Diş sağlığı alarm veriyor…

H. Gül KOLAYLI 24 Kasım 2016 Perşembe, 08:50

Diş Hekimleri Odası, her yıl 22 Kasım'ı kapsayan günleri "Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası" olarak kutluyor...

Osmanlıda 18 Kasım 1908'de tıp fakültesinin açılmasının ardından 22 Kasım 1908'de diş hekimliği fakültesinin de açılması kararı alınıyor ve Darülfünun Osmanlı Tıp Fakültesi Dişçi Mektebi kuruluyor...

Cumhuriyet'in ilanından sonra İstanbul Üniversitesi kurulduğunda da bu okul tıp fakültesinden ayrılıyor ve İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi adını alıyor... ...

Ardından da 22 Kasım'ın içinde bulunduğu haftanın, Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası olarak kutlanmasına karar veriliyor...

Bursa Diş Hekimleri Odası da (BDO= 22 Kasım'da Bursa Akademik Odalar Yerleşkesi Fuaye Salonu'nda düzenlediği etkinlikle 'Bilimsel Diş Hekimliği'nin yıl dönümünü kutladı...

Çok sayıda diş hekiminin katıldığı toplantıda bir basın açıklaması yapan Bursa Diş Hekimleri Odası Başkanı  Emel Eroğlu Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası'nın; toplumun ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlenmesine katkıda bulunmak, kamuoyunun dikkatini çekmek ve genel sağlığın bir parçası olan ağız sağlığını değerlendirmek amacıyla kutlandığını belirtti...

Ve ardından da diyabet, kalp, damar, solunum yolu ve kanser gibi hastalıklarla ağız diş sağlığı hastalıklarına yol açan nedenlerin aynı olduğuna vurgu yaptı.  Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Diş Hekimleri Birliği tarafından raporlanan bu gerçeğin, Türkiye'de ilk kez Türk Diş Hekimleri Birliği tarafından gündeme getirildiğini anımsattı...

Bu hastalıkların ortak risk faktörleri arasında şekerli gıdalar, gazlı içecekler, alkol ve sigara ile hareketsiz yaşamın geldiğini belirten Eroğlu, DSÖ'nün gelecek 20 yıl vizyonunda bu hastalıklar nedeniyle 47 trilyon dolar harcama yapılacağını öngördüğünü, siyasilerin bu konuya daha fazla eğilmesinin şart olduğunu söyledi...

 

Eroğlu'nun verdiği bilgilere göre,

Avrupa'da insanlar yılda ortalama 5 kez diş hekimine giderken, Türkiye'de bu oran 0,9...

Yılda kişi başına kullanılan diş macunlarına gelince; Türkiye'de 110 ml  Almanya'da 457 ml, bize en yakın olan İspanya'da 264!

2015 yılında Türkiye Sağlık Araştırmaları sonuçlarına göre, 7-14 yaş grubundaki çocuklarda ağız diş sağlığı sorunları yüzde 24,6 ile en üst sırada!  Yüzde 13,8'i göz hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları ise yüzde 9,4...

Eroğlu bu verileri şöyle değerlendiriyor:

"Bu veriler Türkiye'de özellikle çocuklara yönelik koruyucu ağız ve diş sağlığı uygulamalarının hiçbir gelişme göstermeden aynen devam ettiğini, toplumun genelinin artan hizmet ulaşım ağına rağmen, kent kırsal fark etmeksizin bu imkandan nitelikli bir şekilde yararlanamadığını bir kez daha ortaya koyuyor..."

 

Ardından da sağlık harcamalarındaki artışın ülke ekonomisindeki yerine dikkat çekerek, tüm sağlık uygulamalarında olduğu gibi ağız ve diş sağlığı uygulamalarında da öncelikli olarak koruyucu temelli yaklaşımların benimsenmesini önerdi.

 

Eroğlu, muayenehanelerde çalışan diş hekimlerinin "Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmelik"le ilgili sorunlarını da gündeme getirdi...

Yayınlanmasından sonra neredeyse 3 yıl geçmesine karşın sorunların çözülemediğini, TDB tarafından açılan dava sonucu bazı maddelerinin yürütmesinin durdurulduğunu, ancak bir yenilenme yapılmadığını, bir genelge ile denetimlerin ertelendiğini anlattı...

Yeni yönetmelik için TDB ile çalışmalar yapıldığını ama akıbeti konusunda bilgi edinilemediğini belirtti...

Sağlık Bakanlığı yetkililerinden, yargı kararlarına TDB'nin önerilerine, hayatın gerçeklerine uygun yeni bir yönetmelikle çalışma alanlarının düzenlenmesini ve mağduriyetlerinin giderilmesini talep etti...

Eroğlu'nun gündeme getirdiği hususlardan biri de son dönemde açılan diş hekimliği fakülteleri oldu...

Diş hekimi sayısı 30 bine yaklaşmış! Son 14 yılda diş hekimliği fakültelerinin sayısı 17'den 71'e çıkarken; şu anda eğitim veren 46 fakülteden her yıl 4 bine yakın diş hekimi mezun oluyor...

Ve hala ağız diş sağlığı verileri kötü. Bu durumu şaşırtıcı bulmadığını söyleyen Eroğlu,

Halkın büyük bölümünün ekonomik nedenlerle dişleriyle ilgili sorunlarını Sağlık Bakanlığı'na bağlı 'Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri'nde ve diş polikliniklerinde çözmeye çalıştıklarına dikkat çekti...

Buralarda çalışan 10 bin diş hekiminin matematiksel olarak hastalıklı dişleri tedavi etmesi ya da protez ile ağzın rehabilitasyonunu sağlamasının mümkün olmayacağını belirtti...

Kamudaki diş hekimlerinin sayısının artırılmasının da sağlık eğitimi ve koruyucu uygulamalar olmadan sorunu çözemeyeceğine dikkat çeken Eroğlu,  şunları söyledi:

"Kamunun, özellikle dişlerin çürümemesi ve dişin çevre dokularının sağlığının korunması için ağız hijyeni konusunda etkin rol oynaması gerekiyor. 2014 yılı verilerine göre, 1 diş hekimine 2 bin 853 kişi düşüyor... Coğrafi dağılımda sorun olmadığı varsayılırsa, bu sayı gelişmiş ülkelerdeki ortalamaya yakın. Yani bugün teorik olarak Türkiye'de diş hekimi ihtiyacı yok."

Eroğlu, kamuda çalışan diş hekimlerinin yetersiz yardımcı sağlık personeliyle kısa sürede çok iş üretmek zorunda kaldıklarına, performans uygulaması nedeniyle bilimsel verilerle açıklanması zor sürede muayene ve tedavi gerçekleştirdiklerine de dikkat çekti.

Eroğlu'nun gündeme getirdiği konulardan biri de muayenehanelerdi...

Özel muayene açmanın da ciddi yatırım gerektirdiğini, teknolojinin sürekli değişmesi ve yeni malzemelerin kullanıma girmesi gibi nedenlerle özel diş hekimliğinin, sayıları giderek artan büyük sağlık kuruluşları karşısında ekonomik olarak ayakta kalmalarının zorlaştığını anlattı.

Ve diş hekimlerinin muayenelerini kapatarak kamuda ya da özel sektörde özlük haklarından ödün vererek çalışmak zorunda kaldıklarını, ucuz iş gücü konumuna düştüklerini belirtti..

Eroğlu konuşmasında Cumhuriyet kazanımlarına yönelik her türlü darbeye karşı olduklarını da belirtti...