Felsefe öğretmen adaylarının talebi

H. Gül KOLAYLI 16 Temmuz 2016 Cumartesi, 08:49

İki pırıl pırıl genç öğretmen adayı ziyaretime geldi...

Semira Akan, Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü mezunlarından...

Zehra Aytaç ise Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirmiş...

Her ikisi de pedagojik formasyon almış yani "ataması olmayan" öğretmen adaylarından...

Gençler, üretmek, öğrencilerine, ülkelerine, ailelerine ve kendilerine katkıda bulunmak istiyorlar...

Ve bunu da çok isteyerek okudukları bölümdeki bilgilerin kullanıldığı bir alanda, yani Felsefe öğretmeni olarak yapmak istiyorlar.

Beni ziyaret nedenlerine gelince...

Felsefe öğretmen adayları olarak bir platform oluşturmuşlar...

Felsefe öğretmenlerine ayrılan kontenjanın artırılmasına yönelik Milli Eğitim Bakanlığı'ndan bir talepleri var...

Ancak bu talep altı boş bir istek değil...

Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu yıl ortaokul 7. ve 8. sınıflara koyduğu "Düşünme Eğitimi Dersi" var...

Dersin amaçları yönetmelikte şöyle sıralanmış:

"Analitik düşünme becerisi kazanır, doğru yanlış kavramlarını değerlendirir.

Herhangi bir bilgiyi nasıl edindiğini açıklar...

Düşüncelerini aktarırken, dili doğru ve özenli bir biçimde kullanır.
Kelimelerin anlamda yarattığı değişiklikleri çözümler...

Eleştirel düşünme becerisi kazanır.

Kuşku, merak, dikkat ve sabrı düşünme sürecinde bir değer olarak kabullenir.

İnsan hakları konusunda duyarlılık geliştirir...

İnsan özgürlükleri konusunda duyarlılık geliştirir..."

Buna karşılık gelen Felsefe lisans derslerine gelince:

"Mantık, Bilgi Felsefesi, Felsefe ve Edebiyat, Felsefede Metin Çözümlemesi, Felsefede Eleştirel Düşünme, Değer Felsefesi, İnsan Hakları, Özgürlük Sorunu..."

Felsefe bölümü mezunu öğretmen adayları kendi aralarında, Türkiye genelinde bir sosyal medya haberleşme ağı ve platform oluşturmuşlar...

Bursa'da da seslerini seçilmişlere ve atanmışlara duyurmaya çalışıyorlar.
Diyorlar ki;

"Okullarda verilecek olan 'Düşünme Eğitimi' dersini en iyi verecek olanlar bizleriz. Biz bu eğitimlerin felsefe grubu öğretmenleri tarafından verilmesini istiyoruz.  Dersin içeriğini inceledik. Bizim 4 yıllık lisans eğitimi boyunca edindiğimiz bilgilerle örtüşüyor.

İçerik ve kaynakça olarak hepsi Felsefe bilimini ilgilendiren konular. Şu anda 'Türkçe ve Sosyal Bilgiler öğretmenleri tarafından da verilebilir' deniyor.

Biz Felsefe grubu öğretmenleri tarafından verilmesini istiyoruz..."

Öte yandan Aytaç ve Akan, Türkiye'de atanamamış ya da KPSS'ye hazırlanan 30 bine yakın Felsefe öğretmeni olduğu bilgisini paylaştı...

Milli Eğitim Bakanlığı'nın açtığı kontenjan ise sadece 239...

Gençler diyor ki:

"Biz KPSS'den 85 bile alsak, atanma şansımız yok! Şu anda 'Düşünme Eğitimi Dersi'ni Felsefe öğretmenleri verecek olursa bu sayı bin 500'e çıkacak.  Türkiye'de 17 bin ortaokul var...

Bizler Felsefe grubu öğretmenleri olarak öğrencilere çok daha yararlı olacağımızı düşünüyoruz.  Zira konuların hepsi bizim 4 yıl boyunca eğitimini aldığımız alanlar...

Ayrıca evde oturmak için de 4 yıl okumadık. Atanamadık ki, çocuklara yararlı olalım..."

Semira Akan ve Zehra Aytaç, "Hazır yeri gelmişken, bir talebimiz daha var" diyerek, liselerde Mantık, Psikoloji ve Sosyoloji derslerinin zorunlu olmasını gündeme getirdi...

Ardından da eklediler:

"Bunlar seçmeli. Sadece Felsefe dersi zorunlu. Felsefeye karşı bir önyargı var. Biz bunu da kırmak istiyoruz..."

Felsefe, gençlerin pek tercih ettiği bir alan değildi...

Her iki gence de nedenini sordum; öğretmenleriydi... Okuldaki öğretmenleri Felsefe dersini sevdirmişti... 

Geriye dönme şansınız olsa, yine Felsefe okur muydunuz, diye sordum... Her ikisi de "Yine okurduk. Biz Felsefe bilimini çok seviyoruz " dediler...

Başta da demiştim, pırıl pırıl gençler... Niyetleri halis, yolları açık olsun...

 

 

YETKİLİLERE AÇIK MEKTUP

 

Semira Akan ve Zehra Aytaç, TBMM'de Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Toplantısı'na katıldıklarını ve bazı milletvekillerinin yanı sıra Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile görüştüklerini anlattı... TBMM Başkanı'na, milletvekillerine, bakanlara yazdıkları mektup var, Felsefe Grubu Öğretmenleri olarak...

Aynen şöyle:

"Bizler sayısı 30 bini aşmış, atama bekleyen Felsefe Grubu Öğretmenleriyiz. Ortaöğretim müfredatında yer alan Psikoloji, Sosyoloji, Mantık derslerimizin ders saatlerinin az ve bu derslerin seçmeli olması dolayısıyla Felsefe Grubu'na ayrılan kontenjan azlığından atanamıyoruz.

Son üç yıldır ilköğretim ve ortaöğretim branşları içinde KPSS taban puanı en yüksek olan branş durumundayız.   

Özel sektörde de eğitim gördüğümüz alan ile ilgili çalışma imkânları çok kısıtlıdır. Bu sebepten dolayı yeterli derecede istihdam alanı bulamamaktayız.

Atanamadığımız ve özel sektörde de iş bulamadığımız için ilerleyen yaşlarımıza rağmen ailelerimizden ve arkadaş çevremizden maddi destek almak durumunda kalmaktayız.

Bu durum, birer yetişkin olarak hem onurumuzu hem de psikolojimizi ciddi şekilde olumsuz etkilemektedir.

Ekonomik bağımsızlığımızı kazanamadığımız için Yükseköğretim'den kalma katkı/öğrenim borçlarımızı ödeyemiyor, aile kuramıyor, günlük ihtiyaçlarımızı karşılayamıyor ve geleceğe dair uzun vadeli planlar kuramıyoruz.

İlköğretim 6. ve 7. sınıf müfredatında yer almaya başlayan 'Düşünme Eğitimi' dersi bizim için bir umut kapısı oldu. Ders içerik olarak tamamen Felsefe alanına aittir.

Dersin kılavuzu ise Felsefe alanından uzman öğretim görevlileri tarafından hazırlanmıştır.

 Ancak ortaöğretim branşındaki öğretmenlerin ilköğretim derslerine girememesi sebebiyle bize ait olan 'Düşünme Eğitimi' dersine giremiyoruz. Siz de takdir edersiniz ki bu sıkıntı ancak mevzuatta yapılacak bir değişiklikle giderilebilecektir.

Netice itibarıyla kısa vadede alanımıza ait olan 'Düşünme Eğitimi' dersine girebilmemiz için ilgili mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması öncelikli talebimizdir.

Ayrıca bize ait olan derslerin (Psikoloji, Sosyoloji, Mantık) zorunlu olmasını ve uzun vadede atama bekleyen sayımızın eritilmesi için Felsefe Grubu'na ait yeni istihdam alanlarının açılmasını saygılarımızla arz ve talep ederiz."