Doğruysa vahim!

H. Gül KOLAYLI 13 Mayıs 2016 Cuma, 07:00

CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın'ın dün yaptığı açıklama, kent ve ülke kamuoyunu sarstı...

Yerel ve yaygın medyada yankılandı...

Malum...

Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz, kadın cinayetleri diyorduk...

Onlar bile iyi günlermiş!

Şimdi neredeyse her gün bir ya da birkaç çocuk/ çocuklara yönelik taciz ve tecavüz içeren cinsel şiddet haberleri okur olduk...

Ne oluyor bu ülkenin insanlarına?

Bir zıvanadan çıkma hali aldı başını gidiyor...

Dün dehşet içerisinde Suriyelilerin kaldığı bir kampta çalışan hizmetlinin otuz civarında yaşları sekiz ile on iki arasında değişen çocuğa tecavüz ettiğini öğrendik...

Şikâyetçi olan aile sayısı ise sekiz...

Fark edenler ise kampın askeri sorumluları, kamera kayıtlarından adamın çocukları alıp alıp kameraların görmediği kör noktaya götürdüğünü görüyor ve şüpheleniyorlar...

Öte yandan...

Dün kent ve ülke kamuoyunu sarsan açıklamaya gelince...

CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın, Bursa Sevgi Evleri'nde bulunan küçük yaştaki kızlara tecavüz edildiği iddialarını TBMM'ye taşıdı...

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı başta olmak üzere yetkilileri göreve çağırdı...

Aydın'ın iddiasına göre mağdur küçük yaştaki kız çocukları...

Verdiği bilgiler arasında olayın duyulmasından sonra iki görevlinin gözaltına alındığı, bunlardan birinin halen sorgulandığı, diğerinin ise serbest bırakılmak üzere olduğu...

Konuyu epeyce araştırdım...

Edindiğim tüm bilgiler kesin değil...

İddialara göre;

Aynısı mı bilmem ama benzeri bir soruşturma var...

Mağdurlar sahiden de çok küçük çocuklar...  Ama kız değil, ikisi erkek, diğeri de minik erkek çocuğunun ablası... O da küçük...

Dediğim gibi soruşturma sürüyor... Gözaltılar var.

Bir diğer bilgi ise kreş yetkililerinin ihbarı sayesinde olayın ortaya çıktığı...

Bir başka bilgi de çocukların ifadeleriyle kamera kayıtlarının tutmayışı... Yani ifadelerdeki çelişkiler...

Çocukların deneyimli pedagoglar aracılığıyla ifadelerinin alınması gerekiyor...

Zira...

Üç ya da beş yaşındaki çocukların cinsel istismar konusunda yalan söyleyemedikleri biliniyor...

Yaşamsal deneyimlerinin hiç olmadığı bir alan zira! Bilmedikleri bir şeyi bilebilecekleri ve anlatabilecekleri bir durum değil...

Öğretildiyse de çok kısa sürede işin doğrusu çıkar ortaya...

Çocuk taciz ve tecavüzlerindeki artıştan sonra, mağdurlara yönelik çok sayıda metin okudum...

(Ayşe Arman'ın söyleşileriyle kamuoyuna yansıyan bir annenin henüz 4, 5 yaşındayken tacize uğrayan kızını koruma çabaları, uzmanlardan oluşan bilirkişi raporunda tacizin doğrulanmasına karşın, yargının çocuk ile babanın görüşmesine izin vermesi... )

Bir profesörün şu görüşü aklıma kazınmış:  "4 yaşındaki bir çocuk, yetişkini çıplak ve cinsel organıyla çizemez, çiziyorsa bir sorun vardır..."

Uzmanlar çocuk tacizlerini kısa sürede ortaya koyabiliyor...

Ancak deneyimli ve bu konuda eğitimli olmaları şart.

Çocukların yaptıkları resimler bile tacizi ortaya çıkartıyor. Zira çocuklar bilmedikleri bir şeyi çizemiyorlar.

Artı, çocuk resimleri çocukların duygularını, ne yaşadıklarını yansıtıyor.

Misal azarlanan çocuk annesi ya da babasının ağzını büyük çizerken, dayak yiyorsa, dövenin kollarını sopa gibi çiziyor. Sevilmediğini düşünüyorsa, kendini anne, babası ve kardeşinden uzağa çiziyor.

Bir çocuğun resimlerine bakarak aile içi şiddet olup olmadığını çok rahatlıkla görebilirsiniz...

Bir konunun altını çizmek istiyorum...

Pek çok uzmana göre; pedofili bir hastalık değil bir suç... 

Çocuk tecavüzcülerine pedofili diyerek, hastalık masumiyetinin arkasına sığınmalarına asla izin verilmemeli.

Hatta dünyanın gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye'de de çocuk tacizcileri, pedofililer cezaevinden çıktıktan sonra da izlemeye alınmalı.

Zira bu insanlar, aynı suçu yine, yeniden işlemektedir.

Öte yandan toplum bilimcileri, sosyal psikologlar, psikiyatristler...

 Velhasıl konuyla ilgili tüm uzmanların  kadına, çocuğa yönelik taciz ve tecavüzdeki artışı, bu toplumsal çürümenin nedenlerini incelemesi, araştırması gerekiyor...
Yoksa...

Bu iş 3 yaşındaki kızının dizini görünce uyanan erkek nefsini ya da 6 yaşındaki kız çocuğuna nikah düşeceğini yani pedofiliyi meşrulaştıranlara...

Daha da ötesi  6 yaşındaki kızına şehvet duyan babanın nikahının düşmeyeceğine hükmeden yani ensesti meşrulaştıran kendinden menkullere kalıyor...

Bursa'daki iddialar...

Eğer doğruysa... Çok iğrenç, insanlık ötesi bir zulüm, bir sapkınlık söz konusu...

 

 

 

 

HEMŞİRELER GÜNÜ...

Çok sayıda hemşire arkadaşım var... Kimisi dostum, canım diyecek kadar içselleştirdiklerimdendir...

Yaşamlarının ne kadar zor olduğunu bilirim. Misal ayda 5 nöbetle çocuk büyütmenin...

Halen kamuda çok ciddi bir hemşire açığı var. 

Artan iş yükü, nöbetler, mesleki hastalıklar gibi pek çok sorunla karşı karşıya olan hemşirelerin talepleri arasında yıpranma payı, ek ödemelerin emekliliğe yansıması yer alıyor...

Tüm zorluklara, çilelere, mobbinge, baskılara, kimi zaman hasta şiddetine; tüm bunlardan dolayı kimi zaman yaşadıkları tükenmişlik sendromuna karşın...

Mesleğini;  mesleki ilkelerinden, en önemlisi de insanlığından ödün vermeden, icra etmeyi başarabilen tüm hemşirelerin Hemşirelik Günü ve Haftası'nı kutluyorum...