Devlet vatandaş ilişkisinde liyakat

H. Gül KOLAYLI 30 Temmuz 2016 Cumartesi, 07:02

Türkiye'de FETÖ'cü darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında...

İktidar ve muhalefet partileri topyekûn olarak darbeye karşı durdular...

Halk ve Türk medyası da FETÖ'cü darbe teşebbüsü sırasında darbe karşıtlığında buluştular...

Tek haber kaynağımız TV ve müthiş bir bilgi kirliliği içerisinde olan sosyal medyaydı...

Ankara'da yaşayan arkadaşlarımızın paylaşımlarından kentin bombalandığını, muhtelif yerlerinde silah seslerinin duyulduğunu öğrendik...

Ardından TBMM'nin bombalanmasını, dehşet içerisinde izledik...

CNN Türk televizyonlarından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın halka seslenebilmesi de alçak saldırı gecesinin en önemli kilometre taşlarından biriydi.

Ve, 16 Temmuz'da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak başka bir güne uyandık...

Düne ve ondan önceki günlere hiç benzemeyen...

Türkiye Cumhuriyeti ağır bir travma yaşadı, ağır bir saldırıya uğradı...

OHAL ilan edildi...

Bu süreçte toplumsal uzlaşma adına atılan en önemli adımlardan biri de CHP'nin Taksim mitingi ve muhalefet liderlerinin ülkenin olağanüstü koşullarını göz önüne alıp Cumhurbaşkanı'nın davetine icabet etmeleriydi...

CHP içerisinden çok eleştirilse de...
Doğru olduğunu düşünüyorum...

Ziyaretten iki gün önce, meslektaşımız Yusuf Kayışoğlu bunun olması gerektiğini bir konuşmamızda dillendirmişti...

On binlerce memur göreve alındı...

Binlerce kişi gözaltında...

Tutuklamalar sürüyor...

Türkiye genelinde de Bursa yerelinde de...

Terörist FETÖ darbe girişiminden buyana tekrarladığım bir şey var...

Bu süreci, demokrasiyi kurumsallaştırarak, hukuku ve kurucu felsefeyi göz önüne alarak aşabiliriz...

Kurucu felsefe, Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduğundaki ilkelerdir...

CNN Türk'teki tartışmaları, farklı görüşten insanların nasıl Türkiye Cumhuriyeti'nin birlik ve bütünlüğü, bayrak, millet, demokrasi ve hukuk temellerinde buluştuklarını izliyorum...

Herkesin buluştuğu nokta; devlette liyakat... Kumpas davası mağdurları subayların hiçbirisi intikam duyguları içerisinde değil...

Sürekli hukuk kuralları içerisinde hareket edilmesine vurgu yapıyorlar.

Gizli tarikat ve cemaatlerin talimatlar doğrultusunda değil de inancını inandığı biçimde gizlemeden açıkça yaşayan insanlarla...

Yani namaz kılan ve eşi başı örtülü olanlarla...

Atatürkçü ya da liberal olanlar arasında fark yok...
Mesele vatana, demokrasiye, hukuka, bağlı olmakta... TSK da dahil olmak üzere kamu bürokrasisinde "Bu bendir, iyidir" demeyip, liyakata bakılmasında...

Bunun da yolu...

KPSS ve her türlü sınavın objektif yapılmasında... Ve sağlıklı doğru bir güvenlik soruşturmasında....

Önceden sadece belli bir kesimin "iddiası" olarak kabul edilen ve şimdi herkesin malumu olan mevzu...

Askeri liselere 1994 yılından itibaren soru çalıp, devşirmelerine vermişler ki, biz TSK'nın en hassas kurumlar olduğunu bilirdik. Şimdi bu devşirmeler düzenli aralıklarla "Abi"lerle iletişim kuruyorlar...

Bu aslında iyi bir istihbaratla tespit edilebilir bir şeydir...

Benim İstanbul'da yeğenim yanılmıyorsam 1985 yılında Işıklar Askeri Lisesi'nde okuyordu...

Annemlere evci çıkıyordu. Sürekli okuldan aranıp orada olup olmadığı denetleniyordu...

Üstelik de her hafta İstanbul'dan halamın gelip okuldan almasına karşın...

Okulda da sürekli dolapları aranıyordu. Bir keresinde bal bulundurduğu için ceza almıştı.  (Harp akademisini de bitirdi, pilot oldu... Çok istemişti, nedenini bilmiyorum... Ama 1990'lı yıllarda bıraktı...)

Liyakat... Yani hak edenin TSK'da ve adliyede, yargıda, mülkiyede, devletin tüm kurumlarında, şucu ya da bucu diye ayrıştırmadan görev verilmesi...

Elbette terör örgütleriyle ilişkileri açısından hakkaniyetli bir güvenlik soruşturmasından sonra...

Belki o zaman, vatandaş ile devletin ilişkileri de düzene girecek...

Misal...

DOSAB Termik Santrali'nin sağlıklı olduğuna dair rapora, halkın sağlığı açısından zararlı olduğundan hareketle imza atmayan rahmetli İl Halk Sağlığı Müdürü Resul Özbek gibileri daha fazla çıkardı...

(Rahmetli Dr. Özbek, ÇED raporunu imzalamamış ve görevinden istifa edip, unvansız bir doktor olarak çalışmayı göze almıştı...)

Bugün görüyoruz ki, Bursa şehrinin havasını solunmaz kılacak olan bu santralin mimarı olan DOSAB Başkanı'nın adı FETÖ ile anılıyor...

Gündem o kadar yakıcı ki, ötelendi...  Ancak...  Duyumlarımıza göre, bu olağanüstü koşullarda bile mahkeme kararıyla ÇED raporu iptal edilen DOSAB Kömürlü Termik Santrali için yeni ÇED raporu süreci başlamış...

Yani liyakat sadece olağanüstü koşullar için gerekli değil... Vatandaşın gündelik yaşamı içerisinde de büyük önem taşıyor...

Sıradan vatandaş için, polis, hakim, savcı, devlet dairesindeki müdür hatta memurlar devlettir...

Bir reorganizasyon sürecindeyiz...

FETÖ'cü darbe teşebbüsünün ilk gününden beri dileğim, bu şerden hayır çıkmasıdır...

 

 

EMPERYAL DESTEKÇİLER...

Dış dünyanın nasıl baktığına gelince...

FETÖ'cü darbeyi halk desteklemiyor. Birbirinden farklı çizgide olmasına karşın tüm medya da desteklemiyor. İktidarından muhalefetine destekleyen tek bir parti yok...

Ama AB ve ABD ülkeleri için hâlâ FETÖ, "Ilımlı İslam"...

Bunun böyle olmadığının çok iyi anlatılması gerekiyor...

Dünya İslam Örgütü tarafından, Mısır hariç terörist örgüt kabul edilmesi önemli bir adım...

Öte yandan, hiç bu kadar açık olmamışlardı... Nasıl bir hayal kırıklığı yaşadılarsa! ABD Merkez Kuvvetler Komutanı bir generalin irtibat ve görüşme halinde oldukları üst düzey komuta kademesinde olanların içeri alındığını belirttiği sözleri basında yer aldı...  

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın yanıtı çok netti:

"'Bunun kararını vermek senin haddine mi? Sen kimsin? Bir defa kendini bileceksin..."

Bir başka haber de İngilizlerin, gerektiği takdirde 50 bin civarındaki tatilci vatandaşını kurtarmak için askeri operasyon planladıkları yönünde...

Öte yandan Alman Hıristiyan Demokrat partisinden Wimmed'in, Rus uçağının düşürülmesine ABD ve Suudi Arabistan havadan erken ihbar ve kontrol uçaklarının katıldığı yönünde iddiası basına yansıdı...

Dışta bir emperyal duruş söz konusu...

Azerbaycan, Gürcistan gibi ülkelerde FETÖ okulları kapatılmaya başlandı... 

Türkiye Cumhuriyeti'nin hızlı bir şekilde FETÖ'yü dış dünyaya anlatması ve darbe girişimine karşı duruşun dış desteğinin artırılması gerekiyor...