Hayata dair çeşitleme: Kuşaklar...

H. Gül KOLAYLI 08 Kasım 2019 Cuma, 06:00

Yetişkin korosu sürekli yineliyor; "Bizim zamanımızda biz böyle değildik!"; "Bunlar nasıl çocuk böyle!"; "Ellerinde cep telefonu, bilgisayar!"; "Her şeyden sıkılıyorlar"; "Bütün gün bilgisayar başında!"; "Daha 2 yaşında telefonu elinden bırakmıyor!"

Kuşak çatışması... Özellikle belli yaş grubundakiler 8-18-25 yaş gruplarının davranışlarını anlamakta, yorumlamakta , kabullenmekte zorluk yaşıyor.

GELENEKSEL KUŞAK, BEBEK PATLAMASI

X, Y ve Z kuşakları tanım olarak son yıllarda çok kullanılıyor... Eğitimden sosyolojiye, siyasetten pazarlamaya, kâğıda basılı gazetecilikten medya yayıncılığına dek hayatın çok farklı alanlarında karşımıza çıkıyor... Bu farklıların çıktısı kimi zaman kuşaklar arası çatışma oluyor...

1925-1944 yılları (75-94 yaş) arasında doğanlara "Sessiz kuşak" ya da "Gelenekseller" deniyor. 1945-1964 yılları arasında dünyaya gelenler ise "Baby Boomers"  "Bebek Patlaması" olarak tanımlanıyor. Saçma sapan bir isim konulmuş. Türkiye'deki karşılığı statükoyu temsil!

 1965-1979 arasındaki yaş grubu ise X kuşağı olarak değerlendiriliyor...

Sosyologlar arasında bu üç kuşak tipinin pek de Türk halkına uymadığı kanaati ağır basıyor...  Küresel benzerlik kısmen Y kuşağında başlıyor; Z kuşağında ise eşitleniyor.

1965-1979 yılları arasında doğan X kuşağı 40-55 yaş grubunda. Z kuşağının anne ve babalarının çoğu bu kuşaktan, azı Y kuşağından... Teknolojinin gelişmediği zaman diliminde dünyaya gelen bu grup teknolojiye uzak değil. 

X SABIRLI, Y SABIRSIZ!

X kuşağı otoriteye ve kurallara saygılı; iş yerindeki çalışma saatlerine uyumlu olarak tanımlanıyor... Ekonomik krizleri yaşadıkları için yokluk ve zorluğu bilen bir kuşak. Uzun yıllar aynı yerde çalışabilme, mevcutla yetinebilme gibi özellikler gösteriyor.

1980-1999 yılları arası dünyaya gelenlerin yani 39-20 yaş grubuna Y kuşağı deniyor. Y kuşağını teknoloji, bilişim ve iletişim şekillendiriyor. Günü yaşamaya bakıyor. Kolayca iş değiştirebiliyor; daha iyi koşullarda iş bulduğunda arkasını bakmadan yürüyüp gidiyor.

 X ile Z kuşağı arasında köprü oluşturuyorlar. Her ikisi ile de anlaşabiliyorlar; ama teknolojiyle küçük yaşta tanıştıklarından X kuşağından farklı yaşayan bir nesil. Y kuşağı otoriteyi, uzun çalışma saatlerini sevmiyor, kendisini seven bir kuşak "Kendimi sevmek varken başkasını neden seveyim?" diyen bir miktar bencil bir kuşak. Sabırsız ve kendisiyle rahatı arasına bir şey girdiğinde tepki veriyor. Değişime ayak uydurabilme yeteneği var.

SANAL SOKAKLARDA YAŞIYORLAR!

Z kuşağı ise yeni doğanlar ile 19 yaş grubunu kapsıyor. Dijital kuşak da deniyor. Çevrenizde, ailenizde her gördüğünüz çocuk ve genç bu kuşak kapsamında... Bu kuşak teknolojiye doğdu. Daha bebekken ellerine akıllı telefonları, tabletleri aldılar. Y kuşağının dadısı televizyondaki çizgi filmlerdi. Z kuşağının ise akıllı telefon, tablet ve bilgisayarlar... 
Bu kuşak hayatı sanalda yaşıyor. Sanalda oynuyor, sanalda arkadaş ediniyor, sanalda eğleniyor. 8 yaşındaki torunumla birlikte bir yakınımızda 4 gün kaldık. Orada edindiği akranıyla evcilik oynayarak geçirdi vaktini. Ama evciliği oyuncaklarla oynamadılar, ikisinin elinde de tablet ve telefon, bir oyunda birbirlerini ekleyip sanalda evcilik oynadılar. Sanalda anneleri vardı, alışveriş yapıyorlar, evcil hayvan ediniyorlardı.   

Z kuşağı yüz yüze temasta, yani arkadaşlarıyla, akranlarıyla gittikleri kafeterya gibi ortamlarda bile sosyal medya iletişimlerini kesmiyor. Hepsi de ellerindeki telefonlara bir şeyler yazıp duruyor. Bazen birlikte olduklarını unutup, yanlarındaki arkadaşlarına mesaj atacak kadar da kendilerinden geçiyorlar...

Z kuşağı aynı anda birden fazla şeyle ilgilenirken, tek bir konuya odaklanma sorunu yaşıyor. Bu da en çok ders ve ebeveynlerin dikkat edilmesini istediği konularda sorun yaratıyor. Ve erken yaşta kuşak çatışması baş gösteriyor. Z kuşağı bilgiye internet üzerinden erişiyor. En büyük sorunları hırslarının olmayışı... 

KÜRESEL KUŞAK: Z

X kuşağı ve öncesi sokakta oynayarak büyüdü. Y kuşağı bisiklete binip parklarda oynarken, atari salonları ve bilgisayar oyunlarıyla tanıştı. Z kuşağı ise sokakta oynamayı değil playstation oyun oynamayı yeğleyen, haberleşmeyi e-posta ile yapmayarak sosyal medyada sürdüren bir nesil.

 Mağazalara gitmek yerine e-ticaret mağazalarında geziniyor; Y kuşağı CD dinlerken o istediği şarkıyı telefonuna ya da bilgisayarına indiriyor. Zaten iletişim de ses kaydı, fotoğraf ve emoji üzerinden kuruluyor. Duygular sözle değil emojiler üzerinden dile getiriliyor. Dünya ile entegre olan Z kuşağı,  daha eşitlikçi bir bakış açısına sahip ve diğer kuşaklara göre daha az cinsiyetçi.

Bizim kuşak X ve Y kuşağını yargıladı; Z'ler torunları olduğundan onlarla pek uğraşmıyor.  X kuşağı da Y ve Z kuşağını yargılıyor. Y kuşağı da Z kuşağı ile kısmi çatışmada...

Bu döngüde geleceği temsil eden kuşak kuşkusuz Z! Türkiye'nin yaşa göre nüfus dağılımına baktığımızda ise karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:

TÜİK'in Nisan 2019'da paylaştığı verilere göre; 2018 yılsonu itibarıyla, Türkiye nüfusu 82 milyon 3 bin 882 iken bunun 22 milyon 920 bin 422'sini 0 -17 yaş grubu çocuk... Yani Z kuşağı...  Bir de bunun üstüne 18 ve 19 yaşındakileri ekleyin, 24 milyonu bulur gibi geliyor...

Yine TÜİK verilerine göre 2018 itibarıyla Türkiye nüfusunun yüzde 15,8'ini oluşturan 15-24 yaş grubunda 12 milyon 971 bin genç var. Yani Z ve Y kuşağının birbirine en yakın dolayısıyla da benzerlikleri fazla olan yaş grubu!

SEÇİLMİŞLERİN DIŞINDAKİLERE NE OLACAK?

Artı... Buna 2 milyonun üstünde Suriyeli Y ve Z'leri de katalım...  An itibarıyla 25 milyonun üstünde Z kuşağı çıkıyor... Türkiye'de yaşayan genç statüsündeki nüfus 14 milyonun üstüne fırlıyor...

Aralarında Türkiye'yi yönetenlerin de olduğu X ve öncesi kuşaklarla davranışsal, zihinsel ve sosyolojik olarak hiç benzemeyen, çok farklı bir kuşak geliyor...

Peki, bu gençliği göğüsleyebilecek bir eğitim sistemi var mı?  Dünyadaki eğitim sistemi seçilmişler dışındaki gençliği moronlaştırmak üzerine mi kurgulanmış!

Artık 100 yılda bir yapılan keşifler 12 saatte bir gerçekleşiyor. Gelecekte pek çok meslek yapay zeka tarafından yapılır olacak.  Öte yandan Rothschild ve Rockefeller gibi neocon ailelerin dünyanın çeşitli ülkelerindeki yerli işbirlikçileri aracılığıyla küresel bir eğitimin içini boşaltma programını hayata geçirdikleri iddia ediliyor.

Z kuşağı dünyayı yönetenlerin makro bir projesi mi? Zira dünya genelinde bir insan prototipi oluşturuluyor. Misal bu kuşak az bir gelirle evde oturup dijital dünya ile sosyalleşmekten rahatsız olmayabilir. İşsiz kalacak onlarca milyon gence böyle bir rol mü biçildi? Hal böyleyse bu döngü nasıl kırılır?

Aklıma tek bir şey geliyor, sevgi. Hangi yaş ve kuşaktan olursanız olun en insani en eşsiz iletişim dilidir. Sadece insanların insanlarla değil, insanların diğer canlılarla, doğayla, tüm yaşamsal çevresiyle ilişkilerini iyileştirir, güzelleştirir...

 Sanırım çok sisli olan geleceklerine yönelik Z kuşağının tek sigortası sevgi! Ve onları yapay zekadan farklılaştıracak olan kültür, sanat, spor, insani iletişim gibi nitelik ve beceriler... Artı bunlarla beslenen felsefi,  bilimsel ve teknolojik birikim...