Gençlerden otizmli çocuklara destek

H. Gül KOLAYLI 05 Nisan 2019 Cuma, 06:09

Bursa'da Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü öğrencileri 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla "'Birgün Değil, Hergün Farkında Ol!" sloganıyla bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi...

Proje kapsamında 15 Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencisi ile projeye dışarıdan katılan 5 öğrenci, Doruk Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde otistik çocuklarla buluştu...

Çocuklarla zaman geçirdiler. Birlikte çeşitli oyunlar oynayıp, şarkılar söylediler. Beraberlerinde getirdikleri hediyeleri dağıttılar. Eğitmenlerden otizm hakkında bilgi aldılar...

En önemlisi de genç bireyler olarak bu özel çocuklara yanlarında olduklarını hissettirdiler ve yapacakları etkinliklerin  sadece 3 Nisan Otizm Farkındalık Günü ile kalmayacağını, otistik çocukların her zaman yanlarında olacakları mesajını verdiler...

Proje grubunda yer alan Enes Rica ile görüştüm, daha önce böyle bir etkinliğe katılıp katılmadığını sordum... Şunları anlattı:

"Daha önce hiç otistik çocuklarla yan yana gelmemiştim. Çok duygulandım. Manevi açıdan çok etkilendim. Hepimizde otistik ve özel çocuklara yönelik bir farkındalık oluştu. Bakış açım değişti. Sadece ben değil, proje grubunda olan tüm arkadaşlarım da etkilendi, aynı şeyi düşünüyoruz. Pek çok fikir oluştu kafamızda. Bundan sonra böyle projeler yapmaya devam edeceğiz. 23 Nisan'da okullarda çocuklar pek çok etkinlik yapıyor. Biz de 23 Nisan'da bu özel çocukların çeşitli etkinliklere katılması için proje oluşturacağız. Buna karar verdik. Her koşulda, otizme bundan sonraki yaklaşımımız değişti..."

Hani bir söz vardır; "Başkalarına yardım ederken, aslında kendine de yardım edersin..."

İşte çeşitli eğitim kurumlarında öğrencilerin geliştirdiği bu tür sosyal projelerin en büyük artısı tam da bu işte... 

Daha önce hiç yan yana gelmedikleri, toplumun bir kesimine dokunuyorlar ve bu onların algısını, bakış açısını değiştiriyor. Hiç bilmedikleri bir kesime dair teorik okumanın dışında görerek, dokunarak deneyim elde ediyorlar...

Bu projede 20 genç insanın özel çocuklara bakış açısı değişti... Bu gençler, artık otistik çocuklara ya da tüm özel çocuklara bir ömür boyu bu farkındalık penceresinden bakacaklar.

Çünkü bir emek verdiler, hazırlık yaptılar, gittiler, gördüler, dokundular, anladılar, öğrendiler... Bundan sonra da özel çocuklarla ilgili konulara ilgi ve algıları açık olacak.

Bu gençlerden bazıları gelecekte belki bir iş dünyasının temsilcisi olacaklar, bazıları sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olacak ve bu özel çocukları destekleyecekler.

OTİZM NEDİR?

Otizm bilimsel olarak şöyle tanımlanıyor:

"Otizm spektrum bozukluğu, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan, diğerleriyle iletişim kurmayı zorlaştıran ve engelleyen, karmaşık bir nöro-gelişimsel bozukluk olarak tarif edilir..."

Otizmin bu kadar gündemde olmasının en büyük nedeni katlanarak hızla artış göstermesi...  Bu yüzden Birleşmiş Milletler 2 Nisan'ı Otizm Farkındalık Günü ilan etti. Yine BM verilerine göre 2006 yılında 150 çocuktan 1'inde; 2012 yılında 88 çocuktan 1'inde; 2014'te ise 68 çocuktan 1'inde görülüyor...

1985 yılında 2 bin 500'de 1 iken 2014'te 68'de 1! 2014 sonrasına dair veri yok, ancak artış hızına bakıldığında 40 ya da en az 48 çocuktan 1'inde görüldüğünü anlamak için âlim olmaya gerek yok.

Türkiye'de görülme sıklığı verisi yok ancak erkek çocuklarında, kız çocuklarına göre 4 kat fazla görüldüğü ve son yıllarda hızla arttığı biliniyor... Çeşitli kaynaklarda, Türkiye'de 1,5 milyon otizmli olduğu için 6 milyon kişinin etkilendiği yer alıyor.

Otizmli bireyler iyi eğitim aldıkları takdirde meslek sahibi olup yaşamlarını idame ettirebiliyor. Ancak Türkiye'de 30 bin civarında otistik birey eğitim alıyor. Okula erişebilenlerin de yeterli eğitim alıp alamadıkları bir tartışma konusu. Avrupa ülkelerinde otistik çocukların eğitimi erken yaşta başlıyor ve haftada 40 saat, eksik kaldıkları yerde 2 saat de telafi eğitimi veriliyor. Bizde ise eğitim süresi çok daha kısıtlı.

MANYETİK KİRLİLİK

Dünya otizmin nedenlerini tartışıyor. Bu nedenler arasında ilk sırada, anne karnındayken ve sonrasında maruz kalınan çevresel/ kimyasal / elektronik / manyetik kirlilik yer alıyor. Gıda, hava ve sudaki kirliliğin yanı sıra cep telefonu başta olmak üzere elektronik cihazların oluşturduğu kirlilik gündemde.

Aşılar da otizm nedenleri arasında tartışılıyor. Son yıllarda aşılarda cıva yasaklandı. Ancak dünyada aşı yaptırmama yaygınlaşıyor. ABD'deki kızamık salgınında aşı yaptırmamış bireylerin evden dışarı çıkmasının yasaklanması da bunun ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor...


Manyetik kirliliğe gelince; 5G ile ilgili tartışmalar bir süredir devam ediyor...

Farklı ülkelerden 250 bilim insanı, Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ)  manyetik kirlilikle ilgili kaygılarını içeren bir dilekçe gönderdi ve "Radyo ve telsiz telefonların (2G, 3G ve 4G şebekeleri) ve yayın antenlerinin, ürettikleri elektromanyetik alan (EMF) radyo dalgaları nedeniyle kanser riski oluşturduğunu" dile getirdi.

Bilim insanlarının endişeleri arasında artan kanser riski, hücresel stres, genetik hasarlar, üreme sistemlerinin yapısal ve işlevsel değişiklikleri, nörolojik bozukluklar ve insanların genel refahı üzerine etkiler bulunuyor. Bilim insanları ayrıca bu zararların sadece insanlarla sınırlı olmadığına da dikkat çekiyor...

İşte sıralanan nörolojik bozukluklar arasında otizm de yer alıyor!

Bilim insanlarının uyarılarının kaynağı 2G, 3G ve 4G üzerine yaptıkları araştırmalar. 5G'ye yönelik kaygılar ise daha da yüksek.

 Zira 5G'de 150 metre aralıklarla yani posta kutuları, sokak tabelaları, sokak ışıklarına dek güçlendirici antenler konulması gerekiyor. Bir de uydulardan gelen manyetik etkinin çok ama çok fazla artması söz konusu...

İşte bu yüzden Avrupa'da ilk kez bir şehirde, Brüksel'de 5G yasaklandı. Belçika'da resmi radyasyon eşiği 1 mW /m2; 5G'nin 9 V/m ya da 95 mW /m2 olması kabul edilemez bulunuyor... Sadece Avrupa'da değil ABD'de de 21 şehir yönetimi 5G'nin durdurulması ya da sınırlandırılması yönünde karar aldı...

Bizde ise henüz tartışılmıyor bile!..