Doğal beslenme “köyden eve”

H. Gül KOLAYLI 07 Ocak 2015 Çarşamba, 07:00
Toplumda sigara içimi azalmasına karşın kanser vakalarında beklenen azalmanın yaşanmamasını bilim insanları GDO'lu, hormonlu, kimyasallı, antbiyotik kalıntılı sağlıksız gıdalara bağlıyor... Her gün televizyonlarda beslenme uzmanları, hatta kardiyolog ve kanser uzmanları sağlıklı beslenme vurgusu yapıyor ve doğal besinlerle beslenmeyi öneriyor... İyi de nasıl? Nereden bulacağız sağlıklı besinleri... İşte Uludağ yamaçlarındaki Çaybaşı köyünde yaşayan Serdal Öztürk'ün sağlıklı gıdalara bakış açısı LÖSEV'in bir kampanyasından etkilenerek sağlıklı beslenmeyle ilgilenmeye başlayınca; bir de, İstanbullu diyetisyen Ayşegül Çorumlu ve Uzman Dr. Ceyhun İrgil ile tanışınca değişiyor... İrgil ile sık sık görüş alışverişinde bulunan Serdal Öztürk, kötü beslenme ve hastalıklar üzerine yoğunlaşıyor... ATALARIMIZ NASIL BESLENİYORDU? Ardından da uzmanların 3 beyaza karşı çıkmasından hareketle farklı çözümleri de araştırmaya başlıyor... Kitaplar, konunun uzmanlarına danışmalar... Derken, kendine insanlar "Osmanlıda nasıl besleniyorlardı?" sorusunu yöneltiyor...   Eski insanların nasıl beslendiğini araştırıyor... Serdal Öztürk önce ekmek üretiyor... Nasıl mı? Diyor ki:  "Annelerimizin, ninelerimizin yaptığı şekilde ekşi mayalı ekmek üretip, geleneksel köy fırınında pişirerek tüketicilere sunmaya başladım. Ekşi maya, ekmekten artırılarak yapılan mayadır. Rüşeymi alınmamış tam buğday unu ile yapıyoruz... Çavdar, arpa ve tam buğdayı karıştırıp yeni sağlıklı ekmek denemelerinin sürüyor... Fırınımızda ateşi temizledikten sonra ekmeği bırakıyoruz. Daha geç pişiyor, ama daha sağlıklı oluyor..." ÇAM FİLİZİ VE KOZALAĞI PEKMEZİ Ayrıca Çaybaşı köyünde organik gübrelerle yetiştirdiği fasulye, biber, domates gibi sebze ve çeşitli meyveleri de semt pazarlarında satışa sunuyor... Bir de çam pekmezi var ki, tadına da baktım... Nefis bir şey:  "Osmanlının nasıl sağlıklı beslendiğini araştırırken denk geldim.  Çam pekmezini Osmanlıda özellikle de çocuklarda göğüs, ciğer hastalıklarında kullanıyorlarmış. Biz de epeyce uğraştıktan sonra çam filizlerinden yaptık. 10-15 günlük bir çam filizlenme süreci var. Zamanında yapılması gerekiyor. Geç yaptığınızda acı oluyor... Çam kozalaklarından da yapmayı deneyeceğim. Ayrıca kara ve beyaz dut pekmezi de ürettim... " Serdal Öztürk KOSGEB'te girişimcilik eğitimi de almış... Köyden Eve Sağlıklı Beslenme projesi kapsamında ürün çeşitlendirmesi de gündemde... DOĞAL DÖLLENMİŞ YUMURTA Ayrıca çalışmalarını onkoloji uzmanlarına danışarak ve bilgi paylaşarak sürdüren Öztürk'ün oldukça sıra dışı bir yaklaşımı var: "Günümüzde tüm beslenme hatta kalp uzmanlarının televizyonlarda insanlara sürekli önerdiği konu sağlıklı beslenme. Biz de atalarımızın yöntemleriyle sağlıklı gıdaları üretme yönünde ciddi bir çaba içerisindeyiz.  40 kadar köy tavuğu besliyorum. Köy tavuğu yetiştiriciliğini genişletmek istiyorum. Doğal yolla döllenmiş köy yumurtası üretiyor ve satıyoruz. Dağda gezen karakeçinin peynirinin daha sağlıklı olduğunu öğrendik. Keçi yeşil ot yedikten sonra yoğurdu cıvık oluyor. Bu nedenle inek koyun ve keçi sütünü karıştırarak yoğurt üretmeyi deniyoruz...  " TAŞ DEĞİRMEN KALMAMIŞ! Ancak asıl hedeflerinden biri çok ilginç: Ekmeklerde kullandıkları unları bizzat öğütme konusunda ciddi bir arayış içerisinde... Diyor ki:  "Eskiden Bursa'da çok sayıda su değirmeni vardı. Şimdi hiç kalmadı, çoğu yıkıldı, tahrip oldu, kullanılamaz halde. Bir tane Mustafakemalpaşa'da var. Restore edersek faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz. Böylece, unlarımızı da atalarımızın yaptığı gibi su değirmenlerinde üretmiş olacağız" Serdal Öztürk kardeşi Sedat Öztürk ile birlikte geleneksel yöntemlerle olabilecek en sağlıklı şekilde ürettikleri ürünleri ürünlerini Beşevler Konak, Çamlıca, İhsaniye Karaman, Ataevler  pazaryerinde satışa sunuyor...