CHP'nin genç milletvekili adayları iddialı

H. Gül KOLAYLI 08 Haziran 2018 Cuma, 02:30

CHP'nin genç milletvekili adaylarından Baran Güneş, Aytaç Şahin ve Kemal Atan YeniDönem gazetesini ziyaret etti...

 Baran Güneş ile Kemal Atan 29, Aytaç Şahin ise 27 yaşında...

CHP 2. bölge 9. sıra milletvekili adayı Baran Güneş avukat, Ankara Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Yüksek lisansını Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde tamamlamış, bir dönem de Harvard Üniversitesi'nde eğitim almış...

Siyasetle ilişkisini şöyle özetledi:

"Öğrenciyken Ankara İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcılığı yaptım, ayrıca CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundum. Ankara Atılım Üniversitesi'nde okurken, anayasa taslağı hazırladık ve Meclis'e sunduk. Önerilerimiz parlamento sitesinde yer almıştı. Ancak hiçbir şekilde öneriler dikkate alınmadı. Bizler 'Hayır' kampanyasının bileşenleri olarak öneri ve katkı sunmak adına buradayız..."

CHP'yi yurt dışı platformlarda da temsil eden Güneş'e izlenimlerini sorduk; "Türkiye'nin uluslararası camiada nasıl yalnız bırakıldığını görüyoruz" dedi.

Ardından da ekledi; "Benim CHP'de bir genç olarak siyaset yapmam doğal bir süreçti. Bakın, Diyarbakır'daki bir genç ile Edirne'deki bir gencin sorunları birbirine yakındır. Gençlerin politikadan uzak durmaları mümkün değil. Gençlerin tepkisel olarak siyasetle ilgilenmiyorum demeleri bile aslında bir politik duruştur..."

DİP DALGA DEĞİL TSUNAMİ

Peki, seçim çalışmalarındaki izlenimi neydi:

 "Dip dalga değil tsunami geliyor! Sahada karşılaşıyoruz, CHP'ye en oy vermeyeceğini söyleyen kesim bile İnce'ye oy vereceğini söylüyor.

Keles'e gittik 17.00 civarıydı, esnafı dolaştık, siftah yapmadığına yemin eden esnafla karşılaştık. Geçmiş yıllarda ekonomik olarak sarsılıyordu insanlar ama televizyonlarda 'Ekonomi şahane' dendiğinde inanıyorlardı. Sahada insanlar çoğunlukla 'İnce' diyor. Akşener ve Temel Karamollaoğlu diyenler de var. İktidar partisine oy vereceğini söyleyen az insan var.
Sahadan olumlu geri dönüş alıyoruz. Keles'in üç köyünü gezdik, kahvede bizi bırakmadılar. Keles'te insanlar kirazı ağaçta bırakıyor. Zira toplama, mazot, işçilik maliyeti daha yüksek. Güçlü iktidar çiftçinin kirazını tarlada bırakmaz... Anketler güvenilir değil, biz halkın gözünden gönlünden geçeni görüyoruz!"

'İNCE'NİN DEDİĞİ GİBİ ANKARA'DA EV TUTTUM!"

Peki, 2. bölge 9. sıra adayı olmak motivasyonunu etkiliyor muydu? Bu soruya Baran Güneş şu yanıtı verdi:

"Seçilecek motivasyonunda çalışıyoruz. Sıralama gözetmeksizin, en az ilk sıradaki arkadaşlar kadar çalışıyoruz. Cumhurbaşkanı adayımız '9. sıra milletvekili Ankara'da evini kiralasın' dedi. Ben de evimi kiraladım. Sözleşmemi de sosyal medyadan paylaştım..."

Bilgisayar programcısı ve işletme yüksek lisanslı Kemal Atan, yazılımları nedeniyle 2 TÜBİTAK ödüllü. Boğaziçi AB siyaset okulunda eğitim aldıktan sonra yurt dışında çeşitli çalışmalara katılmış... Capricorn Yönetim Danışma Şirketi'nin kurucusu ve genel müdürü.
 

20 YILIN SİYASİ KONJONKTÜRÜNÜ BELİRLEYECEK

Kemal Atan siyasete girişini ise şöyle anlatıyor:

"2014 yılından beri CHP'deyim. İlçe yönetiminde görev yaptım. Şadi Özdemir döneminde İl Başkan Yardımcılığı'nı üstlendim. İlçe, il yöneticiliği gibi kademelerde bulundum. Tüm erişkinlerin, gençlerin siyasete katılması, gençlerin önünün açılması talepleri var. Buradan aldığımız cesaretle, siyasete faydalı olmak, kişisel niteliklerimizi siyasete katmak adına aday oldum. Aday adayı olduğum 7 Mayıs'tan beri sahadayım. 2. bölgede 11 ilçe var. Çoğunda çalıştım.

Seçim komisyonlarında görev aldım. Bu dönem daha örgütlüyüz. Sandıklara sahip çıkma konusunda talep çok daha fazla. Aynı zamanda parti eğitmeniyim. Sandık güvenliği eğitimleri veriyorum. Katılım çok yüksek..."

Atan, Şadi Özdemir'in 9 belediye iddiası sonrasında önce "Eyvah siyasi hayatımız bitecek" kaygısına kapıldıklarını, sonra 1960'tan itibaren CHP oylarını incelediklerinde bunun olabileceğini gördüklerine değinerek şunları söyledi:

"Gördük ki doğru kişi ve doğru strateji ile bu mümkün. Bu seçimde de aynı şeyi söylüyoruz. Bu seçim başka bir seçim. Bundan sonraki 20 yılın siyasi konjonktürünü belirleyecek seçimlerdir."

X, Y, Z KUŞAK ÇATIŞMALARI / SİYASET

Makine mühendisi olan, iş sağlığı ve güvenliği yüksek lisansı yapan Aytaç Şahin ise siyasete girişini şöyle anlattı:

  "2015 Nilüfer CHP Gençlik Kolu Başkanı'ydım. Daha sonra İl Başkan Yardımcılığı yaptım. Üniversitede Atatürkçü Düşünce Topluluğu'nun başkanlığını yaptım. Bireysel gelişimime çok katkısı oldu. Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu'na katıldım. Neden aday olduğuma gelince X, Y, Z kuşağındaki çatışmalar şu anda gençlerin siyasete katılımını düşürdü..."

Kuşak çatışmasını sorunca dedi ki:

"X kuşağı anne ve babalarımız. Y kuşağı biziz. 1980 ve 2000 doğumlular. Büyüklerimiz 'Aman siyasetten uzak dur!' diye bizi sürekli uyardı. Apolitik görünüyoruz. Ama Gezi'de fazlasıyla politik olduğumuzu gösterdik. Z kuşağı ilk kez oy kullanacak.

Y ve Z kuşağı online, dijital siyaset yapıyor. Sosyal medyayı etkin kullanıyor. Bir de şu var. Bizim nesil 16 yıldır demokrasiyi siyasetle bağdaştıramıyor. 16 yıldır iktidarda olan bir parti var. Baskı, fişleme, ötekileştirme, sansürleme bunları görüyor. Tepki olarak sandığa gitmiyor. Sandığa gitmeyen genç sayısı 3 milyon. Bu çok önemli bir sayı. Seçimi gençlerin sandığa gidip gitmeyeceği belirleyecek...

Gençlerin siyasetle ilgilenmesi, sandığa gidebilmesi için genç siyasilere ihtiyaç var. Gençleri sandığa götürmenin yolu; siyasi partilerin gençlere göre politika üretmesinden ve kendi örgütlenmesinde yer vermesinden geçiyor. Gençler evlerinde yaşadıkları kuşak çatışmalarını siyasi partilerdeki yetişkinlerle de yaşıyor. Farkındalık oluşturarak gençleri gerçek anlamda asli unsur olarak temsil etmek için aday oldum..."

Aytaç Şahin'in de saha izlenimlerine gelince "Muharrem İnce rüzgâr değil kasırga... Anadolu'nun beklediği bir aday yapısında sahaya çıktı" derken sözlerini ise şöyle noktaladı:

"Bizler partinin özgücüyüz. Gelecek gençlerle gelecek..."