Bursa’da bir kadın daha öldürüldü

H. Gül KOLAYLI 01 Nisan 2017 Cumartesi, 06:04

Bursa'da son bir yılda kadın cinayetlerinde gözle görülür bir artış var...

Dün şehrimizde bir kadın daha silahlı saldırıya uğradığı eşi tarafından katledildi...

Nurşen G. Çarşamba olarak da bilinen Çırpan Mahallesi'nde yaşıyordu...

Eşinden gördüğü şiddet nedeniyle mahkemeye başvurmuştu... 

Ve adama uzaklaştırma kararı verilmişti...

Dün öğleden sonra kadının yaşadığı eve gelen Yakup G., Nurşen'i tabancayla ateş ederek öldürdü...

Nurşen G., henüz 35 yaşındayken yaşamdan koparıldı...

Geride biri 8, diğeri 15 yaşında olan iki çocuk kaldı...

Silah seslerini duyan komşuların polisi araması sonucu, çilingirle kapıyı açarak içeri girip kadının cesedini bulan polis, kısa sürede zanlıyı da yakalıyor...

Kadını tanıyan mahalle sakinleri, sürekli şiddet gördüğünü, ayrılmaya çalıştığını anlatıyor...

Kadının isteği artık dayak yememek, şiddet görmemekti... 

Canı istediği an kadını tartaklama, sille tokat dövme hakkı olduğuna inanan erkek bozmaları,  hak olarak gördükleri bu durumdan mahrum kalınca...  Şiddetin en ağırına, yaşam hakkına saldırıyor...

Sonra da "Namus, şeref"gibi kavramların arkasına sığınıp yaşamını yitirdiği için kendini savunamayacak olan kadına bin türlü iftira atıp; kravat, takım elbise, ağır tahrik gibi güvendikleri dallara tutunmaya ve cezadan yırtmaya bakıyorlar.

Erkekler 2016 yılında 261 kadın ve kız çocuğunu öldürdü, 75 kadına tecavüz etti; 19 kadını taciz etti, 417 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu ve 348 kadını yaraladı...

Çiçek Tahaoğlu medyada yayımlanan haberlerden derlenerek hazırlanan ve her ay Bianaet'te yayınlanan rapora göre:

Ocakta 29 kadın öldürdü, altı kadına tecavüz etti, altı kadını taciz etti, 27 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu, 23 kadına şiddet uyguladı.

Erkekler ocakta 29 kadın ve o sırada kadınların yanında olan veya olayı görüp engel olmak isteyen dört erkeği öldürdü. Kadınların yüzde 52'si kocaları ve sevgilileri tarafından öldürülürken, diğerleri de çoğunlukla yakın akrabaydı...

 Kadınların yüzde 62'si ateşli silahlarla öldürüldü: Dokuz kadın bıçakla, biri boğularak, boğazı kesilerek, 16'sı tabanca, ikisi tüfekle öldürüldü.

Cinayetlerin beşi sokak ortasında işlendi.

Kadınların yüzde 24'ü ayrılmak/boşanmak istedikleri kocaları/sevgilileri, yüzde 10'u ise kızları ya da kız kardeşlerinin ayrılmak/boşanmak istediği kocaları tarafından öldürüldü.

Erkekler ocakta 23 kadına şiddet uyguladı/yaraladı. Kadınları yaralayan dört erkek hakkında kasten öldürmeye teşebbüsten dava açıldı.

Kadınları yarayanların yüzde 43'ü kocaları ve sevgilileriydi.

Erkekler şubatta 24 kadın öldürdü, yedi kadına tecavüz etti, 11 kadını taciz etti, 21 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu, 28 kadını yaraladı...

 

 

PANKARTIN İNDİRİLMESİNE TEPKİ


TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, BAOB binasına asılı olan  "Cumhuriyet, Demokrasi ve Laiklik için Hayır - TMMOB" pankartının indirilmesi hakkında basın açıklaması yaptı...

Şube Başkanı İbrahim Mart, referandumun bir siyasi parti seçimi olmadığına atıfta bulundu ve şunları söyledi:

 "Ülkemizin geleceğini şekillendirecek olan 16 Nisan 2017 Anayasa Değişikliği Referandumu, tüm yurttaşlarımızın olduğu gibi birliğimiz ve odalarımızın da en önemli gündem maddesidir."
Başkan Mart, tüm toplumu ilgilendiren anayasa değişikliği konusunda, görüşlerin özgürce ortaya konulup tartışılması gerektiğine dikkat çekti:

Başkan Mart "Referandumun içeriğinin tartışılması, kamuoyuna yönelik bilgilendirme çalışmalarının yapılması en temel demokratik haktır" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ancak Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Yerleşke binasının arka cephesindeki 'Cumhuriyet, Demokrasi ve Laiklik için Hayır - TMMOB' pankartı; Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı'nın 15.02.2017 gün ve 2017 - 109 sayılı kararı dayanak gösterilerek, Nilüfer 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'nın 15.03.2017 gün ve 2017 - 2 sayılı kararı gereğince kaldırılmıştır. Bu karara şube avukatımız aracılığı ile İl Seçim Kurulu'na itirazımız yapılacaktır. Bu sürecin takipçisi olacağız..."

Başkan Mart, 16 Nisan'da yapılacak referandumda evet diyenlerin çalışmalarına serbestlik hayır diyenlerin çalışmalarına ise kısıtlama getirildiğini savundu ve ardından da  "16 Nisan referandumunda, 'Cumhuriyet, Demokrasi ve Laiklik' için hayır diyeceğiz" dedi.

 

 

MMG'DEN SUÇ DUYURUSU

Yüksek Seçim Kurulu'nun kararına bir destek de Mimar Mühendisler Grubu'ndan geldi...

MMG dernek üyeleri de dün üyesi olduklarını belirttikleri TMMOB için suç duyurusunda bulundu. TMMOB referandumda ne diyeceğini net bir şekilde belirtirken, MMG açıklamasında ise şu ifadeler yer aldı:

"Bizler ülkemize, vatanımıza, milletimize, değerlerimize bağlı, milli iradeye saygı duyan ve ülkemizin kalkınması için gece gündüz azimle çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak önümüzdeki referandumun kritik öneminin farkındayız. Oylarımızı milletimiz ile birlikte, milletimizin iyiliği için kullanacağız..."

Dernek Başkanı Rasim Serim tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında, TMMOB'un amatörce politika yaptığına, ülkenin gelişmemesi, kalkınmaması için her yola başvurulduğuna yönelik, pek çok iddiaya yer verildi:

 "Ülkemizin kritik bir dönemeçten geçtiği bu referandum sürecinde yine sizlerle aynı fikirdeymişiz gibi hepimiz adına bildiriler dağıtmakta, toplantılar yapmakta, sosyal medyada, web sitelerinde feryat figan kampanyalar düzenlemektesiniz. Biliniz ki; irademizi gasp etmenizi asla kabul etmiyoruz..."