Felsefecilerin talihsizliği…

H. Gül KOLAYLI 04 Ağustos 2016 Perşembe, 07:04

Kent gündemi kökten değişti...

15 Temmuz öncesinde yazdığım yazılara şöyle bir göz attım...

30 Haziran'da, DOSAB Termik Santrali'nin dünya akademisyenlerinin de gündeminde olduğunu yazmışım...

Ne yazık ki, ÇED Raporu iptal edilen DOSAB Termik Santrali için, yeni ÇED Raporu süreci başlatıldı...

DOSAB TERMİK SANTRALİ / CEMİL  AYDIN

Dün MHP Osmangazi Belediye Meclis Üyesi Grup sözcüsü Cemil Aydın bir açıklama yaptı... Diyor ki:

Mahkeme kararına, halkın tüm itirazlarına rağmen DOSAB Termik Santrali'ni kurmak isteyen yönetime karşı Osmangazi Belediye Başkanlığı ve Meclisi kendi ilçemizde faaliyete geçirilmek istenen bu santrale karşı olduğunu, açık, net, fakatsız bir şekilde ifade etmelidir. Başkanlık makamı böyle hayati bir konuda konuşmayıp irade beyan etmeyecekse ne zaman, ne için konuşacaktır?"

Bildiğim kadarıyla yeni ÇED süreci, DOSAB yönetimi tarafından 15 Temmuz FETÖ'cü PDY örgütünün kanlı kalkışmasından önce başlatılmıştı...

Yargı kararına rağmen... Demek ki güvendikleri bir şey vardı...

Öte yandan...

Şu da net:

Artık FETÖ'nün kamu bürokrasisinde taleplerinin arkasını kollayacak, takibini yapacak, isteklerini emir telakki edecek kadrosu kalmadı...

14 Temmuz'da ise Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu'nun yaptığı açıklamaları paylaşmıştım okur ile....

Başkan Tatlıoğlu,  Orhaneli'nin geleneksel festivalinde şehitler nedeniyle konserleri ertelediklerini anlatmıştı ve tüm Türkiye'den şehit yakınlarını davet ettiklerini, mevlit okutacaklarını söylemişti...  Öyle de yaptı...

 

YABANCI MÜHENDİSLER

Geriye dönük gündeme baktığımda ise 13 Temmuz'da TMMOB'un yabancı mühendis çalıştırılmasına itirazını yansıtmışım...

Yabancı mühendis yasası TBMM'den geçti... Önceki haliyle değil... İtiraz edilen bazı noktalar yeniden düzenlenerek...

Mesela...

Yabancı mühendis ve mimarların yalnızca proje bazlı ve geçici işlerde çalışabileceği hükmü getirildi...

 Bakanlar Kurulu'na, karşılıklı ilkesi çerçevesinde çalışma izinlerini sınırlayabilme yetkisi tanındı...

Akademik yeterlilik istenmemesi uygulaması, yabancı firmaların tek başına ya da yerli ortaklarıyla taahhüt ettikleri işlerde bu işe münhasır olmak kaydıyla sınırlı tutuldu...

Ve 12 Temmuz yazısı... Bursa şehidini uğurladı... Öncekiler ise bayram yazıları...

 Ve...

16 TEMMUZ YAZISINA ATFEN...

Olabilecek en talihsiz yazı... 16 Temmuz günü yayımlanan köşe yazımda felsefe öğretmen adaylarının talebini kaleme almıştım...

Malum... Bizim yazılar bir gün önceden yazılır, yani 15 Temmuz günü en geç sat 19.00'da yazı işlerine iletiriz...

O akşam...
Türkiye Cumhuriyet tarihinin en kanlı saldırısı, millete, 'Millet'in Meclisi'ne FETÖ'cü teröristler tarafından gerçekleşti...

Dolayısıyla...

Gündem o kadar yakıcı, koşullar o kadar vahimdi ki...

Felsefe öğretmenlerinin talepleri tabir caizse güme gitti...

Böyle olması da çok doğal...

Türkiye'nin istiklali, istikbaline yönelik bir saldırı gündemdeyken...

Felsefe öğretmenlerinin talebinin esamesi bile okunmazdı...

O yüzden...

O gencecik öğretmenlerin talebini yeniden gündeme aldım...

Hazır, binlerce öğretmen açığı da varken...

O günkü köşe yazıma şöyle başlamıştım:

"İki pırıl pırıl genç öğretmen adayı ziyaretime geldi...

Semira Akan, Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü mezunlarından...

Zehra Aytaç ise Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirmiş...

Her ikisi de pedagojik formasyon almış, yani "ataması olmayan" öğretmen adaylarından...

Gençler, üretmek, öğrencilerine, ülkelerine, ailelerine ve kendilerine katkıda bulunmak istiyorlar...

Ve bunu da çok isteyerek okudukları bölümdeki bilgilerin kullanıldığı bir alanda, yani Felsefe öğretmeni olarak yapmak istiyorlar.

Beni ziyaret nedenlerine gelince...

Felsefe öğretmen adayları olarak bir platform oluşturmuşlar...

Felsefe öğretmenlerine ayrılan kontenjanın artırılmasına yönelik Milli Eğitim Bakanlığı'ndan bir talepleri var..."

Bu talepleri altı boş bir istek değildi...

Milli Eğitim Bakanlığı bu yıl ortaokul 7. ve 8. sınıflara "Düşünme Eğitimi Dersi" koymuş...

Hâlâ geçerli mi bilemiyorum...

Dersin amaçlarından bazıları şöyleydi:

 "Analitik düşünme becerisi kazanır, doğru yanlış kavramlarını değerlendirir.

Herhangi bir bilgiyi nasıl edindiğini açıklar...

Düşüncelerini aktarırken, dili doğru ve özenli bir biçimde kullanır.
Kelimelerin anlamda yarattığı değişiklikleri çözümler...

Eleştirel düşünme becerisi kazanır..."

Tam da felsefe grubu öğretmenlerin aldığı lisans eğitimine denk geliyordu

Felsefe bölümü mezunu öğretmen adayları diyorlardı ki;

"Okullarda verilecek olan 'Düşünme Eğitimi' dersini en iyi verecek olanlar bizleriz. Biz bu eğitimlerin felsefe grubu öğretmenleri tarafından verilmesini istiyoruz.  Dersin içeriğini inceledik. Bizim 4 yıllık lisans eğitimi boyunca edindiğimiz bilgilerle örtüşüyor.

İçerik ve kaynakça olarak hepsi Felsefe bilimini ilgilendiren konular. Şu anda 'Türkçe ve Sosyal Bilgiler öğretmenleri tarafından da verilebilir' deniyor.

Biz Felsefe grubu öğretmenleri tarafından verilmesini istiyoruz..."

Türkiye'de atanamamış ya da KPSS'ye hazırlanan 30 bine yakın Felsefe öğretmeni varken,  

kadro açığı 15 Temmuz öncesinde sadece 239'du...

Şimdi açık sayısı epeyce artmıştır... Gençlere bol şans diliyorum...

Ve her günkü temennimle yazıyı sonlandırıyorum...

Türkiye Cumhuriyeti, medyası, sivil toplumu, milleti, siyasetiyle bir bütün olarak FETÖ'cü darbe girişiminin karşısında toplumsal mutabakatla durmuştur...

Bu zorlu süreci en az hasarla atlatabilmenin yolu toplumsal mutabakatın korunması, vatanın bölünmez bütünlüğü, demokrasi ve hukuk ve kurucu felsefeden geçer...