Eğitimli kadınlar da dayak yiyor!

H. Gül KOLAYLI 02 Ocak 2015 Cuma, 11:00
En kabul etmeyenlerin bile zaman zaman itiraf etmek zorunda kaldıkları bir durum toplumsal cinsiyet ayrımcılığı... ..Ve buna bağlı olarak gelişen şiddetin en uç noktası ise taciz, tecavüz, dayak, yaralama, öldürme... Geçen gün bankacı genç bir kadının başına gelenler akla zarar! Boşandığı ve kendisi gibi bankacı olan eşi ile devlet memuru olan kayınbiraderi tarafından öldüresiye dövülmüş... Saçları kesilmiş, ayakla basılarak parmakları kırılmış, 2,5 saat süren işkence sonunda tanınmaz hale getirilerek bırakılmış... Olay yargıda... Genç kadının savcılıktan can güvenliği olmadığı gerekçesiyle koruma talebi de var... Ama... Şu da var: Kadını bu hale getiren iki adam şu anda normal yaşamlarına hiçbir şey olmamış gibi devam edebiliyorlar... Ve... Bu genç kadın üniversite mezunu... Ona bu işkenceyi reva görenler de öyle... Hani, eğitim eğitim diyoruz ya... Erkek egemen toplumda kimi zaman çözüm olamayabiliyor... Ben bu genç kadın gibi çok sayıda eğitimli, meslek sahibi kadının eşinin şiddetine maruz kaldığını biliyorum... Haa... Psikolojik ya da ekonomik şiddeti saymıyorum bile... Mevzu bildiğimiz dayak hadisesi... Aralarında öğretmen, esnaf, yönetici hatta akademisyen, hukukçu ve sağlıkçı olanlar bile var...     MOR SALKIM KADIN DERNEĞİ Bu nedenle de kadına dair faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının, belediyelerin ve kamu kurumlarının faaliyetlerini çok önemsiyorum... Bilen bilir... Kadına dair, kim ne üretirse, tarafsız bir şekilde destek vermekten asla kaçınmıyorum... Bursa'da kadına dair sahada, yani mahallelerde, köylerde projeler üreten, kadına hatta erkeğe dokunarak iş üreten hak temelli derneklerin başında ise Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği geliyor... Topu topu 2 yıllık geçmişine karşın pek çok iş üretti... Dilek Üzümcüler'in başkanlığını üstlendiği derneğin yönetim Kurulunda Fatoş Birinç, Burcu Üzümcüler, Suzan Künbi, Nilgün Berk, Hatice Aygün ve Nur Üzümcüler yer alıyor... Kurulur kurulmaz, şiddet mağduru kadınlara yaklaşımdan tutun da aklınıza gelebilecek pek çok konuda eğitim çalışmalarına ağırlık verilen Mor Salkım daha sonra art arda yerel, ulusal hatta uluslar arası platformlarda söz sahibi olan bir derneğe dönüştü... Mesela Hessen Eyaleti ile bir AB projesinde buluşan Mor Salkım, şimdilerde Hessen Eyaleti Entegrasyon ve Uyum Bakanlığı ve Violet Kadın Derneği işbirliğinde farklı bir projede yer alma aşamasında... Nisan ve Mayıs ayında Mor Salkım'dan Burcu Üzümcüler ve bir isim daha Almanya'ya gidecek ve üç hafta eğitim alacak... Asıl amaç, Almanya'daki standartlarda bir sığınma evi oluşturmak üzere derneğin bir vakfa dönüşmesi... Daha önce BM Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında Dilek Ağacı'nın da olduğu bir projeyi Bursa'da Soğanlı, Emek ve Elmasbahçeler'de hayata geçiren, kadınların yanı sıra erkeklerle de atölye çalışması sürdürülmüştü.. . BM tarafından "Şiddetsiz Bir Dünya İçin" başlığı altında 12 ilde bir film çekiliyor... Mor Salkım BM Kadın Dostu Kentler Programı'ndan hibe desteği alan ilk dernek olarak bu filmin önemli aktörlerinden birine dönüştü... En çok ilgi çeken yanları ise "Dilek Ağacı" oldu.. Ayrıca Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği, şiddet mağduru kadınlarla doğrudan temas odaklı çalışmaları da yürütüyor... Ki, faaliyetlerinin en önemli ayaklarından birisi de budur...   -------------------------- Kalp krizi geçirenler dikkat!   Ramazan Arslan çiftçi... 1960 doğumlu... Dün saat 16.00 civarında Bursa dışından gelen misafirleriyle Ulucami'nin karşısındaki Ömür Köftecisi'nde köfte siparişi beklerken göğüs ağrısı başlayınca... Hemşire olan kızıyla birlikte derhal Muradiye'deki Bursa Devlet Hastanesi'ne gidilir... Tansiyonu 21/15 ölçülür... Ölçüm yapan erkek hemşire "Kalp krizi geçiriyor olabilir" der ve sarı alana yönlendirip doktorun bakması gerektiğini söyler... Ancak doktor bakmaz, hasta ve hasta yakınları da itiraz edince tartışma yaşanır. Ancak hastanın sağlık mensubu olan kızı hemen babasını Özel Hayat Hastanesi'ne getirir, EKK çekilir, "Kalp krizi geçirdiği" saptanır. İlk müdahalenin ardından Yüksek İhtisas Hastanesi'ne sevk edilir. Ve hemen Uz. Dr. Kemal Karaağaç ve Dr. Utku Parlak'ın olduğu ekip tarafından acilen anjiyoya alınan hastaya stent takılır ve ardından da yoğun bakıma alınır... Hasta yakınları ve orada bulunan tanıdıkların belirttiğine göre, Özel Hayat ve Yüksek İhtisas Hastanesi'nde hasta ile çok ilgilenilmiş ve hiç bekletilmeden gerekli tüm müdahaleler yapılmış... Hasta yakınları bu iki hastaneye de müteşekkir... Sonuçta Bursa Devlet Hastanesi'nde beklemeye devam etseydi hastanın akıbetinin ne olacağını bilemem... Görünen o ki, kalp krizi şüphesi olan durumlarda doğrudan Yüksek İhtisas'a gitmek daha akıllıca olan bir durum...