'Babam annemi dövüyordu'

H. Gül KOLAYLI 01 Aralık 2018 Cumartesi, 06:08

Geçen hafta içerisinde Mor Salkım Kadın Derneği tarafından düzenlenen DB Pozitif firması ve İlham Veren Konuşmalar (İVK) ve Sibel Bağcı Uzun Marka İletişimi'nce desteklenen seminerin ilk oturumunu köşe yazıma sığdırabilmiştim.

İkinci oturumda turizmci ve iş insanı Dr. Cem Kınay ile Minteks firması sahibi sanayici Özkan İrman "Kişi Kendinden Bilir İşi"  dediler...
İş insanı Özkan İrman, cesaret isteyen bir konuşma yaparak çocukluğundaki aile içi şiddeti paylaştı:

"Babam annemi merdivenlerde dövüyordu. Kurtardım. Beni de döverdi babam. Mudanya gözlü babam çok genç yaşta öldü. Öldüğü gece pişmanlığını gördüm. Ben o pişmanlığı yaşamamak için buradayım..."

"Babam eli öpülesi bir insandı. Ama annem eli ayağı öpülesi bir insandı" diyen Özkan İrman "Kadınlar ekonomik bağımsızlığını elde etmeden sorun çözülmez" dedi...

İrman'ın eşi, çocukları, damadı da oradaydı. Şirketi kurduğundan beri kadınlarla çalıştığını, üst düzey yöneticilerin çoğunun kadın olduğunu anlatarak kadınların işlerine sahip çıkmalarını istedi. İrman işi tam öğrendikleri zamanda evlenip işi bıraktıklarını, sonraki yıllarda pişman olduklarına değindi.

Bir başka yerinde saptaması da şuydu: "Kadın siyasette de rol almalı. Biz erkekler bu işi beceremiyoruz. Kadınlar daha iyi bir dünya için şanstır..." Ayrıca da 15 kitap yazmış. Bu özelliği de bir başka takdir edilesi husustur...

Viyana Tıp Fakültesi mezunu olan ve 1990 yılından beri otelcilik yapan Dr. Cem Kınay kadınların turizm sektörünü tercih etmediklerini söyledi.  Cem Kınay da kadınların ekonomik bağımsızlıklarına dikkat çekti:

"Bir işi olmalı kadının. Çile çekmemeli. Ağlamayı zırlamayı bırakıp ekonomik bağımsızlığını kazanacaksın. Kendini eğiteceksin. Hayat senin elinde."

TOKAT, MUTLU SONLA BİTEN FİLMLER
Son oturumda radyocu ve seslendirmeci Mert Rusçuklu, besteci ve aranjör İrsel Çivit ile sanatçı ve akademisyen Cenk Yüksel "Bir Derdim Var Dinleyin"  derken, şarkılarla da toplantıyı renklendirdiler.

İrsel Çivit de çocukluğundaki aile içi şiddetten söz etti:

"Annemin çok dayak yediğini hatırlarım. Çoğunlukla da bizi korumaya çalışırken. Bütün Kadir İnanır, Cüneyt Arkın filmlerinde 'yalan söylüyorsun' diye tokat atarlardı Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit'e. Sonra da film mutlu sonla biterdi. Öğreti buydu."

İrvit, iyi olmanın bir tercih olduğuna değinerek, "Kızıma dedim ki, 'Eğer istersen birini öldürebilirsin, eğer istersen bir ormanı yakabilirsin. Yapmamayı tercih de senin elinde'" dedi.

Erkek çocuğunun sünnet şenlikleriyle erkekliğinin kutsandığının gündeme gelmesi üzerine İrsel Çivit, "Kızım regl oldu. Kadınlığa adım attı, eğlence yapmak istedim" dedi. 'Yaptınız mı?' sorusuna ise 'Yapamadım, boşadılar beni' diyerek yanıtladı. İronik bir gönderme miydi, gerçek miydi, bilemedim...

YENİ NESİL DAHA İNSANİ, EŞİTLİKÇİ

Mert Rusçuklu Q kuşağı da denilen yeni nesilden çok umutluydu; dedi ki:

 "80'li, 90'lı yıllardan günümüze süreç değişimi var. Sosyal medya ile özgürleştik. Yeni nesil gizli saklı değil açık açık öğreniyor. Sosyal medyanın yükselmesiyle birlikte cinsiyet eşitsizliği de kalkıyor. Yeni nesil daha eşitlikçi. 40 yaş üstünde eşitsizlik artıyor. Bir nesil sonra, yani yeni nesil bu panelleri yapmayacak..."

Cenk Yüksel ise şiddet uygulayan erkekleri de kadınların yetiştirdiğine dikkat çekerek "Bir erkek olarak kadınların birbiriyle barışmasına ve şikâyetçi olduğu erkekleri doğru yetiştirmesi gerektiğine inanıyorum..." dedi.

Şu da bir gerçek şiddet döngüsünü kırarak daha iyi bir insan olmayı tercih ederek kadın/insan dostu erkekler de var...
Yıllardır der dururum; Kadın insan, erkek insan, sonuçta insan! Derdimiz ise "Kadının insanda eşitlenmesi..."