CHP Bursa'da "adamcılığın" geldiği nokta

H. Gül KOLAYLI 06 Ağustos 2019 Salı, 06:00

2019 yerel seçimlerinde CHP, belediye sayısını en çok artıran parti oldu... 2014 yerel seçimleriyle kıyaslayacak olursak; Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, İzmir, Aydın, Eskişehir, Muğla, Burdur, Yalova, Zonguldak, Sinop, Giresun ve Hatay belediyelerini kazanmıştı.

2019 yerel seçimlerinde ise bu şehirlere Ankara, Antalya, Adana, Mersin, Bilecik, Bolu, Kırşehir, Artvin ile Ardahan'ı ve yenilenerek farkın 13 binden 800 bine çıktığı İstanbul'u da ekledi... Ve siyaset sahnesinde yeni bir lider doğdu; Ekrem İmamoğlu...
Bursa'ya gelince...

Millet İttifakı'ndan CHP adayı Mustafa Bozbey tüm oyların yüzde 47,03'ünü alırken (851 bin 360 oy) Cumhur İttifakı'ndan AK Parti adayı Alinur Aktaş ise tüm oyların yüzde 49,62'sini (898 bin 292 oy)  alarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Aradaki oy farkı 46 bin 932 idi... 

31 Mart akşamından bu yana Bursa CHP örgütü içerisinde tartışmalar sürüyor. Zaman zaman Mustafa Bozbey'in ıslak imzalı tutanaklara sahip çıkılmadığı yönünde açıklamaları kamuoyuna yansımıştı zaten!..

Bursa CHP'de 31 Mart öncesinde var olan ideolojik olmayan, adamcılık zemininde gelişen hizipçilik ve kamplaşma seçim sonrasında daha da keskinleşti!  

Kamplaşma sürecine dâhil olan ya da olmayan parti üyelerinin çoğunluğu ise seçimin bu nedenle kaybedildiğinde hemfikirdi. 
Hafta sonu CHP Genişletilmiş Örgüt Toplantısı gerçekleşti...  

Tartışmalar ise çağrının yapıldığı andan itibaren başladı... Eleştirilerin odağında ise toplantının 1 gün önce haber verilmesi yer alıyordu...

TOPLANTIDAN CANLI YAYIN YAPILDI

Bu tür parti içi toplantıları basına kapalı gerçekleşir... Ama dijital dünyada kesinlikle mızrak çuvala sığmıyor...
Parti içinde birbirine muhalif olan herkes, kendilerine yakın bulduğu kişilerin konuşmasını facebook üzerinden canlı yayınladı... Ardından da sosyal medya paylaşımları ve tartışmalar başladı...
Toplantıda özeleştiri yerine karşılıklı suçlamalar gündeme geldi. Bursa CHP örgütü; an itibarıyla 'enerjisini birbirini tüketmeye ayırmış' izlenimi veriyor...

Sağduyulu CHP'liler de sosyal medya sayfalarından duruma isyan ediyor.  Örneğin Zeki Baştürk diyor ki:

"Bir ay arayla iki toplantıya katıldım. Daha önceleri de pek çok toplantıya katıldım. 'Genişletilmiş Üye Toplantısı' adıyla yapılan toplantılarda düş kırıklığı yaşadım. Değişen bir şey yok. Eski hamam eski tas. Kişisel olarak bana bir değer katmadığı gibi benden çok şey götürdüğüne tanık oldum..."

Ve şöyle bir tespit yapıyor:

"Konuşmacılar, genelde aynı kişiler. İçerikleri aynı. Biçemleri (üslup) sert, dilleri keskin, seslenişleri (hitap) yaralayıcı ve kırıcı. Akademik, bilimsel, akılcı eleştiriler yok. Sayısal veriler yok. Geleceğe ilişkin öneriler yok. Gerçekçi, belgelere dayalı eleştiriler yerine kişilere yönelik eleştiriler var. Eleştiri var ama özeleştiri yok. Kimse kendine iğneyi batırmıyor. Hep başkalarına çuvaldızı batırıyorlar."

SOSYAL MEDYADA KONUŞULACAĞINA!..

Zeki Baştürk'ün değerlendirmeleri arasında yöneticilere ters düşen muhalif görünen kişilere söz hakkı verilmediği ya da konuşmasını dinleyen kalmaması için en sona bırakıldığı, herkese söz hakkı verilmesi gerektiği yer alıyor:

"Konuşmayan, konuşturulmayan üyelerden çekinmek gerekli. Çünkü ne düşündüğü bilinmez. İnsanların kahvehanelerde, facebook sayfalarında konuşacaklarına örgüt toplantılarında konuşmaları daha sağlıklı sonuçlar doğurur..."

Öyle de oldu zaten...

Parti eğitmeni Özlem Akbaş Önsoy ise toplantı sonrası yaptığı ilk paylaşımda "Tüzüğümüzü bilmek önemli hatta sadece bilmek değil uygulayabilmek önemli; eleştiriye açık olmak gerek ki bir daha aynı yanlışlar yapılmasın, hatalardan ders çıkarılsın. Ancak o zaman başarı gelir" diye başlayan bir dizi tespit yaparken...

"SOKAK ÖRGÜTLENMESİNE BAŞLAYALIM!"
Önsoy sonraki paylaşımında ise şunları yazıyor:

"Bursa'nın kaybedilmesinde hiç kimse hatasını kabul etmedi herkes birbirini suçladı, kimse özeleştiri maalesef yapmadı, hep başkaları eleştirildi. Oysaki herkeste hata var en alttan en üste... Tüm yaşananları bir kenara bırakıp başarıya odaklanıp ekip olunsaydı her şey daha farklı olurdu orası kesin... Neyse kimse üzerine almadı, ben alayım bari 'benim yüzümden oldu her şey' ve özeleştirimi yapayım:

Daha çok çalışacaktım demek ki ben de bazı şeyleri fark ettiğimde düzelmesi için daha ısrarcı olsaymışım keşke. Kimse unutmasın ki hiç kimse CHP'den büyük değil... Önce birbirimizi dinlemeyi öğrenip, eleştiriye açık olacağız, birbirimize saygımızı yitirmeyeceğiz, parti içinde de ayrıştırıcı değil birleştirici olacağız ve tabii ki özeleştiri de yapmayı öğreneceğiz... En iyisi enerjimi iyice depolayıp geleyim de başlayalım sokak örgütlenmesine bakalım."

CHP'yi bu kısır döngüden çıkartacak olanlar Özlem Akbaş Önsoy gibi gençler!

EGOLARINIZDAN VAZGEÇİN!

Eski PM üyesi Güler Buğday bir süredir Güre'de kırık ayağını iyileştirmeye çalışıyor... Ayağı çok uzun sürede alçıda kaldı. Bu sürede yanında kalan yakınlarının arasında CHP İl Kadın Kolları Başkanı Vildan Özkula ile PM üyesi Gamze Pamut Ateşli de yer aldı... Neyse ki ayağı kaynamış, şimdi iyileşme safhasında, destekle yürüyebiliyor. Güler Buğday, toplantı öncesinde kaza geçirdiği için katılamadığını belirtip mesajı paylaşmıştı:

"Bu önemli toplantıda çok isterdim orada olmayı. Çünkü hem söyleyecek sözüm var hem de objektif olarak gerçekleri anlatacak tecrübem ve yüreğim. Bu olanağım olmadığı için sizlerden tek bir ricam var:

Lütfen öfkelerinizi kontrol edin. Egolarınızdan ve kibirli davranışlarınızdan vazgeçin... Her konuda haklı olduğunuzu kanıtlamak için gayret ve zaman harcamayın... Enerjinizi parti içinde tüketmeyin... Dedikodu ve negatif davranışlardan uzak durun... Çünkü bizler, CHP gibi köklü ve tarih yazan bir partinin üyeleriyiz. Çünkü bizler, CHP gibi Kurtuluş Savaşı verip devlet kuran; lâik, çağdaş, eşitlikten, özgürlükten yana olan bir partinin bireyleriyiz. Çünkü bizler, ülkede ve dünyada barışı savunmuş, saygı görmüş, mazlum ülkelerde örnek alınmış, vazgeçilmez önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün evlatlarıyız. Onu sevmek, saymak ve layık olmak; çok çalışmak, halkına hizmet etmek, vatanına ve her karış toprağına sahip çıkarak, üreten, akıl ve bilimden ayrılmadan, barış içinde eşit yurttaşlar olarak yaşanacak bir ülke yaratmaktan geçer.

Sevgili CHP'li dostlarım. 2.5 aydır yatağa bağlı kaldım. Bu süreçte gördüm ki bizler yani CHP'liler, kan kardeşi olmasak da can kardeşleriyiz. Lütfen bu duygularla analizlerinizi kırıp dökmeden, sevgi ve saygıdan uzaklaşmadan yapınız. Mutlaka bu toplantıdan sevgiyi önceleyerek, saygıdan vazgeçmeden kol kola çıkın ve bu sonuç bana da ilaç ve şifa olsun..."

Güler Buğday da Genişletilmiş Örgüt Toplantısı'nda olan bitene "Bıktım egolarınızdan, usandım öngörüsüzlüğünüzden" diyerek tepki veriyor:

"Kısa bir mesajla katkı koymaya çalıştığım Bursa CHP Genişletilmiş Örgüt Toplantısı (Danışma Kurulu) ne yazık ki hamasi konuşmalar, sevgi, saygı, iyi niyet ve amacından uzak söylem ve açıklamalarla nafile bir toplantıya dönüşmüştür..."

(Zeki Baştürk, Özlem Akbaş Önsoy ve Güler Buğday'ın sosyal medya sayfalarından paylaşımlarının tamamını okuyabilirsiniz. Sayfaya sığmadığından bir kısmını aktarabildim.)