Başkan Mart: 'Sanayi ve demokratikleşme'

H. Gül KOLAYLI 27 Nisan 2016 Çarşamba, 07:47

YeniDönem gazetesi olarak kurumsal ziyaretlerimiz sürüyor.

Bu dönem TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Sekreterliği'ni de üstlenen Makine Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'ni ziyaret ettik. Kutlucan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Kutlucan, Genel Müdür İbrahim Öge, Yazı İşleri Müdürü Serhat Tuncel  ile ben, Lale Akasoy ve Hasan Boztürk'ten oluşan YeniDönem ekibini, Şube Başkanı İbrahim Mart karşıladı...

İbrahim Mart ile sanayiden kent sorunlarına uzanan geniş bir yelpazede görüş alışverişi gerçekleştirdik... YeniDönem gazetesini yakından izlediğini söyledi.

Başkan Mart, Bursa'da hayata geçirilecek tüm işlerde meslek odası temsilcileriyle üniversitelerden görüş alınması gerektiğini gündeme getirdi.

"Büyük ve maliyetli işler yapılıyor. Yanlış olmaması için görüş alınması lazım. Kimi zaman proje doğru, yer seçimi yanlış oluyor. Kimi zaman ikisi de yanlış. Biz proje demokrasisi öneriyoruz. Yerel yönetimlerin katılımcı olması lazım. Bu kent hepimizin..."

Başkan Mart'a son dönemde akademik odalara yöneltilen "İstemezükçü" nitelendirmesini sordum:

"Biz Oda olarak Türkiye'nin sanayileşmesi ve demokratikleşmesini savunuyoruz. Mühendislerle katma değer üretmeyen, kirleten bir sanayi olmaz. Avrupa kirli sanayisini 3. dünya ülkelerine ihraç ediyor. Olmaz. Bu yüzyılda olmaz. Ar-Ge'mizi geliştirmemiz lazım. Türkiye'de sanayi kültürü çok az. Sanayiyi geliştirmek şart. Bunun için de, mühendislere, katma değeri yüksek ürüne yönelmek gerekiyor..."

Bursa'nın Ar-Ge merkezi olabileceğine dair ise şu düşüncelerini paylaştı:

"Bursa Türkiye'nin Ar-Ge merkezi olabilir. Bu altyapı var. Bu da ancak yüksek teknolojiye yönelik mühendislik çalışmalarıyla gerçekleşebilir. Bursa'nın bunu talep etmesi lazım.

Ar-Ge bir facia. Mevzuat yeni olmakla birlikte çok yetersiz ve yanlış yürüyor.

Ürün odaklı gidiyor. Marka ve patent odaklı gitmesi lazım. Ar-Ge destek koşullarını otomotiv sektörü gibi büyük firmalar yerine getiriyor. Oysa  Türkiye'nin geleceği KOBİ'lerdir.  KOBİ'ler teşvik edilmeli, marka geliştirilmesine destek verilmesi lazım.  KOBİ'lerde Ar-Ge'de çalışan mühendislerin ücretleri Ar-Ge'den ve 6 ay yerine 2 yıl ödenmeli..."

MMO olarak Türkiye'de sanayi kongresi yaptıklarını söyleyen Mart, şu bilgileri paylaştı:

"Son 15 yılda kişisel, aile, kurumsal ve devlet borçlanmaları artmış. İmalat sektörünün GSMH'ya etkisinin normal oranı yüzde 40 iken... 15 yıl önce yüzde 20-22 civarındaymış. Şimdi ise yüzde 14-15... Anlamı şu: Üretmeden tüketiyoruz... Hizmet sektörü, turizm de önemli ama sanayinin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Türkiye'deki mühendislik bilgisi ileri teknoloji yaratacak düzeydedir..."

Başkan Mart, Bursa için önlenebilir dediği 4 temel sorunu şöyle sıraladı:

"Kent içindeki trafik kazaları, karbonmonoksit ölümleri, hastane yangınları, hava kirliliği. Bunlar çözümü çok basit konular. Kent yaşamını doğrudan ilgilendiriyor. Mesela şu 10 numara yağ meselesi. 300 halk otobüsünden kaldırılamadı. Biz önerilerimizi sürekli gündeme getiriyoruz... "

 

BURSA'DA 1 MAYIS KUTLAMASI

1 Mayıs'a az bir süre kaldı...  İstanbul'da 1 Mayıs kutlamalarının Bakırköy'de yapılması kesinleşti...

Ancak dünkü basın toplantısında edindiğim izlenime göre, Bursa'da en azından resmiyette kesinlik kazanmış değil...

İlk başvuru 4 Nisan'da yapılmış...  O günden bu yana talep hatırlatması sürüyor anladığım kadarıyla...

İlginç bir durum...

Zira...  Acaba yanılıyor muyum diye, eskilerden birkaç kişiye de sordum durdum... Neredeyse çeyrek yüzyıldan bu yana birkaç ufak tefek aksama dışında 1 Mayıs'lar resmi izinli olarak kutlanagelmiştir.

Ve polis müdahalesini gerektiren bir olay olduğunu da hatırlamıyorum...

Dün BAOB'da düzenlenen basın toplantısına  KESK, DİSK, TMMOB, TTB ve TÜMTİS Bursa Bileşenlerinden oluşan 1 Mayıs kutlama komitesi adına  Ayhan Ekinci, Cihat Uygur, Emel Mercan İrgil, İbrahim Mart  katıldı...

Ortak basın açıklaması ise Süleyman Ayyılmaz tarafından yapıldı...

Ayyılmaz, "Demokrasiden yana herkesi 1 Mayıs'ta birlikte yürümeye çağırıyoruz" dedi...

Bursa'daki 1 Mayıs kutlamaları saat 13.00'te, Atatürk Stadyumu önünde toplanılmasının ardından 14.00'teki yürüyüş ile başlayacak. Saat 15.00'te ise Kent Meydanı'nda buluşulacak ve Suavi konseri gerçekleşecek...

Süleyman Ayyılmaz  başvurunun yanıtlanmamasına yönelik soruları ise şöyle yanıtladı:

"Bugüne kadar herhangi bir geri dönüş olmasa da bizim hazırlıklarımız tamam. Bizler Bursa Valiliği ve Emniyeti'nin 1 Mayıs Günü bizim programımıza uygun şekilde gerekli önlemleri alacaklarına inanıyoruz, bekliyoruz.

Bizler, Anayasa'dan gelen hakkımızı kullanarak Bursa'da 1 Mayıs'ın, ruhuna uygun şekilde ve barış içerisinde, bir bayram havasında kutlanması için kararlıyız. Bursa'da emekten ve demokrasiden yana olan herkesi 1 Mayıs' ta birlikte yürümeye davet ediyoruz..."

 

ÇERNOBİL'İN YIL DÖNÜMÜ

Bizim kuşak iyi hatırlar. Dönemin bakanı "Korkulacak bir şey yok. Ben de çay içiyorum" diyerek Karadeniz çaylarındaki radyasyon için "yok" hükmünü vermiş ve çay içerken çektirdiği fotoğrafı tüm gazetelerin manşetlerinde yer almıştı...

Sonrası faciaydı... Kanser vakalarında, anomalili bebek doğumlarında ve düşüklerde adeta patlama yaşanmıştı...

Bursa Nükleer Karşıtları Platformu, Çernobil nükleer faciasının yıl dönümünde BAOB'da düzenlediği basın toplantısında "Nükleer sevdasından vazgeçin, yenilenebilir kaynakları destekleyin" mesajı verdi.

Akademik oda ve DOĞADER ile Nilüfer Kent Konseyi, DİSK; KESK temsilcilerinin olduğu Platform adına basın açıklamasını Remzi Çınar gerçekleştirdi.

Çınar felaketi kısaca özetledi:

"26 Nisan 1986 gecesi Çernobil Nükleer Enerji Santrali'nde gerçekleştirilen deney sonrası art arda gelen ihmaller insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden birine yol açtı. Çernobil nükleer santralinin 4. reaktöründe gerçekleşen patlama sonrası Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombasının yaydığı radyasyonun 200 katı toprağa, havaya, suya karıştı..."

Remzi Çınar da o dönemde Karadeniz'de yetişen çay, fındık gibi tarım ürünlerinin, Avrupa tarafından alınmayınca ilkokullardaki çocuklar da dahil olmak üzere halka dağıtıldığını anımsattı...

Ardından 2011 yılında gerçekleşen diğer nükleer felakete Fukuşima'ya dikkat çekti:

"Nükleer enerji abartıldığı kadar çok elektrik temin etmiyor. Dünyadaki elektriğin yüzde 7'si nükleerden karşılanıyor. İnsanlık kendi ihtiyacı kadar enerjiyi doğayla uyumlu, özgür ve eşit paylaşacağı bir enerji politikası mümkündür..."

Ve ne Türkiye'de ne de dünyada nükleer santral istediklerini söyledi...