğü süresince şehrin dinamikleriyle, basınla son derece iyi ilişkiler kurmuştu. Rektörlük binası zaten o yıllarda kent merkezinde, Nalbantoğlu'nda bir iş hanındaydı.

2 Mart 1978'de Prof. Dr. Nihat Balkır rektör oldu. 15 yıldan sonra 20 Ağustos 1992'de rektörlüğü Prof. Dr. Ayhan Kızıl'a devretti. Sonrasında 7 Ağustos 2000 tarihinde Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran ve Ağustos 2008'de Prof. Dr. Mete Cengiz rektörlük görevini üstlendi.

Prof. Dr. Mete Cengiz'in 1 Şubat 2011 tarihinde vefatıyla boşalan rektörlüğe Prof. Dr. Kamil Dilek; Nisan 2015'te ise Prof. Dr. Yusuf Ulcay atandı. Prof. Dr. Ulcay ile birlikte UÜ'de tıp kökenli rektör geleneği de sonlanmış oldu.

Uludağ Üniversitesi 1975 yılında kuruldu. 2000 yılında yaptığım bir söyleşide eski Bakan ve Milletvekili Turhan Tayan süreci şöyle anlatmıştı:

"1965 yılında Bursa Üniversitesi Kurma ve Yaşatma Derneği kuruldu. Uzun süren bir mücadele sonrasında 5 yıl sonra Tıp Fakültesi ve İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi kuruldu.

5 yıl sonra da Uludağ Üniversitesi yasası çıktı. Bu yasanın çıkmasında dönemin milletvekilleri çok emek sarf etti. 1975'te Ankara'da dernek olarak Bulvar Palas'ta yaptığımız toplantıya dönemin milletvekillerinden İhsan Sabri Çağlayangil ile İbrahim Öktem katılmıştı.

1976 yılında üniversiteye yer arayışına başladık. Görükle'den parayla bir miktar arazi aldık. Sonra kamulaştırmalar başladı. Dönemin Tapu Müdürü rahmetli Osman Aktan'ın büyük payı vardır..."

Daha sonra zaman içerisinde Eğitim Enstitüsü, İktisadi Ticari İlimler Akademisi, Hürriyet'te barakalardaki Elektrik ve Mühendislik fakülteleri UÜ'ye dâhil edilmişti.

Görüldüğü üzere Uludağ Üniversitesi'nin kuruluşunda Bursa'nın yerel dinamiklerinin büyük bir talebi, çabası, desteği vardır. Rektör Fethi Tezok döneminde üniversite kent iş birliği önemli ölçüde sağlanmıştır...

Sonrasındaki 15 yıllık dışa kapalı, 12 Eylül darbe yönetimiyle de beslenen baskıcı dönem UÜ'nün gelişimine ciddi hasar vermiştir. Üniversitenin kapıları Bursa dinamiklerine kapatılmış; şehrin desteğine en çok ihtiyaç olduğu dönemde, bundan mahrum kılınmıştır. Basınla iletişim bitmiştir. Akademik gelişim de bu süreçten etkilenmiştir. UÜ zaman kaybetmiştir.  

Bugün Uludağ Üniversitesi'nden sonra kurulan Anadolu şehirlerindeki bazı üniversitelerin akademik başarısına baktığınızda ardında sanayicisi, hayırseveri, yöneticileriyle tüm bir şehrin desteğini görürsünüz!..