Çalıştay: “Kadına şiddetin önlenmesi”

H. Gül KOLAYLI 25 Kasım 2017 Cumartesi, 06:10

Bugün 25 Kasım... Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü...

Kadına şiddet tüm dünyanın sorunu... Kimi ülkelerde daha az, kimisinde daha çok ama hepsinde de var...

Türkiye'de ise son yıllarda kadına yönelik şiddetin en uç boyutu olan kadın cinayetlerinde ciddi bir artış var. Yasalar,  koruma kararları kadın cinayetlerini durduramıyor.

Kadın cinayetleri ve tecavüzler başta olmak üzere toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin önlenmesi için 25 Kasım'da toplumdaki farkındalığı artırmak adına çeşitli etkinlikler gerçekleşiyor...

Dün de Nilüfer Belediyesi Dernekler Yerleşkesi 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında bir dizi etkinliğe ev sahipliği yaptı...

Kadının Statüsü Derneği öncülüğünde İpek Lions Kulübü ve Kadın Kuruluşları Birliği'nin katkılarıyla düzenlenen etkinlikte kadına yönelik şiddet haberlerinin yer aldığı gazete kupürü panolarından oluşan bir sergi açılışı yapıldı... Ve 4 masadan oluşan bir çalıştay düzenlendi... Çalıştaydaki masaların moderatörü ise gazetecilerdi:

"Ahmet Emin Yılmaz, Elif Didem Danacıoğlu, Neslihan Alkoçlar ve ben..."

Sergi açılışıyla Çalıştay açılışına Bursa Vali Yardımcısı Ergün Güngör, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Seden Bozbey ve Başkan Yardımcısı Yalçın Işıkyıldız, Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Başkanı Mihrimah Kocabıyık, kadın muhtarlar ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi de katıldı...

SERGİ VE ÇALIŞTAY

Kadının Statüsü Derneği Başkanı İlknur Kutucu açılış konuşmasında 25 Kasım'ın kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturma açısından ön önemli günlerden biri olduğuna dikkat çekti...

Dernek olarak 25 Kasım'da bir çalıştay hazırladıklarına değinerek şöyle konuştu:

"Kadının Statüsü Derneği'nin yanı sıra İpek Lions Kulübü'nün de başkanıyım. Bursa Kadın Kuruluşları Birliği'nin de koordinatörüyüm.  İpek Lions Kulübü de Bursa Kadın Kuruluşları Birliği de çalıştaya üyelerini vererek destek sağladılar. 4 ayrı masa kurduk. Her masada bir medya mensubu, Emniyet Müdürlüğü'nde görevli arkadaşlar, psikologlar, sosyologlar, avukatlar ve kadın muhtarlar var. Ayrıca her masada Kadın Kuruluşları Birliği'nden sivil toplum kuruluşu temsilcileri de yer aldı.

Bu çalıştayın çıktıları tartışılarak bir yol haritası hazırlanacak. Farkındalıklarımızı nasıl daha çoğaltarak aktif olmaya yönlendirebiliriz, şeklinde bir yol haritası çıkacak, bir kitap halinde derlenecek. 30 Kasım'da bir panel düzenleyeceğiz. Moderatörlerimiz yani gazeteciler, masalarındaki çalıştay sonuçlarını kamuoyu ile paylaşacak..."

 

NE OLDU BU İNSANLARA BÖYLE?

Ardından Başkan Mustafa Bozbey ise son dönemde insanların kural tanımaz davranışlarına yönelik olarak "Ne oldu insanlara böyle" diyerek söze başladı...

(Yakın zamanlarda ben de aynı konuya değinerek "Ne oldu bize böyle" başlıklı bir yazı yazmıştım...

Başkan Bozbey sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kadına yönelik şiddet azalacağına artıyor. Son yıllarda insanlığa mı bir şeyler oldu, yoksa bize mi bir şeyler oldu... Demokrasi, barış taleplerimiz zayıflıyor. Kurallara uyum konusunda inanılmaz bir zayıflama görüyoruz... Önceden kurallara uyan insanlar şimdi kurallara uymamayı alışkanlık haline getiriyor. Bir şeyler oluyor bize, ama ne?

 Kadına şiddet konusu her zaman tartışılıyor. Ama azaldığını görmüyoruz. Gitgide artıyor. Duymadıklarımızın duyduklarımızın çok daha fazlası olduğunu biliyoruz.

Bir şeyler yapmak lazım. Önce çocukları bu konuda eğitmek lazım. Şiddet genele yansıyor. Trafiğe bakıyorsunuz, önceden insanlar sağa sola dönüşlerde kavşaklarda sinyal veriyorlardı. Şimdi karşıdan karşıya geçiyor, ani dönüş yapıyor, sinyal yok! Kurallara uymamada genel bir artış var.

Kadına şiddetle ilgili bir haftanın içindeyiz. Sadece Emniyet'le ya da devlet ile çözülebilecek bir durum değil. Herkesin farklı bir şeyler yapma zamanı geldi geçiyor. Uzmanlaşmış insanlar tarafından kamuoyunun bilinçlendirilmesi gerekiyor.

 Özellikle de çocukların... Çocuklarımıza kız ya da erkek arkadaşına insan gözüyle bakmayı öğretemiyorsak, bu sorunlar artacaktır. Aslında kadına şiddetin yanı sıra insana şiddeti nasıl azaltabiliriz? Bunun üzerinde durulması gerekir."

 

TABLO VAHİM!

Vali Yardımcısı Ergün Güngör ise istatistikleri paylaşarak başladı söze:

"Hayatında en az bir kez şiddet görmüş kadınların oranı yüzde 38... Bu oran eşlerinden boşanmış ya da ayrı yaşayan kadınlarda yüzde 78. Eğitim düzeyi arttıkça oran düşüyor. Okuma yazma bilmeyen kadınlarda en az bir kez şiddete maruz kalma oranı yüzde 43 iken, yüksek öğrenim gören kadınlarda yüzde 12. Bu da eğitimin önemini ortaya koyuyor..."

 "Kadınları kimlerin öldürdüğü"ne yönelik ise şu oranları paylaştı:

"Kadınların yüzde 42 eşleri, yüzde 24'ü ayrıldıkları erkekler, yüzde 21'i erkek akrabalar, yüzde 3'ü reddedilen erkekler... Büyük çoğunluğu erkek..."

Ardından da şiddete maruz kalan kadınların; kolluk kuvvetleri, sağlık, adalet, aile ve sosyal politikalar gibi kamu kurumları ile barolar kadın kuruluşları tarafından desteklendiğine ve buna karşın aile içi şiddetin bir hayli fazla olduğuna dikkat çekti ve şunları söyledi:

"Özellikle toplumda cinsiyet ayrımcılığına dayalı şiddeti kaldırmalıyız. Hep söylüyoruz, toplumun temeli aile, ailenin de temeli kadındır. Kadına şiddet topluma da dünyamıza da yapılan en büyük yanlıştır. Erkekleri de eğitmek lazımdır... Kadınları ekonomik ve sosyal açıdan ne kadar güçlendirirsek toplum da o kadar ileri gidecek...

Kadın güçlü olursa toplum da güçlenir. Kadın mutlu ve huzurlu olursa toplum da mutlu ve huzurlu olur...  Türkiye'de 6284 Sayılı Ailenin Korunması Hakkındaki Yasa var. İstanbul Sözleşmesi'ne imza attık. 

Yasa pek çok koruyucu ve önleyici faaliyetleri kapsıyordu. Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) kurduk. Bursa'da da var. Kadın cinayetleri adeta günde bire doğru gidiyor. Bu iyi bir tablo değil. Rakamları azalmış olarak görmek en büyük dileğimiz..."