CHP milletvekilleri sahada

H. Gül KOLAYLI 02 Ağustos 2015 Pazar, 12:04
  Siyaset koalisyona, kurulamayan hükümete, erken seçime, ülkede akan kana, teröre kilitlenmiş durumda... Genel siyaset Bursa'nın milletvekillerine de yansıdı... Genel olarak sessizlik hâkim... Ancak, kentte CHP milletvekillerinin tamamı siyaseten görünür durumda. Ön seçim artısı mı?  Evet, öyle de denebilir... Bir yandan seçmen ve parti tabanıyla olan bağlarını sıkı tutmaya özen gösterirken, öte yandan da kente e ülkeye dâhil meselelere müdahil oluyor, kimi zaman da bilgilendirme notları paylaşıyorlar.   KARABIYIK KÜRESEL BARIŞ ENDEKSİ Mesela Lale Karabıyık... 2015 Yılı Küresel Barış Endeksi verilerini paylaşmış... Avustralya merkezli sivil toplum kuruluşu Ekonomi ve Barış Enstitüsü tarafından, barış, huzur, ticaret, kültür, ekonomi, politika gibi pek çok bileşenin göz önüne alındığı, iç ve dış ölçeklere göre milletlerin barışseverliğinin değerlendirildiği bir ölçek... Karabıyık diyor ki: "Ve bu yıl Türkiye, 2014'e göre 7 basamak gerileyerek 162 ülke arasında 135. Sırada yer almış ve 'politik terör' başlığında dünyanın en tehlikeli bölgeleri olarak puanlanan Suriye, Irak ve Sudan'dan sonra gelmiştir.  Ülke içinde ve bölgedeki çatışmaların yanı sıra, yolsuzluk, suç oranı, hapisteki insan sayısı, silahlara erişim, siyasi terör, seçim süreci, hükümetin işlevselliği, basın özgürlüğü ve işsizlik gibi birçok faktörün değerlendirildiği Küresel Barış Endeksi'nde geçtiğimiz yıla göre barışçı ülkeler sıralamasında tam 7 basamak geriledik.  Bu rapor, toplumsal barışa ve genel olarak ülkemizdeki barış durumuna dair bir şeyler de söylüyor. 23 veri ışığında hazırlanan listenin ilk sırasında en küçük endeks değerine sahip İzlanda; 162. Sırada ise en çatışmalı olarak uçta yer alan Suriye var.  Bu endeks, yatırımcıların ve turizmcilerin de izlediği ve risk primi algısını fazlasıyla veren bir endeks haline geldi; bu durum ülkemiz adına olumsuz bir algı yaratmaktadır. Küresel Barış Endeksi bugün hesaplansaydı sıralama değişir miydi, onu da düşünmek lazım."   İRGİL: BATI OSB   Ceyhun İrgil ise, bana göre Bursa'dan geriye kalanları yok etmek adına altın vuruş olan Batı OSB'yi TBMM gündemine taşıyarak Başbakan ve Sanayi Bakanı'nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi... Ceyhun İrgil soruyor: "Bursa'da kaç OSB ve ıslah OSB vardır? Fiilen kullanılan gözüken ancak üretim yapılmayan kaç parsel vardır ve alanları ne kadardır?  Planlarda belirlenmiş kaç sanayi bölgesi vardır?  Fiilen kullanılan gözüken ancak üretim yapılmayan kaç parsel vardır ve alanları ne kadardır? Planlanmış ve tanımlanmış 25 sanayi bölgesinde, neredeyse yarısını oluşturan 20 milyon metrekareye ulaşan boş duran sanayi parsellerinin nasıl doldurulacağı belirlenmiş midir?  Batı OSB olarak tanımlanan bölge, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde bekleyen 100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda sulu tarım alanında mı kalmaktadır?  Batı OSB olarak sınırları belirlenen bu bölgeden son iki yıldır kimler arsa almıştır?  Planlanmış ve tanımlanmış sanayi bölgelerinin neredeyse yarısı, 20 milyon metrekare sanayi parseli boş dururken verimli tarım arazileri üzerinde yeni bir OSB açılmasının gerekçesi nedir?"   AYDIN: ALTIN, GÜMÜŞ MADENLERİ Erkan Aydın da gündemine köylülerin tepkili olduğu Orhaneli Akalan ve Söğüt köylerinde 2 ayrı sahada altın ve gümüş madeni çıkartılmasını almış. Köylülerle görüşerek konuyu TBMM'ye taşıyacağını belirtiyor... Ve itirazını şöyle dillendiriyor:  "Bir ton topraktan çıkarılacak 1 gram altın için tüm yöre halkının yaşamı tehdit altına alınmak isteniyor. Madenden çıkacak atıklar su yataklarına ve göle geleceği için tüm Orhaneli'nin içme suyu kaynakları tehdit altında olacaktır. Buranın altını yer altında değil yer üstünde. Konuyu en kısa sürede TBMM gündemine taşıyarak bu katliamın önüne geçilmesi için elimden gelen her şeyi yapacağım. 700 yıldır yaşadığımız bu toprakları birileri gelsin de 1 gram altın alsın diye feda edecek değiliz. Biz güçlüden değil haklıdan yanayız, halktan yanayız.  Birlik olursak, beraber olursak, kadınımızla, çocuklarımızla bu madenleri istemediğimizi gösterirsek, duruşumuzu bozmazsak amacımıza ulaşırız."   KAYIŞOĞLU: KADINA ŞİDDET Nurhayat Altaca Kayışoğlu da Kadına şiddete infazdan sonra da tedbir istiyor. Altaca TBMM'ye dört ayrı kanunda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifi verdi. Altaca tekliflerinde kadın ve çocuğa yapılan şiddete tahrik indiriminin kaldırılması isteniyor. Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve Tanık Koruma Kanunu'nda yapılması istenen değişiklikler arasında intihara yönlendirme de kasten adam öldürme olarak kabul ediliyor. Teklifte suç işleyen, cezaevinden çıktıktan sonra evden uzaklaştırma gibi verilecek tedbirlerle cezaların ertelenmesinin engellenmesi de var... Şiddete uğrayan kadına yardım etmeyenlere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası gelirken, tehdit, şantaj cezaları artırılıyor... Altaca'nın önergesindeki bir diğer önemli madde ise "Tanık Koruma Kanunu'nda yapılacak değişikliklerle kadın ve çocuğa karşı tehdit veya cebir kullanılarak işlenen suçlarda mağdurların bu kanundan yararlanması ..." Kadına yönelik şiddetin azaltılması, İstanbul Sözleşmesinin hayata geçirilmesi bağlamında önemli bir adım...