Dünya Kız Çocukları Günü…

H. Gül KOLAYLI 12 Ekim 2016 Çarşamba, 06:41

Dün Saniye Rıza Kız Çocuklarını Koruma Derneği'nin Ördekli Kültür Merkezi'nde düzenlediği etkinliğin gündemi Dünya Kız Çocukları Günü'ydü...

Etkinliği çok sayıda kadın kuruluşu temsilcisi de izledi...

Birleşmiş Milletler 2012 yılında Türkiye, Kanada ve Peru'nun önerisiyle kız çocuklarına ayrımcılığın önlenmesi, insan haklarından tam ve etkili bir şekilde yararlanmalarını sağlamak adına 11 Ekim'i Dünya Kız Çocukları Günü ilan etti...

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de çeşitli etkinlikler düzenleniyor...

Ne yazık ki Türkiye'de kız çocuklarının durumu hiç iç açıcı değil...

Zaten toplumsal cinsiyet ayrımcılığının çok yüksek olduğu Orta Doğu coğrafyası ise şahtı, şahbaz oldu...  Savaşlar nedeniyle kız çocukları insan ticaretine konu oluyor, tecavüz, köle pazarlarında satılma gibi erken evliliği bile mumla aratacak, en temel hak olan yaşam hakkına yönelik saldırılara maruz kalıyor...

Saniye Rıza Kız Çocuklarını Koruma Derneği'nin etkinliğine konuşmacı olarak katılan Bursa Barosu Kadın Komisyonu Başkanı Nevin Canbaz  "Erken evliliğin kız çocuklarına olumsuz etkileri"; Çocuk Gelişim Uzmanı Emel Baygöl ise "Kızlarımızın hayata hazırlanmaları" konularını gündeme getirdi...

 

SANİYE RIZA KIZ ÇOCUKLARINI KORUMA DERNEĞİ

Toplantıda konuşan Dernek Başkanı Avukat Şerafettin Gökalp,  Dünya Kız Çocukları Günü'nün kapsamı hakkında bilgi verdi...

 Saniye Kız Çocukları Koruma Derneği'nin 1976 yılından beri kız çocuklarına destek verdiğini anımsatan Gökalp, kız  çocuklarının toplum içindeki sorunlarının saptanması ve çözümüne yönelik stratejiler oluşturulmasının önemine değindi...

Başkan Yardımcısı Habibe Çıngıloğlu da uzun yıllardır kız çocuklarının korunması, hakları ve sosyal yaşamdaki yerlerine yönelik çok ciddi çalışmalar yaptıklarını, yurttan çıkan kızların ev kurmalarına ve evlenmelerine destek olduklarını, her türlü sorunlarında yanlarında yer aldıklarını anlattı...

 

LİSEYE DEVAM ETMEYENLERİN YÜZDE 94'Ü KIZ ÇOCUĞU

Bursa Barosu Kadın Komisyonu Başkanı Nevin Canbaz'a gelince... Gerçekten de çok önemli saptamalarda bulundu...

Şöyle ki:

"Aslında en temel hak yaşam hakkıdır. Kız çocukları doğar doğmaz toplumsal cinsiyet ayrımcılığına tabi oluyor. Biz toplumsal cinsiyet eşitliği diyoruz. Bazıları bize eşitmişiz gibi davranıyor, bazıları ise fıtrat gereği eşit olamayacağımızı söylüyor. İkisi de yanlıştır. Biz eşit haklar için mücadele ediyoruz. Doğumda, sokakta oynarken, eğitimde, iş  ve sosyal yaşamda eşitlikten yanayız..."

Ve "ilk öğrendiğimde çok üzüldüm" dediği 2014 yılı TÜİK verilerini paylaştı. Hakikaten de içler acısı...

"2014 yılında erken evlilik yapan 15 yaşın altındaki kız çocuklarının oranı yüzde 14... Çocuk gelin demiyorum, zira özendirme var bu tanımda. Çocuk evlilikler daha doğru. Çocuklar telkin ya da baskı ile evliliğe yönlendiriliyor. Hormonlar nedeniyle evliliği iyi bir şey sanabiliyor. Yanlış.

Yine TÜİK verilerine göre 181 bin 36 çocuk gelin var. 15 yaşın altında çocuk yaşta evlenmişler.

4 + 4 + 4 sisteminden sonra ortaokulu bitirip eğitim hayatına etmeyenlerin yüzde 94'ü kız çocuğu.

2014'te 626 bin 400 kız çocuğu açık liseye bile kaydolmamış, ortaokul mezunu olarak kalmış... "

Biz Baro'ya fiziksel, cinsel şiddet  nedeniyle başvuran kadınlara bakıyoruz. Çoğunluğu ilkokul, ortaokul ve lise mezunu. Üniversite mezunları daha ziyade psikolojik şiddet nedeniyle başvuruyor..."

 

EMPATİ / KUL HAKKI

Ardından söz alan Çocuk Gelişim Uzmanı Emel Baygöl ise "Empati"nin önemine vurgu yaptı...

İslamiyet'teki "Kul hakkı"nın aslında "Empati"ye karşılık geldiğini anlatan Baygöl; "Kul hakkına riayet edilse, empati yapılabilse toplumda şiddet diye bir sorun kalmaz" dedi...

Baygöl, "Ne yazık ki dünyada çocuk evliliklerinde 144 ülke arsında 55. sıradayız. Çocuk evliliklerinin olmadığı ülkeler İsveç, Finlandiya ve Norveç... İnternette bazen gençler bir şeyler paylaşıyorlar. Şöyle bir yazı okumuştum. Kadınlar insandır, erkekler insanoğlu." dedi...

Ve ardından öğrenilmiş çaresizliğe vurgu yaptı:

"Ne yazık ki kız çocukları öğrenilmiş bir çaresizlik içinde yetişiyor. Bizim de deniz yıldızı gibi bir kız çocuğunun elinden tutmamız gerekiyor. Toprak altımızdan kayıyor. Önce aileden başlamak gerekiyor. Eğitilmemiş cahil anneler içgüdüleriyle davranıyor ve kızlarına inanılmaz şiddet uyguluyor... Anneler babalar çocuklarıyla doğru iletişim kurabilseler, sorunlar daha kolay çözülüyor..."

 

CAHİL ANNELER / ANNELERİN EĞİTİMİ ŞART!

Yıllardır çocuklarla ilgili sorunlarla ilgilendiğini anlatan Baygöl şunları anlattı:

"Cinsel saldırıya maruz kalan çocuklar eğer anneleriyle konuşabilselerdi, başlarına gelenleri yaşamayacaklardı. Kızmadan eğitmemiz gerekiyor. Anne ve babaları nasıl davranacakları konusunda eğitmeliyiz. Ne yazık ki empati kurmayı beceremiyoruz.

 3 yaşındaki bir çocuk arkadaşını kaydıraktan ittiğinde ceza veriyoruz. Disiplin anlayışımız mum edip şamdana dikmek. Oysa çocuğa empati kurmasını öğretmek, yani 'Arkadaşının canı yanabilirdi. Senin başına aynı şey gelseydi senin de canın yanardı. Arkadaşının canını yakmak istemezsin' diyerek anlatılsa, çocuk empati kurmayı öğrenecek. Disiplinde nasıl doğru davranacağını öğretmiyoruz... Cahil anneler sadece kendilerini düşünüyorlar. Öz baba kızını taciz ediyor, anne dönüp yatıyor. Soruyorum anneye 'Neden?' 'Beni de döver, gidecek yerim yok' diyor. Anneyi eğitmeden bir yere varamayız...
Temel anahtar sevgi. Ebeveynlerin  çocuklarına 'Başına ne gelirse gelsin, her durumda seni seviyorum' demeleri gerekiyor. Çocuklara değer vermek gerekiyor. Değersizlik sorunların kaynağı. Değer verilmeyen birey saldırganlaşıyor...."

 

Not: Bursa Barosu Kadın Komisyonu Başkanı Nevin Canbaz'ın vurgu yaptığı çok önemli hususlar vardı. Sayfaya sığdıramadım...  Onları da başka bir gün sizlerle paylaşacağım..