Bursa Kadın Gücü’nden eğitime destek

H. Gül KOLAYLI 10 Şubat 2016 Çarşamba, 08:45

Bursa'da bir grup kadın bir araya gelerek "Bursa Kadın Gücü Platformu"nu oluşturdu...

Ve "Eğitime Destek  Projesi"nde buluştu...

Öncülüğü ise Nuray Çohan'a ait, önceki gün Belgin Davaç ve Tülay Ünal ile birlikte gazeteye ziyaretime geldiler.

Nuray Çohan oluşum hakkında şu bilgileri verdi:

"Biz zaten bir araya gelen kadınlardık. Önce ihtiyaç sahibi okullara yardımcı olalım dedik. Kitap toplamaya karar verdik. Bu arada okullarda irtibat kurunca, onların istekleri ulaştı bize. Özellikle dağ yöresinde, biliyorsunuz, birkaç köy bir araya geliyor, taşımalı eğitim veriyor..."

Okullardan gelen isteklere gelince... Eşofman, basket ve futbol topu, spor ayakkabısı, kırtasiye malzemeleri...

Çohan diyor ki:

"Gördük ki, çocukların sosyal yönlerinin gelişimine yönelik desteğe ihtiyaçları var. Spor, kültür ve sanat alanında gelişimlerine yönelik malzeme desteğine karar verdik..."

Nuray Çohan, Belgin Davaç ve Tülay Ünal, Platform'da siyaset üstü bir oluşum olduğuna vurgu yaparak şunları söylediler:

"Bu siyasi bir oluşum değil. Tamamen eğitime destek amaçlı bir oluşum. Biz burada hiç siyaset konuşmuyoruz. Üniversite öğrencisinden emekli öğretmene,  mimardan mühendise mali müşavirden emekli öğretmenine her meslek grubundan kadın var... "

Platform'un siyasi bir niteliği olup olmadığını tekrar tekrar sordum...

(Zira, Çohan CHP milletvekili adayı idi...  Alternatif kadın kolları oluşturduklarına yönelik iddialar gündeme gelmişti...)

Çohan net bir şekilde yanıtladı:

"Partiler üstüyüz. Bizim kapımız tüm kadınlara açık. Görüş ayrımı asla yok. Aramızda her görüşten, her meslekten kadın var. 

Biz normalde arkadaş grubuyduk. Adımızı Kadın Gücü koyduk. Tüm amacımız ihtiyacı olan öğrenci ve okullara destek olmak..."

Bu amaçla 14 Şubat Sevgililer Günü'nü "Çocuklara Sevgi Günü" kabul edip Kültürpark Akarsu Restoran'da kahvaltı düzenliyorlar.

Elde edilen gelirle projeksiyon cihazı, bilgisayar alacaklar. Bir de öğrencilerin isteklerine göre basket ya da futbol sahası yapacaklar...

Nuray Çohan dedi ki:

"Eğitimde fırsat eşitliği olmadığını düşünüyoruz. Elimizden geldiği kadar bu açığı kapatmak adına destek olmaya çalışıyoruz...

Adımları attık, maratona dönmesini diliyoruz...  Katkı koymak isteyen herkese kapımız açık. Yardım amaçlı, eğitim odaklı bir grubuz... "

 

KADINLAR ÖLDÜRÜLMEYE DEVAM EDİYOR

Geçenlerde bir toplantıda, bir kadın kuruluşunda bir kadın konuşmacı yeni çıkan yasalara atıfta bulundu...

Evden uzaklaştırma gibi tedbirlerin Türk toplumu aile yapısıyla örtüşüp örtüşmediğini ve kadın cinayetlerinde bu nedenle artış olabileceğini sorguladı...

Gerekçesi, yasaların çıkmasına karşın kadın cinayetlerinin durdurulamamasıydı...

Aynı konuşmacı son yasalar nedeniyle kadınların yanlış ihbarları sonucu erkeklerin de mağdur edildiğini gündeme getirdi...

Biiir... Yasalarda sorun yok... Son yıllarda çıkan yasalarda oldukça önemli iyileştirmeler yapıldı... Ancak uygulamada ve uygulayıcılarda sorun var...   Misal, kravat, takım elbise indirimi, haksız tahrik indirimleri... 14 yaşındaki çocukların kendi istekleri ile kendilerine tecavüz ettirmeleri (!) gibi!..

İkiii... Öldürülen kadınların neredeyse yarısı hayatları hakkında kendileri karar vermek istedikleri için öldürülüyor...
Üççç... Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de erkek mağduriyeti var... Sevgilisi ile birlikte olup kocasını öldürenlerin yanı sıra eşi tarafından terk edilip çocuklarıyla ortada kalan erkekler de var...  Uzaklaştırma alanlar da!

Ama işe bakın ki kadına yönelik şiddette ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığında AB şampiyonu ve dünyadaki en üst sıralarda yer alırken...

Kadının erkeğe şiddetinde ise dünya ve AB ortalamasının en alt sıralarındayız...

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde tazminat ve nafakalar bizdeki gibi yoksullaşma endeksine tabi değil!

 Kadına ya da çocuğa yönelik en ufak bir şiddet anında evden uzaklaştırmaya bağlanıyor. Tecavüz, tacizlerde cezalar çok ağır...  Kadına ve çocuğa destek çok yoğun...

Haaa... İlle de erkek mağduriyetini gündeme getirecekseniz... Yeri kadın dernekleri olmamalı...

Ayrıca erkek egemen toplumda erkeklerin başkaca mağduriyetleri de var...  Misal toplumun erkeğe yüklediği rol...  Erkekler güçlü olmak zorundadır. Ağlamaz ve duygu paylaşımı yapmazlar, dertleşmezler, konuşmazlar.

 Bunları yapmak zafiyet olarak algılanır. Mümkünse hastalanmazlar ve yumurta kapıya dayanmadan yani çok hasta olmadan doktora gitmezler.

Oysa kadınlar hasta olmadıklarında bile hastaneye giderler!

 Para kazanmak ve ev geçindirmekle yükümlüdürler.

Ev kadını olmak çok normal bir şey iken, ev erkeği olmak kabul edilemez! Erkekler toplumdaki egemenliklerinin bedelini yaşamlarından giden yıllarla öder!

Nasıl mı? 50 yaşına kadar kadın ve erkek nüfus eşittir.

 Sonrasında nüfus dengesi kadınların lehine döner... Zira erkekler ölür...  Hele 70'ten sonra açı daha da açılır!

Sağınıza solunuza bakın!  Etraf, eşlerini öbür dünyaya yolcu etmiş yaşlı teyzelerle doludur...

Yani demem o ki; toplumsal cinsiyet ayrımcılığının kaldırılmasını savunmak, oğlumuz, kardeşimiz, eşimiz olan erkeklerin yaşam hakkını savunmaktan başka bir şey değildir...

Haa...

Bu arada 2016 yılının ilk ayında erkekler 30 kadın ve yanlarındaki 2 erkeği öldürdü! 

Kadınlar tarafından kıskançlık, para, aldatma gibi nedenlerle öldürülen koca, eski koca ya da sevgili ise 0 (sıfır)...