Gökçe ve İrgil de CHP’den aday adayı oldu

H. Gül KOLAYLI 01 Mart 2015 Pazar, 11:02
CHP'de önseçim süreci parti örgütünü adeta ateşledi... Dün de Fatma Belgin Gökçe ile Ceyhun İrgil aday adaylıklarını geniş katılımlı toplantıyla açıkladılar. Art arda gelen adaylık açıklamalarına önseçimle hareketlenen partililerin ilgisi ise oldukça yoğun... Dün CHP'de günün ilk aday adaylığı açıklaması Kültürpark Akarsu Restaurant'ta Fatma Belgin Gökçe'den geldi... Toplantıya il ve ilçe örgütlerinden bine yakın partili katılırken, kadınlar yoğun ilgi gösterdi... Toplantının sürprizi ise meslektaşımız Tayfun Çavuşoğlu'nun yazdığı 'Çanakkale 1915; İftiralar, Yalanlar, Polemikler' kitabının toplantıya katılanlara hediye edilerek, yazarı tarafından imzalanmasıydı... Bugüne kadar açıklama yapan tüm aday adaylarının yaptığı gibi Gökçe de parti genel merkezinin önseçim kararına atıfta bulundu ve Genel Başkan'a teşekkür etti... Konuşmasında çevreden sağlığa, demokrasiden Cumhuriyet'in temel ilkelerine, yoksulluktan kadın sorunlarına dek pek çok konuya değindi... Konuşması sık sık alkışlarla kesildi... Ben bugün, Fatma Belgin Gökçe'nin ne dediğinden çok, onun için ne denildiğine yer vermeyi tercih ediyorum... CHP eski PM üyesi ve yazar Güler Buğday sosyal medyada Fatma Belgin Gökçe için öyle bir yorum yapmış ki, fazla söze gerek bırakmıyor zaten...   ÖLÇÜLÜ, ÇALIŞKAN, MÜTEVAZI Buğday, "Ölçülü, saygılı, çalışkan, örgüt emekçisi ve çok mütevazı" başlıklı yorumunda diyor ki: Bu tanımlamayı okuyan ve kendisini tanıyanların büyük çoğunluğu İl Eski Sekreteri Belgin Gökçe'den bahsettiğimi anlarlar. Kendisini çok uzun yıllardan beri tanırım. Sevgili eşi Erdoğan'ı kaybetmeden önce birbirini seven, sayan iki genç ve güzel insan olarak görmüştüm kendilerini. Gerçi hiç tanımasaydım da kendisini birçok sebepten önemser ve değer verirdim...." Ve şöyle devam ediyor: "Ben, başardıkça, güçlendikçe, makam-mevki sahibi oldukça, ama en önemlisi varsıllaştıkça mütevazıleşen ve insanlığını kaybetmeyen, özellikle güç zehirlenmesine uğramayan tüm insanları çok değerli bulurum. Sevgili Belgin de bunlardan biridir. Belgin Gökçe, örgütün birçok kademesinde çalışıp görev yaptı. Her zaman her yerde vardı ama "illa beni görün" diye objektiflere atlamayan, reklam amaçlı gösterilere ve faaliyetlere gerek duymayan saygın ve aklı başında bir kadındı. Ben onun bu saygılı, ölçülü, seviyeli duruşunun birçok kimseye örnek olmasını isterim! Şimdi gelelim 7 Haziran genel seçimlerinde aday adayı olan Belgin Gökçe'nin neden TBMM'ye gitmesi gereken kadınlarımızdan bir olduğuna: Çünkü o bunu gerçekten hak edenlerden. Belgin Gökçe çok çalışkan... Çok sağduyulu. Belgin Gökçe, sadece seçim zamanı CHP'li olduğu aklına gelenlerden değil. Kendisi erkek egemen bir iş kolunda çok başarılı olmuş bir iş kadını. Rant ve çıkar peşinde koşmuyor. Faydacı ve çıkar amaçlı davranmıyor.  Kazanılmış belediyelerimizi kazanç kapısı olarak görmüyor ve istismar etmiyor. Genç yaşta eşini kaybedip yıkılmayan, iki kızına ve tüm ailesine sahip çıkan koca yürekli bir kadın... Çok beğendiğim bir yanı da gücün ve erkeklerin kanatları altına girmeden başaran, adaylık sürecinde de kendine ve CHP' geleneklerine, sol/sosyal demokrat ilkelere uyarak kaliteli yarışan bir kadın..."   ******   İrgil'den sol geçmişe saygı CHP'de milletvekili aday adaylığı yarışında şansı yüksek isimlerinden biri olan Ceyhun İrgil, basın açıklaması için farklı bir yer tercih etti: Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapılan toplantıyı bin civarında partilinin yanı sıra, çok sayıda aday adayı da izledi... Kültürden sanata, kadından engelliye, kentlilik bilincine dek hayatın, şehrin pek çok alanında var olan İrgil, sanatçı ve cerrah kimliğinin yanı sıra insani duruşuyla da öne çıkan biridir... İyi yazar... İyi yazanlar iyi konuşamaz... Ama İrgil iyi de konuşur... Dün de öyle oldu... Yazılı metin dağıtmadı... Metne bağlı kalmadan eski köşe yazılarına atıfta bulundu bol bol... Zaten köşe yazıları güncelliğini koruyordu... Ancak diğer aday adaylarına göre en önemli farkı saygı duruşundaki sunumla yaptı... Genelde saygı duruşunda insanlar önüne bakarlar... Ancak İrgil bir ilk'e imza attı. Sol geçmişe saygı... Kendisi bunu şöyle açıklıyor: "Neye saygı duyduğumuzu göstermeye çalıştım..." Saygı duruşuna eşlik eden sunum Kubilay ile başlıyor.... Uğur Mumcu, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan'dan tutun, Madımak'a; Cengiz Göral'dan Ahmet Uzun'a, Yılmaz Akkılıç ve Necati Akgün'den Berkin Elvan'a dek geniş bir yelpazeyi kapsıyor... Ve Mustafa Kemal Atatürk ile bitiyor.. Çok etkileyiciydi... İrgil konuşmasına Atatürk'ü, İstiklal şehitlerini, ölen, öldürülen ve yaşayan devrimcileri, gençleri, kadınları anarak başladı ve dedi ki: "Arkadaşlar zor ve tarifsiz günler yaşıyoruz. 90 yıldır ülkemizin hep zor ve dar zamanları oldu, ama hak ve özgürlükler, Cumhuriyet kazanımları, devrimler ve günlük hayatımız hiç bu kadar tehdit altında olmamıştı. Bütün aday adayı arkadaşlarım gibi Türkiye'nin belki de en kritik seçimleri için, bu yaşanan son yılların sıkıntılarına çare olabilmek umuduyla aday adayı oldum... Ayrıştık, kutuplaştık.. Bizi 'ölüm bile ayıramaz' derdik. Neredeyse cenaze namazlarımız bile ayrı kılınacak..." Ve şunları söyledi: "Hitler'i duyardık, Saddam'ı gördük. Esad'ı izliyoruz. Mübarek'i hatırlıyoruz. Ortadoğu'nun 'Sağlam iradeli diktatörlerinin' halklarını acıyarak izlerdik. Kuzey Kore ile dalga geçer, koca İran Humeyni'ye nasıl teslim oldu anlamazdık. Meğer ne kolaymış demokrasiden diktatörlüğe geçmek. Hayaldi, gerçek oldu. Biz de olmaz diyorduk. Velhasıl.. Karşı durmak, nefes almak hiç bu kadar zor olmamıştı. İşte bu nedenle aday adayı oldum. Çare CHP'dir, Çare önce sosyal demokrat iktidardır. İşte bu nedenle Bursa milletvekili aday adayı oldum..." Ardından da bazı tespitlerini paylaştı... Sağlıktan eğitime, engellilerden kadınlara pek çok konuyu gündeme getirdi... Ve bir de parti içine yönelik son sözü vardı: "Nezaket içinde kimse kimseye hakaret etmeden, küfür etmeden, iftira atmadan, pusu kurmadan, siyasal meseleleri kişiselleştirmeyen siyaseti savunuyorum..." Son sözde; diyalog, insan, kent, ülke için dertlenen herkesi önemsemek, emek harcayanlara saygı gibi vurgular da yer aldı..