'Hava kirliliği': Kâbus geri mi dönüyor!

H. Gül KOLAYLI 02 Aralık 2015 Çarşamba, 08:40

Geçen yıl 23 Aralık'ta hava kirliliği insan yaşamını tehdit eden "Tehlike" boyutunda, ortalamanın on kat üstüne çıkan Bursa'da kâbus geri mi dönüyor?

Dün itibarıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın resmi internet sitesinde yayımlanan istasyon ölçümlerine göre Bursa'daki hava kirliliği "Hassas" düzeyde...

Üstelik de kentin havasının birkaç gün esen şiddetli lodosça temizlenmesinin hemen ertesinde!..

Bakanlık nezdinde hava kirliliğindeki "Hassas" nitelendirmesinin karşılığı aynen şöyle:

"Hava kalitesi yaşlılar, çocuklar ve solunum hastalığı olanları olumsuz etkileyebilecek seviyededir..."

Geçen sene 16 Kasım 2014 tarihinde YeniDönem gazetesinde  "Bursa'da hava kirliliği 'hassas' düzeyde!' diye konuyu gündeme getirmiştim! (Sonrasında uyarıdaki haklılık ortaya çıkmıştı!)

Bu yıl aynı tarihte Bakanlık portalından kontrol ettiğimde "İyi" durumdaydı...

Zaten havalar da mevsim normallerine göre oldukça iyi gidiyordu. Kaloriferler yeni yanmaya başlamıştı. Yoksullar ekonomik nedenlerle kömür yakmaya başlamamışlardı;  her zamanki gibi üst üste giyinerek kazak ve hırkayla idare ediyorlardı...

KİRLİLİK "HASSAS" DÜZEYDE

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın "Hava Kirliliğini İzleme İstasyonları" tablosunda kirlilik oranları  "yeşil (iyi );  sarı (orta), turuncu (hassas), kırmızı (sağlıksız),  bordo (kötü), koyu bordo (tehlikeli)" renklerle simgeleniyor...

Yanlış saymadıysam;  haritadaki 82 istasyon yeşil. 29 istasyondan alınan veriler "Sarı"; 8 istasyondan alınan veriler "turuncu" yani hassas düzeyde... Henüz Türkiye genelinde "Sağlıksız"  ya da "Tehlikeli" boyutlarda hava kirliliği yok.

Marmara Bölgesi'nde Edirne Keşan, İstanbul Sarıbosna, Bursa Beyazıt olmak üzere üç istasyon "Hassas" hava kirliliği alarmı veriyor...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın resmi "Hava Kalitesi İzleme İstasyonları" web sitesinde Bursa'da merkezde 4 istasyon var. (Bir de İnegöl.)

Bursa İstasyonu PM10, SO2 ölçülmüş sadece.  Beyazıt Caddesi İstasyonu'nda en kapsamlı ölçüm gerçekleştirilmiş:

"PM10: 242, SO2: 39, NO: 182, NO2; 125; NOX; 135, NOX: 411, CO: 2319"

Kestel İstasyonu'nda Beyazıt'takilerden PM10 ve CO haricindekiler ölçülürken...

Kültürpark'ta SO2, NO, NO2, NOX, 03... Uludağ Üniversitesi Görükle Yerleşkesi'nde ise Kültürpark'tan fazla olarak PM2 5 ölçülüyor...

 

ALAYI KANSEROJEN!

PM; NO, O gibi simgelerin vatandaşlar için kimya formülleri ya da bulmacada çıkan sorulardan öte anlamı yoktur... O yüzden ne olduklarına göz atmakta yarar var...

PM10, "Partiküler madde": İçeriği bilinmeyen; 10 ve üstü mikron düzeyinde olan kirlilik parçacıkları... En kötüsü de kansere yol açtığı kanıtlanmış!

SO2: Kükürtdioksit... Yani özellikle endüstride ve konutlarda kullanılan yakıt kalitesine bağlı olarak değişkenlik gösteren parametre...
NO'lar (NO, NO2 NOX): Endüstriyel gazlar...
O3: Bildiğimiz Ozon, o da endüstriyel gazlara giriyor.
CO: Karbonmonoksit. İnsan sağlığı açısından çok önemli ve en çok ölçülmesi gereken değerler arasında yer alıyor...

 Alayı tehlike sınırlarını aştığında insan yaşamını tehdit ediyor... Öte yandan CO (karbon monoksit) sadece Beyazıt Caddesi'nde ölçülüyor...

Geçen sene Nilüfer ve Yıldırım'da ölçüm yapılamıyordu. Bu yıl Nilüfer istasyonu bakanlığın radarında bile yok... En fazla sanayi bölgesinin olduğu Nilüfer'de ölçüm yapılmaması akla mantığa sığmıyor.

 

KOLOMBİYA'DAN KÖMÜR İDDİASI!..

Öte yandan, Bursa'da şehrin ortasına DOSAB kömürlü termik santrali yapılmaya çalışılıyor...

Çevreye ve insan yaşamına duyarlı kent dinamikleri, yöre sakinleri direniyor...
Kömürlü termik santraller en büyük hava kirleticileri arasında yer alıyor

Onlarca basın açıklaması, yürüyüş yapıldı, imzalar toplandı... Davalar açıldı... Yargı DOSAB'Da yürütmeyi durdurma kararı verdi...

Son duyduğuma inanmakta oldukça zorluk çektim...

DOSAB yönetimi  kömürü Balıkesir civarından temin edecek diye biliyorduk ya!.. 

İddiaya göre, ta Kolombiya'dan gemilerle ucuz  (ve muhtemelen daha kirletici) kömür getirtmek, Gemlik Limanı'ndan Bursa'ya taşımak üzere girişimlerde bulunmuş...

 

YETER ARTIK

Kirletmeyin şehrimizi... Çekin elinizi, havamızdan, suyumuzdan, toprağımızdan... Gelecek kuşaklara yaşanılacak bir şehir bırakalım...

(Bu şehirde doğdum, büyüdüm, okudum, iş güç sahibi oldum, çocuk dünyaya getirdim. Torunum da bu şehirde büyüyecek...  Babaannem de onun babası, dedesi de bu şehirde doğmuş...

Son dönemde yaşamımı İsviçre'ye taşımak, İstanbul'da yaşamak kaydıyla iş değişikliği ve Bursa'daki yaşamım arasında gelgitler yaşadım...  Yapamadım...  Çok düşündüm...  Garip bir ölçüt; bu şehirde kapısını gecenin 3'ünde çalsam, hiçbir şey sormadan bana kapısını ve yüreğini açacak kaç kişi var?  Epeyce "insan" biriktirmişim. Parayla pulla edinilebilecek bir şey değil!  Ölülerim ve dirilerim, yakınlarım, sevdiklerim hepsi burada... Başka ülke ya da şehirde: Üşüten bir yokluk... Bu şehri çok seviyorum... Bu şehirde kalacağım...  (Her şeye karşın bu ülkeyi de!) Bu şehrin "lanetim" olmaması için direnmeye devam edeceğim...