Bir kadın derneği: GÜLKADER

H. Gül KOLAYLI 30 Nisan 2016 Cumartesi, 08:28

Kendi aralarında bir araya gelen ve dayanışma örneği sergileyen, ihtiyaç sahiplerine destek olan kadınlar, dayanışmayı bir adım daha öteye götürerek dernek çatısı altında bir araya geliyorlar:

Gülen Kadınlar Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (GÜLKADER)

Geçen hafta içerisinde, YeniDönem gazetesine GÜLKADER'den Songül Çelik, Halime Kobak ve Şengül Koç geldiler.

Dernek çalışmalarından, hayata geçirmek istedikleri projelerden söz ettiler.

Derneğin kurucu başkanı ve halen de aynı görevi üstlenen Songül Çelik; "Biz iki yıllık bir dernek olmamıza karşın pek çok iş yaptık" diyor.

Derneği nasıl kurduklarını sordum;  anlattı: "Bizi tesadüfler bir araya getirdi. 5 yıllık bir çalışmadan sonra dernekleştik... Topluma yarar sağlayacak her türlü etkinliklerde aktifiz. Özelde kadına genelde topluma yararlı olacak etkinlikleri hedefliyoruz. Sadece kadın derneği değiliz. Yönetimimizde erkekler de var..."

Çalışma alanlarına gelince...

Songül Çelik "İstihdamdan eğitimin her alanında hem kadınlarımızı hem erkeklerimizi yani toplumu bilinçlendirmek adına seminerler düzenliyoruz. Bursa'da ilçeler de dahil olmak üzere her ay farklı bir huzurevine gidiyoruz..."

Ve bir projeden söz etti... "Sevgi İzi"

Müge Anlı'nın hazırlayıp sunduğu programı milyonlarca kişi izliyor. Milyonlarca kişinin gönlünde yer eden bu programda Anlı, yaşlı genç engelli kayıplarını buluyor, birbirlerini yitiren hatta tanımayan aile bireylerini buluşturuyor, cinayetleri aydınlatıyor...

Özellikle engelli ya da alzaymır hastalarının kaybolmasına tanık olan, bulunmasına aracılık eden Anlı ve ekibi, "Sevgi izi" diye bir proje geliştirdi.

Kaybolma riski taşıyan kişilerin bilgileri alınıyor ve verilen numara bileğine dövme ile işleniyor.

Emniyet ve jandarmanın da dahil olduğu sistem sayesinde kaybolan mesela evinden çok uzaklara giden kişinin kimliğine ve ailesine bu numara ile ulaşılıyor.

Programda da sık sık gündeme getirilen "Sevgi İzi" projesi sayesinde milyonlarca insan bulundu. Sisteme dahil olan pek çok kayıp kişinin ailesine kolaylıkla ulaşılabildi.

"Sevgi İzi" artık toplumun geniş kesimlerince kabul gördü ve destekleniyor. Siyasi parti olarak MHP İl Kadın Kolları'ndan sonra,  AKP Nilüfer İlçe Kadın Kolları da kampanyaya dahil oldu...

Keza Osmangazi Belediyesi de kampanyaya destek verdi...

Ancak...

Sivil toplum kuruluşu olarak Bursa'da 7,8 ay önce ilk başlatanların GÜLKADER Kadın Derneği olduğunu bilmiyordum...

Songül Çelik, "Sevgi İzi" projesini çok önemsediklerini ve Bursa'da kampanayaya katılan ilk dernek olduklarını anlattı, ve dedi ki:

"Engelli vatandaşlarımız ve alzaymırlı hastalar başta olmak üzere kaybolma olasılığı olan tüm vatandaşlara uygulanması gerekiyor.

Sağlıklı insanlar da yaptırabilir. Ama önceliğimiz engelliler. Başımıza ne zaman ne geleceği belli olmadığına göre, üstümüzde sevgi izinin olması çok yararlı diye düşünüyoruz..."

Çelik, dernek olarak herhangi bir kurum ya da kuruluştan destek almadıklarını, tüm faaliyetleri ve projeleri kendi öz kaynaklarıyla yani yönetim kurulu ve üyelerin desteği ile hayata geçirdiklerini söyledi:

"Ay sonunda değerlendirme toplantıları yapıyoruz. Ve ne kadar çok şeyi hayata geçirdiğimizi görüyoruz.

Önümüzde hayata geçirmek istediğimiz kadın girişimciliği ve istihdamına yönelik projeler de var. 

Çalışmalarımız sürüyor.  Şu anda merkez ilçelerde Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım'da temsilcilerimiz var. 

İlçelerde ve Türkiye genelinde örgütlenmeyi hedefliyoruz. İlk şubeyi Elazığ'da açtık. Niğde, Konya ve Denizli'de arkadaşlarımız var. Gelecekte yurt dışında da şube açmayı hedefliyoruz..."

Songül Çelik diyor ki;

"Biz; din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin topluma, insanlığa yararlı olmak üzere kurulmuş bir derneğiz. Tüzüğümüzün amaç maddesinde var...

Biz farklı kültürlerden, farklı görüşlerden bir araya gelmiş insanlarız. Dernek çatısı altında siyaset yoktur. Herkes görüşünü dışarıda bırakır. Biz dernek için, toplum için, ülkemiz için varız diyoruz. Farklı görüşlere sahip olmamıza karşın gül gibi de geçinip gidiyoruz...

Toplumun içindeki dezavantajlı kesimlere yönelik hizmet üretmek adına yola çıktık... Suç işleyen kişilere baktığınızda göçle gelen ya da eğitimsiz ailelerin çocukları olduğunu görürsünüz. Bilinçli bir anne çocuğunu bilinçli yetiştirir. Temelden doğru yetişen bir çocuk suç makinesine dönüşmez. Bir kadının gelişmesi, bilinçlenmesi, topluma kazandırılması çok önemli..."

 

///////////////////////////////////////////////////////////////

 

///////////////////////////////////////////

KADIN DAYANIŞMASI NEDEN GEREKLİ?

 

Kadına dair toplumsal cinsiyet ayrımcılığına, erkek egemen bakış açısına karşın savunduğum şudur:  "Kadın = İnsan, Erkek = İnsan... Kadının insanda eşitlenmesi"...

 Haa, bunun için de kadının değişmesi, bilinçlenmesini çok önemserim.

Zira, şiddete başvuran, eril dili kullanan o erkekleri kadın yetiştirir. Kadın mevcut kültürün nakledicisidir.

Evet erkekler de değişmeli ama kadını değiştirmeden, kendine dair farkındalık oluşturmadan kadına yönelik şiddeti, tacizi, tecavüzü, cinayeti ve her türlü ayrımcılığı önlemek mümkün değil...

Öte yandan erkek egemen toplum kendi düzeninin bekçiliğini kadına yaptırır. Siyasette, iş yaşamında kadınlar birbiriyle uğraşırken erkekler aradan sıyrılıverir. Erkek egemen düzenin bekçiliğini yaparlar. Misal kayınvalidenin geline, akraba ve komşu kadınların birbirlerine ve kız çocuklarına baskısı bunlardan sadece birkaçıdır. Yani mücadelenin bir yolu da kadın dayanışmasıdır.