Eğitim-İş'ten eğitime karne

H. Gül KOLAYLI 15 Haziran 2019 Cumartesi, 06:03

Eğitim-İş Sendikası Bursa Şubesi Başkanı Özkan Rona ve şube yöneticileri tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası önünde düzenlenen 2018-2019 eğitim-öğretim yılı değerlendirme toplantısında İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger'e karne verilerek temsilen sınıfta bırakıldı. 
İronik temsili ders ve notlara gelince; şöyle:

"Okul Güvenliği: 1"; "Kariyer ve Liyakati Önemseme: 0"; "Şaibeli Mülakat: 5"; "Eğitim Planlaması: 0"; "Bilgi Paylaşımı ve Şeffaflık: 0"; "Eğitimi Siyasallaştırma: 5"; "Özgüven: 0"; "Hukuka Saygı: 0"; "Sendikalarla İletişim: 0";  "Mobbing ile Mücadele: 0"; "Okullar Arası Ayrımcılık: 0"; "Başarıyı Artırma: 0"

Başkan Özkan Rona; verilen notları gerekçelendirerek temsili dersler üzerinden İl Milli Eğitim uygulamalarını eleştirdi.

GÜVENLİK VE LİYAKAT

Söze okul güvenliği ile başlayan Rona; "Geride bıraktığımız bir yıl boyunca okullarımızda gerçekleşen şiddet olaylarında önceki yıllara oranla bir azalma görülse de eğitim ortamlarında şiddeti tamamen ortadan kaldırmak, okulların güvenlik ihtiyacını karşılamak eğitim yöneticilerinin öncelikli görevleri arasında yer almalıdır" dedi.
Özkan Rona kimi okullarda güvenlik hizmetinin olmadığını, kimisinde ise veliler tarafından karşılandığına dikkat çekti.

Kariyer ve liyakate vurgu yapan Rona, mülakatlarda bol puanlar verilerek hak etmeyen kişilerin yönetici olmalarının sağlandığını ve bunun sonucunun eğitimdeki kalite düşüşü olduğunu savundu.

Bursa'da eğitimin en önemli sorunlarından birinin de planlama hatası olduğunu söyledi. Ardından da depreme dayanıksız olduğu gerekçesi ile yıkılan okulların yerine yenisinin 2 yıldır yapılamadığına dikkat çekti, şehir merkezindeki bazı okullarda öğrenci sayısının 49'a ulaştığını söyledi.

BURSA LGS'DE 46. SIRADA

Bursa'nın son yıllarda eğitim başarısının düştüğüne değinen Rona, "Son yapılan LGS'de sınavla öğrenci alan okullara yerleşen öğrenciler düzeyinde ülke genelinde ancak 46. olabilmiştir. Bursa'nın en başarılı yüzde 10'luk dilimdeki öğrencileri bile 46. sırada ise geriye kalan yüzde 90'lık kesimin durumunu düşünmek bile istemeyiz" dedi.

 "Eğitim toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren ciddi bir iştir. Bu nedenle eğitsel veriler tüm kesimlerle şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır" diyen Özkan Rona, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün, hangi sınıf seviyesinde Bursa'da kaç öğrenci olduğuna dair en temel bilgilerin talebine bile olumsuz yanıt verdiğini anlattı.

Ve "Şayet Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu sayısal verilerden habersiz ise durum son derece vahimdir. Eğer bildikleri halde gizlemeyi seçiyorlarsa o halde gizlemek zorunda oldukları bir tablo var demektir!.." dedi.

Rona, özgüven başlığı altında İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bazı tutumlarını eleştirerek "Özellikle de adrese dayalı kayıt döneminde oluşan karmaşa ortamında, ne yapacağını bilmeyen öğrenciler ve veliler çaresizce ortada dolaşırken en yetkili ağız olarak kamuoyunu yönlendirme ve bilgilendirme konusunda sessiz kalmayı tercih etmiştir" diye konuştu.

SENDİKALAR ARASI İLETİŞİMSİZLİK

Hukuka dair çekincelerini dile getirdi:

"Bursa Milli Eğitim'i öğretmenlere açılan soruşturmalar ve verilen disiplin cezaları ile ülke genelindeki derece yapmıştır."

Başkan Rona, İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger'in göreve yeni başladığı ilk günlerde daha yapıcı tavır gösterip sendikalarla toplantı yaptığını ancak bu toplantıların tekrarlanmadığını ve sendikalarla iletişimin kesildiğini anlattı...
Eğitim-İş'in okullarda yürüttüğü mobbing araştırmasına atıfta bulundu, mobbingin Bursa milli eğitiminde artarak yaşanan bir sorun olduğunu ve çözüm konusunda adım adımladığını söyledi.

Özkan Rona'nın gündeme getirdiği bir konu da okullar arasındaki ayrımcılık oldu. "Okullarımız arasında yapılan ayrımcılık nedeniyle özellikle İmam Hatip Okulları dönemin okulları olarak öne çıkarılmaktadır" diyerek geçen yıl adrese dayalı kayıt sistemi döneminde çok sayıda öğrencinin istemediği okula yerleştiğini anımsattı.

Eğitimin siyasallaştığını öne süren Başkan Rona şunları söyledi:

"Okullarımız bilim yuvası olmalı, çocuklarımızı ve gençlerimizi alanında uzman öğretmenler bilimin ışığında yetiştirmelidir. Ancak son dönemlerde okullarımız cemaat ve tarikatların çalışma sahasına dönüştürülmüştür. Sözde bakanlıkla yapılan protokoller yoluyla cemaat mensupları değerler eğitimi vermek bahanesiyle okullara girmekte, öğrencilerimize cemaatleri tanıtmakta hatta cemaat liderlerinin kitaplarından ödev dahi vermekteler.

Çeşitli vakıflar ile yapılan protokol gerekçesi ile yürütülen çalışmalarda, protokole aykırı olmasına rağmen velilerinden izin almadan, dersleri alınarak yıl boyunca öğrencilerimize zorla cemaat eğitimleri yapılmıştır. Eğitim alanında yeterliliği olmayan tarikat - cemaat ilişkili birçok kişi "motivasyon eğitimi" , "yazarlarla buluşma" gibi etkinlikler adı altında okullara getirilmiş, öğrencilerimize siyasi yönlendirmeler yapılmıştır."

PARTİ SEMBOLLERİ OKULLARDA

Ve siyasi parti sembollerinin okullara kadar girdiğini söyledi...

Özkan Rona hafta içerisinde sosyal medyada yaptığı bilgilendirmede "Okul koridoru ve müdür odasına Rabia sembolleri asan okul müdürü hakkındaki şikâyetimizde müfettişler 'iddialar subuta ermedi' diye rapor düzenleyip konuyu kapatmışlardır" diyerek başlangıçta kaldırmayı reddeden yöneticinin sonrasında sembolleri söktüğünü yazmıştı...

 Kendisine bu konuyu sordum; Rona okullarda hangi parti olursa olsun siyasal sembollere karşı olduklarını söyleyerek yöneticilerin tabi olduğu 657 sayılı yasanın 7. maddesinin tarafsızlık ve devlete bağlılık ilkesi gereği herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamayacaklarını hatırlattı. Ve konuyu yargıya taşıyacaklarını da söyledi.