Dijital çağa girerken...

H. Gül KOLAYLI 11 Mayıs 2018 Cuma, 11:56

Günümüz teknoloji ve bilişim çağı. Dünya 4. Endüstri Devrimi sürecine girdi bile...
Endüstri devriminin ilki 18. yüzyılın yarısında Avrupa'da dokuma tezg'hlarının makineleşmesiyle başladı. Buharlı gemiler, kömürlü trenler ve demir yolları devreye girdi.

19. yüzyılın sonlarına doğru elektrik üretimde yerini aldı, montaj hatlarıyla seri üretim başladı. Çelik, elektrik, petrol ve kimyasallar da üretime dâhil oldu.
3. Endüstri Devrimi 1960'lı yıllardan itibaren bilgisayar ve üretim otomasyonuyla başladı.

1. Endüstri Devrimi üretimin makineleşmesi, 2. Endüstri Devrimi üretimin serileşmesi; 3. Endüstri Devrimi ise üretimin otomasyonu olarak özetlenebilir.

4. Endüstri Devrimi'ni ise en özet haliyle dijitalleşen sanayi olarak tanımlayabiliriz.
Üretimin her alanında, akıllı ve bağlantılı, kendi kendini düzenleyen otonom üretim sistemleri gündemde. İleri teknoloji rekabet avantajına dönüşüyor...

4. Endüstri Devrimi ürünü pazara sunma süresini hızlandırıyor, maliyetleri düşürüyor.

En büyük handikapı ise insan kol gücüne olan ihtiyaç azalırken,  nitelikli iş gücü talebini artıracak olması.
Kimilerine göre hayat kalitesini yükseltecek... Kimilerine göre ise milyonlarca insanı işsiz bırakacak. Yoksulluk artacak.
Sonucu ne olursa olsun, engellenemez bir süreç.

Endüstri 4.0'ı yakalayan dünyada söz sahibi olacak.

Günümüz keşifler çağı. Özellikle mikro düzeyde keşiflerin hızla arttığı bir dönem.

Kuantum bilgisayarları devreye girmeye başladı bile.
Bilim hep önemliydi de günümüzde daha bir önemli hale geldi. Bilimsel icatlarda 20. yüzyılda yaşanan duraklama, günümüzde sıçramalar yaparak ilerliyor.

Misal, Endüstri 4.0'da akıllı fabrikalarda robotların birbirini tanıyarak, iş bölümü, haberleşme, analiz yaparak üretimi yönetebilir hale gelmesi yani sanal iş gücü olması öngörülüyor.

Şu da bir gerçek...
1,5 milyar insan hâlâ elektriğe; 1.8 milyar insanın da içilebilir temiz suya erişimi yok. Dünya nüfusunun önemli bir kısmı 2. Sanayi Devrimi'nde yaşıyor.

Endüstri 4.0 ülkelerden öte, küresel şirketlerin dâhil olduğu bir süreç.

İnsan kaynağı ise sadece ve sadece üstün nitelikli, çok iyi eğitim almış bir kesim olacak.

En büyük mesele şu:

Bir toplumda herkes çok zeki ya da iyi eğitim olanaklarına sahip olmayabilir. Onların payına ağır yoksulluk ve işsizlik mi düşecek?

İlk iki sanayi devrimi esnafı ve köylüyü fabrika işçisine dönüştürmüştü. Her endüstri devrimi kendine özgün sosyal yapılar ortaya çıkardı.

Şimdi ne çıkacak ortaya? Sanal işçiler mi?

İzlediğimiz bilim kurgu film senaryoları giderek gerçeğe yaklaşıyor...

DİJİTAL MEDYA  / GELENEKSEL GAZETE

Öte yandan...

Geleneksel yani kâğıda basılı gazeteler de dünyanın dijital dönüşümünden kendisine düşen payı alıyor.

Bundan on yıl önce insanların ilkokul ya da eski mahalle arkadaşlarını buldukları mecra olan sosyal medya artık haber kaynağına dönüştü.

Kimilerine göre adı üstünde vatandaş medyacılığı yapıldığı varsayılsa da müthiş bir bilgi kirliliği de söz konusu.  

Bu da insanları güvenilir habercilik yapan geleneksel gazete ve onların internet haber sitelerine yönlendiriyor.

Mevcuttaki geleneksel gazeteler, sıcak / hızlı haber açısından ne sosyal medya ne de internet medyasıyla yarışabilecek konumda.
Zira kimi zaman herhangi bir haber dakikalar sonra internet medyasında yer alabiliyor.

Şöyle bir hal söz konusu:

Artık gazeteler, başka gazetelerin yanı sıra kendisiyle de yarışır oldu. Zira her gazetenin aynı zamanda bir internet sitesi de var.

Artık gazeteci olarak gittiğimiz basın toplantılarında, sosyal medyadan anında canlı yayın yapanlar var.  

Medya, şunun şurasında 15, 20 yıl önce hayal bile edemeyeceğimiz bir noktada...

İnternet ya da geleneksel medya, hiç fark etmiyor, her ikisinin de beslendiği alan haber...

Ve haber ister dijital ister geleneksel medyada, nerede olursa olsun kendini okutturuyor.

Haber de gazetecilerin işidir.

Ancak şu da bir gerçek... Medyada süreç hızlı çalışıyor. Zamana ayak uyduran, teknolojiyle bütünleşen, haber üreten gazeteler gelecekte yerini koruyacak.

Yeni yöntemler devreye girecek. Belki de sanal bayiler olacak. Mesela Apple'ın cihazları için tasarladığı sanal Gazete Bayii (Newsstand) içerisinde yer alan yüzden fazla yayına ciddi gelir sağlamayı başarmış.
Ancak abonelik sistemi şimdilik ne dünyada ne de Türkiye'de pek kabul görüyor...

Özetleyecek olursak, doğru bilgi, güvenilir kaynak olmak geleneksel ve dijital medyada bir tercih nedenidir.

Gelecekteki dijital medyanın da en büyük gücü olacaktır.

YeniDönem gazetesinin halihazırdaki en büyük artısı, tam da budur zaten.

Endüstri 4.0 dijital çağ, adı üstünde yeni bir dönem...
YeniDönem'de en tepe yöneticiden tüm çalışanlara dek büyük bir aileyiz. Bursa gündemini yakalayan, tarafsız, çok yönlü bir haber anlayışına ve üretimine sahibiz.

Dokuzuncu kuruluş yıl dönümünü kutlarken...

Farklı görüşleri bir arada buluşturan, toplumun her kesimini yansıtan bir kadroyla yeni döneme yürüyoruz...  

 Bunda gazetemizin sahibi Kutlucan Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Kutlucan, Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Kutlucan, İmtiyaz Sahibi Oğuzhan Kutlucan başta olmak üzere tüm Kutlucan ailesinin, ve Genel Müdürümüz İbrahim Öge'nin payı tartışılmazdır.
Tüm YeniDönem ailesine sonsuz teşekkürler.

Nice 8 yıllara...