Çok gülenin deli olduğuna inanmayın!

H. Gül KOLAYLI 22 Ekim 2015 Perşembe, 08:43

Gülmek devrimci bir eylemdir... Kim söylemiş net değil, kimine göre Che Guevera, kimine göre Deniz Gezmiş...

Kim söylerse söylesin... Kesinlikle doğru olduğunu düşünüyorum...

Gülmenin ayıplandığı bir kuşağız oysa...  Kahkahalarımız tutsaktı...

"Gülme, çok gülene deli derler"

"Çok gülersen, çok ağlarsın"

"Ölüye de diriye de gülüyor" ayıpsamaları içinde büyüdük...

Hele de kız çocuğuysanız bin tembih:

"Sakın gülme, kötü kız derler. Sokakta gülünmez, sağa sola bakılmaz. Önüne bak!"

Komşu kadınlar, bilcümle mahalle espiyonajı tam gazdı:

"Aman komşu, Ayşe Hanım'ın kızı pek fingirdek, sokakta gülüyor!"

Sonra yerilmek, evde kalmak (!) da vardı...

Hâlâ gülmenin yerildiği bir toplumuz...

Mesela metroda 15, 16 yaşındaki genç kızlar kahkahayı bastığında, bir sürü suratsız insan gözlerini çocukların üzerine deviriyor...

Zaten suratsız bir toplum olduk gitti...

Sokaklarda, çarşılarda dolaşırken bakıyorum da insanlar öylesine asık suratlı ki...

Neredeyse çocuklar bile gülmeyi unutmuş...

Aslında gülmek değil, tam tersine gülmemek hastalık hali...

 Çok gülenin deli olduğuna inanmayın...

Pek çok ciddi akıl hastalığının ilk belirtisi surat asma / suratsızlık...

Artı felç, travma gibi nedenlerle beyni hasar görmüş insanlar da gülemeyebiliyorlar...

MASKELİ / YAĞDANLIK GÜLÜŞLER

Aaa... Bir de maskeli gülüşler var...

Sahte gülüşler /"Gülermiş gibi yapmak"...

Gülümsemenin donmuş halini yapıştırmışlardır yüzlerine...

 Bazen gülüyor mu, tıslıyor mu anlayamazsınız bile...

Sadece ağız kasları harekete geçer; göz ve diğer yüz kaslarında milim oynama olmaz...

Gülmenin, gülümsemenin beyninde yarattığı tüm olumlu duyguları / ortaya çıkacak kimyasalları yok eden bir tarzdır...

Gülmenin / gülümsemenin yersiz ve çirkin düştüğü hallere gelince...

 Lider, patron ya da güç odağı her kimse onun yaptığı dangalakça esprilere "hahaaahaa" diye topluca / yağdanlık gülüşüdür...

İğrenç ötesidir, bir nevi kulluk, boyun eğmedir... Kişiliksizliktir... Ne yazık ki sıkça da görülür...

Gülmenin abesliğinde herkesin hemfikir olduğu haller de var...

HASTANIN YANINDA SURAT ASILMAZ!

Mesela hastalık...

Ama...

Hasta ziyaretlerinde gülümsenmeyeceği fikrine hiç katılmam... Zaten üzgün olan hastanın belki de en son görmek isteyeceği yüz ifadesi, ağlak bir surattır...

Başında ölümü bekleniyorsa ya da yoğun bakımdaysa elbette insan olanda gülecek hal kalmaz...

Hastanın karşısındakinden moral, biraz iyimserlik almaya ihtiyacı vardır...
Bunu da en iyi şekilde gülerek / gülümseyerek / iyi şeylerden söz ederek yapabilirsiniz...

Hastanın kahrına suratsızlıkla tuz biber ekmenin ne âlemi var ki!

Misal cenazeler...

 İki yıl önceydi...

Kızının cenazesinde çok güzel gülen bir anneyi gördüm; 17 yıl olağanüstü özverisiyle yaşatmaya çalıştığı spastik kızı 6 aylık yoğun bakım sürecinden sonra yaşamını yitirmişti...

Camideki cenaze törenine katılmak üzere gelen herkesi gülerek karşılamıştı... İnsanlar afallamıştı...

Oysa o "Bugün kızımın düğünü, o bir melek, Allah'ına kavuştu" diyordu ve cenazeye gelenleri de gülerek karşılıyordu...

Tamamen inancıyla, bir de beynin acıyı yenebilmeye yönelik yaptırımıyla alakalı bir şey olduğunu düşünüyorum...

Ama suratsızlığı hayatın pek çok alanına yaymak, düstur olarak kabul etmek var ya... İnsanı eskitir, yorar... Daha da ileriye gideyim, hasta eder, yalnızlaştırır...

Uzmanlar gülmenin gerginlik, stres, öfke, kaygı, heyecan ve sıkıntılarla başa çıkmak için bire bir olduğunu belirtiyor...

YILDA 6 BİN 205 KEZ GÜLÜYORUZ!

Hatta bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, mutluluk hissini oluşturan endorfin üretimini artırdığını, artı acı hissinin azalmasına neden olduğunu da belirtiyorlar...

Belki de bu yüzden düştüğümde kendime çok gülerim...

 Bir kez gülememiştim... Onda da ayağımı kırmıştım..

Gülmek gülebilmek mizah, beynin sağ ve sol lobunu aynı anda çalıştırırken, hayata tahammülü kolaylaştırıyor...

Bilim dünyası da gülmeyle ilgileniyor... 

MR gibi teknikler sayesinde gülme ve beynin çalışma sistemi incelenebiliyor...

 İnsan yılda ortalama 6 bin 205 kez gülüyor.

Bir yetişkin günde ortalama 17 kez gülerken çocuklar ise ortalama 40 kez gülüyor...

Gülmekte olan insanın ciğerinden saatte 100 km hızla hava dışarı çıkıyor...

İnsan kimyasal etkileşimlerle de gülebiliyor...

Ama gülmenin en sık uyaranı mizah...

Beynin prefrontal korteks medioventral denilen bölümü gülmeyle alakalı.

Beynin bu bölgesi hasarlı olanlar şakaları algılayamayıp, kahkaha atamıyor.

Gülme sırasında ortaya çıkan kimyasallar arasında kasılmayı spazmı önleyenlerle dopamin ve serotonin gibi mutluluk, neşe, zevk alma gibi duyguları tetikleyenler de yer alıyor...

Gülmeyle ilgili birkaç anlamlı söz ile yazıyı noktalayalım:

"İnsan gülebildiği kadar insandır. Moliere
"Gözyaşının bile görevi varmış; ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış. Mevlânâ Celâleddîn-î Belhî Rûmî
İnsan o kadar acı çekti ki, gülmeyi yaratmak zorunda kaldı. Friedrich Nietzsche
Gülme iki insan arasındaki en kısa mesafedir. Victor Borges