Her gün 400 kişi kanserden ölüyor!

H. Gül KOLAYLI 29 Nisan 2017 Cumartesi, 06:08

LÖSEV tarafından İstanbul Dedeman Otel'de,  8 yıl önce başlatılan "Sen De Kansere Dur De" projesi kapsamında düzenlenen panelde kansere yol açan etmenler arasında gıda ve beslenme faktörüne dikkat çekildi ve  "Yerli malı yurdun malı, herkes kullanmalı" kampanyası başlatıldı...

İstanbul Dedeman Otel'deki etkinliği gazeteci ve TV programcısı Cem Seymen yönetirken...

Konuşmacı olarak ise LÖSEV Başkanı Dr. Üstün Ezer, Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, yemek uzmanı Sahrap Soysal ve gazeteci yazar Mustafa Sönmez katıldı...

 

YILDA 144 BİN; GÜNDE 500 KİŞİ KANSERDEN ÖLÜYOR!

LÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Üstün Ezer, çarpıcı bilgiler paylaştı:

"Kanser terör gibi can alıyor. Patlayan bomba gibi!  'Kansere dur de' mücadelesinin içinde olan insanlar bile korkuyor! Kanser olmuşsun, kaybedecek neyin var, ama korkuyor işte.

LÖSEV olarak Sağlık Bakanlığı'na ısrarla sorduk.  

Kanser gizleniyor toplumdan! Sonunda 2014 verilerini paylaştılar: Siz rakamları bu kadar geriden paylaşırsanız, tedbir de alamazsınız.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre yılda 163 bin 500, günde 450 kişi kansere yakalanıyor. Kendi Tespitlerimize, kamuoyu araştırmalarımıza göre ise; 2016 yılında yaklaşık 180 bin kişi, günde 500 kişi kanser oldu..."

Üstün Ezer şok edici bilgiler paylaştı:

 "Bütün bilimsel araştırmalara göre, kanser hastalarının yüzde 60'ı ilk bir yıl, yüzde 20'si ise sonraki yıllarda yeniden metastas, tedavi komplikasyonları gibi nedenlerle ölüyor.

Buna göre 180 bin kişi kanser oluyor. Kanserden yaklaşık yıllık kayıp 144 bin kişi. Her gün 400 kişi kanserden ölüyor!

Bugün terörden yılda bin kişi ölüyor, trafik kazalarından 7 bin kişi. Terörle mücadele ediliyor. Trafik kazalarına yönelik cezai önlemler, bilinçlendirme çalışmaları, her yerde trafik ışıkları trafik polisi var.

 Ama kanserden günde 500 kişi ölüyor! Kanserle mücadele için hiçbir şey yok!

Biz defalarca söyledik. Kanser bakanlığı kurulsun, kanser polisleri, kanser müfettişleri oluşturulsun. Peki, bu rakamla kalacak mı?"

 

DOĞAN 3 BEBEKTEN BİRİ

50. YAŞA GELMEDEN KANSER OLACAK!

"Peki ölümler günde 500 kişi ile kalacak mı?" sorusunu yönelten Dr. Üstün Ezer, Dünya Sağlık Örgütü'nün "Kansere Karşı Küresel Eylem" verilerini paylaştı:

"LÖSEV olarak Dünya Sağlık Örgütü'nün 'Kansere karşı küresel eylem' kitabını Türkçeye çevirdik, onlarla da görüşerek yayınladık. Çok acı gerçekler var.
DSÖ, dünyada 2020 yılında öngörülen kanser oranlarını bir haritayla paylaşmış.

Diyor ki, 'Ey Türkiye tedbir almazsanız kansere bağlı ölümlerde yüzde 75, yüzde 100 artış olacak!'

Yanı başımızdaki Yunanistan için; Rusya için yüzde 25-50; Kuzey Avrupa ülkelerinden Finlandiya'da ise yüzde 0-25 öngörülüyor...

DSÖ olarak 'Tedbir al! 2020 yılında günde 440, 2030 yılında bin 100 kişi kanserden ölecek' diyor...

Bugün doğan her üç bebekten biri, 50 yaşına gelmeden kanser olacak... Ne kadar acı bir tablo!"

 

GDO / AFRİKA HÂLÂ AÇ!

DSÖ'nün saydığı kanser nedenleri arasında sayılan sigaraya değindi ve beslenme ile kimyasal faktörleri de özetledi:

"Beslenmede inanılmaz bir denetimsizlik var. Siz hiç Brezilya, Arjantin ya da Kanada'dan aflotoksinli gıda geldiğini duydunuz mu? İthal muzların kontrolü var mı? Bizden gidenler denetleniyor, geri gönderiliyor!

Bakın uğur böcekleri bitki bitini yer. O tarım ilaçları böceği, zararlıları yiyen diğer canlıları yok ediyor... Kullanıyorsunuz, doğal denge bozuluyor. Aynı antibiyotik gibi daha güçlü daha güçlü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.

Çocukların aldığı abur cuburların içinde ne olduğunu hiç bilmiyoruz. Bazı kişiler diyor ki; "Hocam 30 yıldır sigara içtim bir şey olmadı, çocuğum cips yedi bir şey olmadı..." Sonraki nesiller ne olacak?  'GDO'lu gıdalar da ucuz! Onları da yiyelim.' Neydi, GDO Afrikalı açlar için yapılmıştı. Her yıl Afrika'ya gidiyorum, hâlâ açlık var. Tıpta bir şey şüphe oluşturuyorsa o yasaklanır ya da kontrollü kullanılır. O nedenle GDO ya da aflotoksin ve trans yağlara karşı şüphe varsa yasaklansın!"

Ardından da kromozom haritasını gösterdi:

"Kromozomlarda ne oluyor?  8. kromozom kopuyor, 21. kromozoma yükleniyor. 8. kromozomun şifrelediği sağlık verileri, 21. kromozoma gittiğinde altüst oluyor ve kanser üretmeye başlıyor. İşte bu kopuşun nedeni kanserojen etkenlerdir. Gıda ve diğerleridir.
"Ben yaptım, yedim bir şey olmadı" demekle olmuyor. En önemli şey çocuklarımızdır. Lösemi 7, 8 yaşlardan bir yaşın altına indi."

 

TÜRK IRKINI YOK ETMEK İSTİYORLAR!

Dr. Üstün Ezer, gıdaların insan bedeninde tanımlandığına dikkat çekti:

"Her annenin sütü kendi bebeğine yararlıdır, anne sütünü emdiği an, ağızdan başlayarak midesinden bağırsağına kadar flora dediğimiz hücreler bebeğin ihtiyacına göre özelleşir. Mama verdiğimiz zaman ondan faydalanamıyor.

 Türk ırkının florası, genleri kendi ürettiğine göre oluştu. Başka bir gıda verdiğinizde tanıyor. Mısır şurubu veriliyor ya, tanımıyor bünye. Obezite bu yüzden oldu, parçalayamıyor. Mısır şurubunu tanımaz, insülin direnci oluşuyor mesela. Kendi hayatınıza dönmezseniz, kendi gıdanızı üretmezseniz, bebeğinize kendi sütünüzü vermezseniz hasta oluyorsunuz.
Türk ırkını yok etmek istiyorlar..."

 

YERLİ MALI YURDUN MALI

Ve Üstün Özer uyarılarını sürdürürken, yerli malı üretimini çözüm yolu olarak gösterdi:

"Eskiden en çok kâr eden şirketlerin başında silah satanlar gelirdi. Sonra ilaç sanayi oldu; önümüzdeki yıllarda şirketlerin en büyük gelir kaynağı gıda olacak.

Yerli malını niye önemsedik. Mustafa Kemal Atatürk, 1923 İktisat Kongresi'nde "Ülkemizin ulusal bağımsızlığının korunması için yerli malı ve tutum haftası yapalım" demiş.  6 sene beklenmiş, 1929'da hayata geçirilmiş, 1946'dan itibaren kutlanmaya başlanmış, 1983'te de adı değişmiş.

Gün bugün. Atatürk'ün o mücadeleye başladığı gündür. Yerli malında, yerli tohumda aynı mücadeleyi vermek zorundayız. 'Yerli malı yurdun malı, herkes kullanmalı' demek zorundayız... Toplumda bir duyarsızlık var. Bir sinerji yaratmak adına hepimiz sağlık militanı olmalıyız. Hepimiz aynı şeyi söylersek, sesimiz duyulur."