Engellilere  yaşatılan ‘toplumsal engeller’

H. Gül KOLAYLI 24 Aralık 2017 Pazar, 06:00

Türkiye Sakatlar Derneği Bursa Şubesi her ay üyelerine yönelik bilgilendirme toplantıları düzenliyor. Şube Başkanı Müzeyyen Yıldırım  öncülüğünde düzenlenen etkinlikte sorunlar ve çözümleri, yasalardaki son durum gibi konular konuşuluyor.

Dün Ördekli Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2017 yılının son toplantısına Türkiye Sakatlar Derneği Genel Başkanı Şükrü Boyraz, Genel Sekreter Yılmaz Demirel ile Hukuk Müşaviri Özlem Alp  katıldı.

Toplantıda konuşan Genel Başkan Şükrü Boyraz gönüllü çalışmalara ilginin her geçen gün azaldığına dikkat çekti:

"Buradaki herkes çok değerli. Elene elene kalburüstünde kalan bizler de sahayı terk edersek, bana ne dersek, yarın mahallemizi, şehrimizi, ülkemizi kaybedeceğiz. İnsanlar bunun farkında değil. Burada eğer kömür, giysi, erzak dağıtıyoruz, deseydi; insanlar kuyruk olur caddeye taşar, trafik tıkanırdı..."

ENGELLİ MAAŞLARINDA KESİNTİ

Genel Başkan Boyraz, engellilere maaş yasası olarak bilinen 2022 sayılı yasanın salında 1976 yılında çıktığını, çok ciddi bir çalışma yürüttüklerini hatta o tarihte Bursa'dan 6 kişinin de Ankara'ya gelerek Meclis'e birlikte gittiklerini anlatarak şunları söyledi:

"Ne yazık ki, 1976 yılında çıkan 2022 sayılı yasa 2013 yılında değiştirilmiş ve on binlerce engelli ve yaşlının maaşı kesildi. 2022 sayılı yasa değişmeli ve ihtiyaç duyan işsiz her engelli ve yaşlıya gelir bağlanmalı...  Yasa değiştikten sonra engellinin birlikte yaşadığı annesi, babası ya da eşi sigortalı ise o kişi 2022'deki maaş hükmünden yararlanamaz oldu. Hatta geriye dönük cezalar verildi. Biz Meclis'te grubu bulunan tüm partileri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı'nı hepsini ziyaret ettik.  Ak Parti başta 'Tamam haklısınız' dedi.  Ancak günün akşamında yasanın devamı için el kaldırdı. Diğer üç parti engelliler yasası için bir araya gelebildi. Değişmesi için oy kullandılar. Ancak güçleri yetmedi ve mağduriyetler devam ediyor..."

Şükrü Boyraz'ın dikkat çektiği hususlardan biri de Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında yaşanan sorunlardı...

Hani devlet tekerlekli sandalye, ortez, protez veriyor, diye biliyoruz ya...  İşin aslı hiç de öyle değil...

AKÜSÜ 2 BİN 500 LİRA!

Boyraz sağlık tebliğlerindeki ödeme hükümlerine dikkat çekti:

"Engelli arkadaşların kullandığı bez, torba, adaptör, sonda gibi tıbbi malzemelere  sınırlama getirildi. Tekerlekli sandalyeleri 5 yıl  kullanmak zorundasınız. 

Tekerlekli sandalye insanların giydiği ayakkabı gibidir, bedeniyle orantılıdır. Siz kırk numara ayağınıza 38 numara ya da 45 numara ayakkabı giyerseniz yürüyemezsiniz. Aynı durumdur. Defalarca anlatmamıza rağmen bir sonuç elde edemedik.

Akülü sandalye için 2 bin 500 lira ödeniyor. Aküsü bile daha fazla ediyor. Bunun da çalışıyorsanız yüzde 20'sini, emekliyseniz yüzde 10'unu kesip kalanını ödüyor.

Ayrıca akülü sandalye için şartlar sıralanmış, her iki ayağınız da tutmayacak, bir kolunuz olmayacak, kalp ya da akciğer hastası olacaksınız..."

 CİHAZ, ORTEZ PROTEZ ÖDEMELERİ ÇOK YETERSİZ!

Ardından da ortez ve protezlerdeki fiyat farklarını gündeme getirdi:

"Çocuk felci geçiren arkadaşlarımızın yürümesi için ortez gerekli;  en ucuzu 3 bin lira! Devletin ödediği 700 lira...

Ondan da çalışıyorsa yüzde 20, emekliyse yüzde 10 katkı paylarlı kesiliyor. Takma ayaklarda iyileştirme yapıldı. Kişinin gençliğine, aktifliğine göre karşılanıyor. 40, 45 bin liraya kadar hareketli protezleri ödüyor. Kişi kırk yaşın altındaysa, çalışmıyorsa, aktif değilse normal ayak takacaksın diyor, onunla da yürümesi zor, kişinin yaşamı zorlaşıyor..."

Engelli bireyin genç yaşlı, pasif aktif diye ayrıştırılmasını eleştiren Boyraz şöyle konuştu:

"Ayrımcılıkla bizi baş başa bırakıyor. Anayasa'nın 60. Maddesi  'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı haklar konunda eşittir' diyor. Eşit kelimesini ele aldığımızda şu da var. Anayasa'nın 42.  Maddesi 'Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz' deniyor. 9,5  10 milyon engelli var, 2,5 ya da  3 milyonu okul çağında. Yüzde 7'si orta öğrenimi tamamlayabiliyor, yüzde 2'si üniversiteye gidebiliyor.

Nerede kaldı eşitlik? Çünkü az önce saydığım unsurlar etken. İşitme cihazına 300, 500 lira veriyor. En ucuzunun tek kulağı bin 500,  2 bin lira arası. Artı frekansa göre bireyin ihtiyaç duyduğu işitme cihazı farklı oluyor. Ben iki bin liralık cihazla duyabilirim, o 20 bin liralık cihazla! Hayır, sana 500 lira vereceğim, deniyor..."

ÇALIŞMAK EN DOĞAL HAKKIMIZ

Toplumun içtiği suya bile vergi verdiğini anımsatan Şükrü Boyraz sözlerini şöyle sürdürdü:

"En çok vergiyi biz topluyoruz. Ama geriye dönüşe baktığımızda sadakayla besleniyoruz. Biz bunu hak etmiyoruz. Eğitim alamadığımız için istihdam da olamıyoruz. Devlette 20 bin engelli kadrosu açık, özel sektörde de yüzde 70 açık. Özel sektör 'istihdam ettiğim bir kişiye ödediğimin üç katını kazanamazsam çalıştırmam' diyor.. 'İşyerine gelemez, servis koysam olmaz! Diyelim ki geldi, bina uygun değil yemekhanesi, tuvaleti uymaz' diyor. Özetle 'Engelli evde otursun' deniyor...

Biz ne yapıyoruz. Evimizde oturuyoruz her insan gibi eğitim alıp, devlete millete faydalı olmak ailemize kambur olmamak için çalışmak  istiyoruz. En doğal hakkımızdır. Bunu için mücadele edecekse, bir  araya geleceksek başarırız..  Biz yılmayacağız.."

Önceliklerinden birisinin de engel nedenlerini ortadan kaldırılması olduğunu belirten Boyraz

"Önceliklerden birisi de engel nedenlerinin ortadan kaldırılmasıdır. Akraba evlilikleri, savaşlar kazalar gibi! Almanya maden şehridir, son 30 yılda 3 kişi ölmüştür. Bizde yüzlerce insan yaşamını yitiriyor. 'İyi biriydi, yerin altında kaldı, fıtrat' deniyor. Yani eğitimde, güvenlikte, sağlıkta, sosyal yaşamda, istihdamda eşitlik için mücadele edeceğiz. Deniz yıldızı gibi" diye konuştu.

3 ARALIK KUTLANMAZ! FARKINDALIK ÇALIŞMASI YAPILIR!

Türkiye Sakatlar Derneği Genel Sekreteri Yılmaz Demirel ise  hiç kimsenin dünyaya gelirken engelli olmayı seçmediğini hatırlatarak  "Hepsi de sistemin sonucu. Kazalar akraba evliliği güneydoğudaki güvenlik sorunları nedeniyle ortaya çıkıyor..." dedi..

Engellilere yönelik istatistiki çalışmalar ile araştırmaların yeterli olmadığına, her bir engel grubunun kendi içerisinde sorunlar yaşadığına dikkat çekti...

Ardından da şöyle konuştu:

"3 Aralık Engelliler Günü'ydü. İstanbul'da bir belediye başkanı '3 Aralık Engelliler Gününüzü kutlarım' diye afiş astırdı. İyi ki engeliniz var, demek gibi bir şey bu. Oysa defalarca anlattık, 3 Aralık Engelliler Günü de, 10 Mayıs Sakatlar Haftası da, engellilere yönelik farkındalık yaratmak için çalıştığımız günlerdir, kutlama yapmayız... "

SAĞLAM İNSANLARIN VİCDANI!

Ardından da iç acıtan bir tespit yaptı:

"Bize sağlam insanların vicdanı olarak bakıyorlar. Zekat, fitre mi verilecek, mahallede bir engelli var, ona verelim. Sakatlar Derneği'nin tek bir amacı var. Engellinin kendi hayatını idame ettirmesi. Hak eksenli çalışır, sadakaya muhtaç etmeden, engellilerin özgürleşmesin savunan bir yapımız var. Sağlam toplumla bütünleşmemiz zor. Biz eşit yaşam istiyoruz. Hayatın her alanında...."

Demirel de eğitime dikkat çekti:

"Eğitim alırsak kendi istihdamımızı da yaratırız diye düşünüyoruz. Tüm bunlarla birlikte umutsuz da değiliz. Umutsuz olduğumuz zaman kaybederiz. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Sürekli ileriye gitmemiz lazım. Çaba ve gayretimiz hep  bu oldu. Mermeri delen suyun kuvveti değil sürekliliğidir..."