Erkekliğine dokunmuşmuş!..

H. Gül KOLAYLI 06 Kasım 2015 Cuma, 07:50

İster eski ya da mevcut sevgilisi, nişanlısı, boşandığı /boşanmak üzere ya da evli olduğu eşi tarafından...

İsterse hiç tanımadığı ya da öylesine tanıdığı herhangi bir ilişkisinin olmadığı biri tarafından sırf kadın olduğu için tecavüze uğrayarak öldürülsün...

Hiç fark etmiyor...

Tüm tecavüzcü sapık canilerin ve kadın katillerinin sığındığı bahane :

"Erkekliğime dokundu!.."

Tıpkı Özgecan'ı öldüren caniler gibi, tıpkı Dalyan'da öldürülmeden önce cinsel tacize uğrayıp suya atılan 18 yaşındaki Cansu Kaya gibi...

Tıpkı sırf "Hayır" dediği için öldürülen Gemlikli üniversite öğrencisi Dilay Gül gibi...

Ve son olarak tüm tecavüz odaklı kadın cinayetlerinin "Bir tekrarı" olan 39 yaşındaki müzisyen Değer Deniz'in tecavüz edilerek boğulmasında olduğu gibi...

GERÇEK ORTAYA ÇIKINCA...

Evinde boğularak öldürülmüş halde bulunmuştu...

Önceleri hırsızlık sanıldı...

Otopsi sonrasında tecavüz edildiği ve ondan sonra da öldürüldüğü çıktı ortaya...

Katil, evden kaçarken, kadının henüz yaşadığını anlatıyordu itirafında...

Zaten sapık katil de tecavüz ortaya çıkmadan önce, "Hırsızlık için girdiği"ni itiraf ederken...

Maddi tecavüz bulguları DNA'sıyla eşleşince...

Tüm kadın katillerinin başvurduğu "Namusuma, erkekliğime dokundu" kisvesine sığınıyor...

Ve bir sürü hikaye uyduruyor...

TAHRİK İNDİRİMİ!

Değer'in kadın kimliğinden yola çıkarak, aşağılayan, değersizleştiren suçlayıcı ifadeler...

 "Köpek bakarken tanışmış";

"Bali içerken görmüş, gel evimde iç" demiş,

"Sevgililermiş!.."

"Sen erkek değilsin" demiş...  

Kız onun erkeklik gururunu incitmiş, öldürmüş, pişmanmış.

Oysa camdan giriyor. Telefon kablosuyla ellerini bağlıyor. Kemerle de boğazını sıkıyor.  Hem hırsızlık yapıyor, hem tecavüz ediyor, hem de boğarak öldürüyor...

Güya çocuk!..

Cinayeti işlediğinde kimliğine göre 17 yaşında!

 Oysa ancak evli, bir çocuk babası!..

"Çok pişmanım. Dışarıda çocuğum, sevdiklerim" var diye ifade vermiş...

DEĞER KENDİNİ SAVUNAMAZ Kİ!

Ya Değer'in kardeşleri, annesi, babası, arkadaşları başta olmak üzere tüm sevenleri... Nasıl bir azap içindeler şimdi...

Yaptıkları açıklamada, kadın katili caninin iddialarının tamamen uydurma olduğunu belirtiyor ve en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorlar...

Şu gerçek... Katil tahrik ve iyi hal indirimini biliyor...  Ya da birileri iyi öğretmiş...

Ölen kadının kendini savunması, "Hayır ben onu tanımam bile" deme şansı var mı?

Yok...

Adamın tek derdi,  tahrik indirimi almak! Dersini ezberletmişler!..

Bir de kravat takıp "Efendi" rolünü iyi oynadığında üstüne bir de "İyi hal" cilası...

UYGULAMALAR SORUNLU

Öte yandan kadın cinayetleri sürüp giriyor...

Son 4 gün içerisinde 3 kadın daha, boşanmaya çalıştıkları ya da boşandıkları eşleri tarafından katledildiler.

Aslında hep söylenegelen bir husus:

"Yasalarımız iyi, sorun uygulamada!"

Özellikle Fatma Şahin'in Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığı döneminde çıkan yasalar AB standartlarında, hele imzalanan İstanbul Sözleşmesi hayata geçirilse, kadın cinayetleri önemli ölçüde engellenir...

Ne yazık ki, sonraki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanları, Fatma Şahin ile başlayan süreci geliştiremediler...

Yasaları uygulayacak olanlar kim?  Savcı ve hâkimler...

Benzeri davalarda çok farklı cezalar çıkabiliyor...

Mesela...

Geçtiğimiz hafta içinde... Biri yüz güldüren, diğeri ise insanı hayrete düşüren iki karar var...

Hastanede refakat ettiği 4,5 yaşındaki çocuğa cinsel tacizde bulunan kişiye İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, önce TCK'nın 10/2. Maddesi gereğince 18 yıl hapis cezası, ardından da gözetimindeki çocuğa bunu yaptığı için yarı oranında artırarak en ağırından 27 yıl hapis cezası verirken...     

İYİ HAL İNDİRİMİ!..

Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise 14 yaşındaki kıza döverek tecavüz eden ve hamile bırakan sanığa önce 14 yıl, daha sonra da iyi hal indirimine giderek 11 yıl 8 ay hapisle cezalandırılmasına hükmedebiliyor...  

Kızın ruh sağlığı bozulmadığından, ceza oranını artıran kanun maddesini de uygulamıyor...

Demek ki, tecavüze uğradıktan sonra mümkünse, delireceksin ki, aklın başında diye sapığın cezası hafiflemesin!

İşte... Kadın katili ve tecavüzcülerin elini en çok rahatlatan da bu tür ceza uygulamaları;

"Nasıl olsa, birkaç yıl yatar çıkarım" diyorlar...