Bir “Yıldız” kaydı

H. Gül KOLAYLI 17 Eylül 2016 Cumartesi, 06:10

Çocuktuk... Önce onu çok ama çok yakışıklı bir sinema oyuncusu olarak tanıdık... Yeniyetme ergen kızların aşkıydı...

Göz göz beklerdik, Tarık Akan filmi gelsin diye...  Filmin adı önemli değildi, esas oğlanın o olması yeterliydi...

Tayyare  Sineması'ndaki gündüz matinesine Kirişçikızı kadını, kızanı olarak toplaşır giderdik...  Yaz aylarında Rüya sinemasında çekirdek çitleyerek izlerdik filmlerini...

Salon filmleriyle sevdik onu...  Ve efsane  Hababam Sınıfı'yla...

Sonra zoru seçti... Salonlardan hayatın içine çıktı ve oyunculuktan sanatçılığa geçti.

Artık o salon filmlerindeki "Nayıııır, nolamaaaz" diyen uzun boylu, mavi gözlü, yakışıklı cici bey yoktu...

Atatürkçüydü, vatanseverdi...

Bir sanatçı olarak topluma karşı sorumluluğunun bilincindeydi...

Misal...

Son yıllarda Kumpas davası mağdurlarına destek için Silivri Cezaevi önünde nöbet tutanlar arasındaydı...

Asıl adı Tarık Tahsin Üreğil'di... 1949 doğumluydu...

21 yaşındayken Ses dergisinin oyunculuk yarışmasında birinci olduktan sonra Emine filmi ile Yeşilçam'a adımını atmıştı...

Pek çok salon filminde rol aldı... Beyoğlu Güzeli, Ah Nerede, Vefasız, Emine, Melek mi Şeytan mı, Solan Bir Yaprak Gibi, Sisli Hatıralar, Azat Kuşu, Kaderimin Oyunu, Suçlu, Para, Aşkların En Güzeli, Sev Kardeşim, Üç Sevgili, Tatlı Dillim, Feryat, Yalancı Yarim, Yeryüzünde Bir Melek, Umut Dünyası, Bebek Yüzlü, Esir Hayat, Memleketim, Kanlı Deniz, Mahcup Delikanlı, Boşver Arkadaş, Mavi Boncuk, Hababam Sınıfı, Ateş Böceği, Bizim Aile, Kader Bağlayınca, Öyle Olsun, Aşk Dediğin Laftır, Bizim Kız, Sevgili Dayım,  

1976 yılına dek böyle sürdü...

Bu yıldan sonra birden çizgisi değişti... Salon filmlerini geride bıraktı...

1977'den sonra Maden...  Baraj, Şeref Sözü, Seninle Son Defa, Kanal, Adak, Demiryol

1979'da Sürü... Arkadaşım, Kaçak, Üç Tekerlekli Bisiklet, Derman, Beyaz Ölüm, Pehlivan, Deli Kan, Herhangi bir Kadın, Bir Avuç Cennet, Tele Kızlar, Acı Dünyalar, Ses, Kıskıvrak, Beyoğlu'nun Arka Yakası, Yağmur Kaçakları, Su da Yanar, Çark, El Kapılar, İsa Musa Meryem, Devlerin Ölümü, Berdel,

Ve yol... 1990'da Karartma Geceleri... Uzun İnce Bir Yol, Yolcu ve Çözülmeler, Aşk Üzerine Söylenmemiş Her Şey, Mektup, Antika Talanı, Hayal Kurma Oyunları, Eylül Fırtınası, Gülüm, Deli Deli Olma...

Türkan Şoray'dan Hülya Koçyiğit' e, Gülşen Bubikoğlu'ndan Perihan Savaş'a, Fatma Girik'e; Kemal Sunal'dan Hulusi Kentmen'e, Cüneyt Arkın'dan Müjdat Gezen'e pek çok isimle kamera karşısına geçti...

Haa, bir de 12 Eylül'de gözaltına alındı ve 12 yılla yargılandı, 2,5 ay hücrede yattı...

Düzenli bir aile hayatı vardı. Magazin sayfalarına hiç meze olmadı. Şöhret sarhoşluğuna hiç kapılmadı... Üç evladı var, eşinden ayrıldı, 26 yıldır aynı kadınla Acun Günay ile beraberdi...

Boşluğu doldurulamayacak sanatçılardandı.

Ahir ömrümüzün renklerinden birini yitirdik. Huzur içinde yatsın...

 

CHP GÜRSU'NUN GENÇ SİYASETÇİSİ

Dün CHP Gürsu Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Sercan Çelik ziyaretime geldi.

Genç bir siyasi...

Siyasette gençlerin daha çok yer almasını savunan biri olarak, gençleri siyasette yüreklendirilmesi gerektiğini düşünenlerdenim...

Sercan Çelik de, akranlarının pek çoğu gibi gezip tozup lay lay lom keyfine bakacağı yerde, siyaseti seçmiş...

Memleket meselelerini kendisine dert edinmiş... İşi zor.

2 yıldır parti üyesi, aynı zamanda çalışıyor ve öğrenimini de sürdürüyor...

Epeyce bir konuştuk.

Anladığım kadarıyla Gürsu CHP örgütlenmesi açısından oldukça zor bir bölge...

CHP'li gençler olarak örgütlenme çalışmalarına ağırlık verdiklerini, zorlukların karşısında yılmadıklarını, partiye yeni gençlerin katılması için çaba gösterdiklerini anlattı...

Kısıtlı maddi imkanlarla bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. İlçedeki yaşlı ve hasta partilileri saptayıp ziyaretlerine gidiyorlar.  

"Yeterli maddi imkanlar sahip değiliz, bu nedenle de yapmak istediğimiz pek çok projeyi hayata geçiremiyoruz. Kimi zaman muhtarlar ile ihtiyaç sahipleri arasında köprü görevi görüyoruz. İlçemizdeki engellilerin sorunlarını yetkililere iletiyoruz... Zor durumda olan insanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz.. Gürsu'da siyaset yapmak insanlarla iç içe olmaktan geçiyor. Biz insanları dinliyoruz... "

CHP İl örgütündeki Engelsiz Yaşam Masası'nda görev almış..

Anladığım kadarıyla gençler, partili büyüklerinden., milletvekillerinden daha çok ilgi bekliyorlar.

Aynı zamanda partililerin bir araya geldiklerinde daha az eleştiri, daha çok üretim ve çalışmasından yanalar.

"Eleştiri de olacak, ama sürekli yapılması zaman kaybı. Çalışmaya bakmalıyız" diyor...

Sercan Çelik'e hayalini sordum...

Bireysel ya da siyasal bir cümle kurmadı;  halkın büyük kısmının beklentisini dile getirdi:

"Birlik ve beraberlik içinde bir Türkiye hayal ediyorum... "

Yolu açık olsun...