Bursa şehidini uğurladı

H. Gül KOLAYLI 12 Temmuz 2016 Salı, 08:35

Dün Bursa şehidini sonsuzluğa uğurladı...

Adres uzun süredir olduğu gibi... Mihraplı Camii'ydi...  Ulucamii'ndeki olaylı şehit cenaze töreninden bu yana bu tür törenler yüksek güvenlik önlemleri altında Mihraplı'da gerçekleşiyor...

Bursa son aylarda çok sayıda şehit verdi...

Yerel ve idari yöneticiler, şehirde olan milletvekilleri, siyasi parti il ve ilçe başkanları velhasıl kent protokolü her zamanki gibi oradaydı...

Ateş düştüğü yeri yakıyor...  Ailesi, arkadaşları...  Telafisiz kayıptalar...

Vatandaşlar da katıldı şehidi uğurlamaya...

Ama geçen yıl katıldığım şehit cenazeleri kadar yoğun bir kalabalık yoktu...

Yine de bebekleriyle, küçük çocuklarıyla gelen genç anneler, koltuk değneği ile yürüyebilen yaşlılar, engelliler vardı...

Orada gördüm...

Alıştırılıyoruz... Şehitlere, ölümlere... Hayatın olağan akışı haline dönüştürüyoruz...

En olmaması gerekene...

Zira alıştıkça, normalleşiyor...

Tıpkı olmaması gereken trafik kazalarının dünyanın en normal hadisesine döndüğü gibi...

Tıpkı iş katliamlarında yüzlerce kişinin fıtrat olması gibi...

Dün içim acıdı...  Güvenlik bariyerinin dışında, halkın arasında izledim...

İnsanların konuşmalarını dinledim...  Öfkeli ama umutsuzdular...

Genel kanı "Daha çok şehit veririz"di...

Ortak slogan ise "Şehitler ölmez, vatan bölünmez"di...

Ama ölüyor işte... O gencecik çocukların analarına, babalarına, ninelerine, dedelerine, kardeşlerine, yavuklusuna, sevenlerine sorun bakalım...

Bundan sonra avunacakları tek şey, anılar, fotoğraflar ve mezarlık...

 

 

BİR DUYARSIZLAŞMA ÇEŞİTLEMESİ

Öte yandan...

Sevgili Asuman Kurt Öge, sosyal medyada muazzam bir saptamada bulunmuş...

Tamamına katılıyorum...   

"Hepimiz sosyal medya kahramanı olduk. İzliyoruz, arada bir iki okkalı laf paylaşıyoruz. Üretmek yerine tüketimi bildiğimizden, paylaştığımız o okkalı laflar da başka menşeili oluyor..." diyor...

Ve olaylara tepkimizi artık sanal alemde kızgınlık, kahkaha, beğeni, üzüntü gibi emojilerle verdiğimize atıfta bulunuyor...

"Sözüm ona, misafir Suriyeliler yakında evin baş köşesinde oturacaklar. Kızgın ifadeli emojilerimizle protesto ediyoruz.
Evlatlar şehit oluyor. Üzgün emojiler hemen devreye giriyor.
Güzel bir kızımız bir ilki başarıp dünya şampiyonu oluyor. Mutlu olduğumuzu gülen suratla ifade ediyoruz. 
Genel bir mutsuzluk olduğunu ancak sosyal medyadan anlayabiliyoruz. Çünkü gerçek hayatta kimsede farklı bir üslup algılanmıyor. 
Yaşadığımız şehirde bombalar patlıyor. Alıştık mı ne? Günlük korkular yaşıyoruz. Başkasının memleketinde patlayan bombalarla "bak onlarda da oluyor " diye avunuyoruz. 
Kendi aklımızı kullanmayı bilmediğimizden başka akılları alkışlıyoruz.
Azıcık umut eder gibi oluyoruz ama ona da hepimizin bildiği şu malum dış güçler engel oluyor.
İzlemeye devam. Rating zaten çok yüksek...
Halbuki seyirci kotası çoktan doldu. Farkında mıyız?"

Çok haklı...

Akıl tutulması yaşıyoruz... Şehit haberini sosyal medya hesabımda paylaştığımda konulan kızgınlık, üzüntü gibi emoji sayısı sadece 13...

Bir otun fotoğrafını çekip paylaşsaydım, emin olun çok daha fazla tıklanırdı...

Hani şu bireysel gelişim kitapları, toplam kalite çalışmalarında verilen eğitimler var ya!  Az buçuk düşünen, okuyan insanlardan geriye kalanların da beynini onlar ütüledi...

"Kendini sev, üzüntü veren ortamdan kaç, kendini korumaya al" diye diye...

İnsanlar kendilerini öyle bir korumaya aldılar ki, acı, üzüntü verecek gerçeklerle yüzleşmekten kaçar oldular...

 

 

 

İKİ UCU KARIŞIK MEVZU; SURİYELİLER


Suriyelilere vatandaşlık gündemde. Karşı çıksan ırkçı, faşist oluyorsun... Doğru, desen... Olmuyor...

Başka bir çözüm olmalı... Mesela Suriye'de barışın sağlanması... Bu insanların doğup büyüdükleri anavatanlarına dönmesi...

Öte yandan Konya'da ölümle sonuçlanan kavganın benzeri Bursa Zafer Mahallesi'nde yaşandı... Allah'tan Bursa'da ölümle sonuçlanmadı... Yaralılar var.

Suriyelileri Bulgaristan'dan 1989'da gelenlerle karşılaştırıyorlar! Ne alaka! Gelenler zaten Karaman'dan giden Türklerdi... Türkçe konuşuyorlardı, alayı eğitimli, meslek sahibi, üretken ve çalışkandı.

Bursa sanayisi bugün bu noktadaysa, bunu Bulgaristan'dan gelen kadın erkek Türklere borçludur. Bursa'ya kadının sanayide çalışma kültürü Bulgaristan Türkleriyle başlamıştır...

CHP İl Başkanı Şadi Özdemir'e bayramda Suriyelilerin vatandaşlığı hakkında ne düşündüğünü sormuştum...

Dün bir açıklama yaptı...  

Suriyelilerin Türkiye geneline dağıldıklarına, şehirlerin demografik yapısının bozulduğuna dikkat çeken Özdemir, ekonomik, kültürel ve güvenlik açısından sorunların hızla arttığı uyarısında bulunuyor:

 "Devletten her ay maaş yardımı alıyorlar. Vergi ödemeden ticaret yapabiliyorlar. Bütün bunlar asgari ücretle geçim savaşı veren, satış yapamadığı halde yüklü miktarda vergi ödeyen yurttaşlarımızın ve esnafımızın haklı olarak öfkelenmesine neden oluyor..."

Özdemir diyor ki;

 "Elbette Türkiye, misafirperver ve herkese, özellikle ölümden kaçan mağdur insanlara kapısını açan, ekmeğini paylaşan insanların ülkesidir. Aslında uzun zamandan beri 36 ayını doldurmuş ve bir suça bulaşmamış Suriyelilere planlı bir şekilde vatandaşlık veriliyor. Bursa'da sadece Ramazan Bayramı'ndan önceki hafta, otuzun üzerinde kişiye vatandaşlık verildiğini biliyoruz.

Türkiye'de 6 milyonu aşkın nitelikli iş gücü işsizlikle boğuşurken, Suriyeli mültecilerin istihdam edileceğini açıklamak bu ülkenin eğitimli ve nitelikli insanlarına hakarettir.

Asıl yapılması gereken; Suriye'de savaşı körükleyen politikalardan vazgeçip barışa destek verilmeli ve Suriye halkının anavatanlarına dönmeleri sağlanmalıdır.

Suriye'de barış tahsis edilene kadar da en insani şekilde onları ağırlamalıyız. Savaştan kaçan bir halka sığındıkları ülkenin vatandaşlığını vermek, o halkın vatan bilincini yok eder.

 Bizim görevimiz bir halkı farklı coğrafyalarda yaşamaya mecbur bırakıp vatan bilincini yok etmek değil, onların kendi ülkelerinde barış içerisinde yaşamalarına yardımcı olmaktır"

Öte yandan... Birileri, Türkiye'deki Arap nüfusun artışından heveslenerek "Arapça anadilde eğitim"; "Parti kuracağız" demeye başladı bile!

Çanakkale'de 70 bin şehit uydurmasıyla Suriyeliler arasında, kendini Anadolu'nun asli sahibi ilan edenler de çıktı...