İrgil, Batı OSB’yi sorguluyor

H. Gül KOLAYLI 09 Temmuz 2016 Cumartesi, 07:10

CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, Batı OSB olarak adlandırılan projeyi TBMM'ye taşımaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam ediyor...

İrgil diyor ki:

"Batı OSB ile ilgili sormaya devam edeceğiz. Çünkü biz Bursa'nın, Bursa halkının yararına olan projelerin yanındayız..."

Açıklamada, İrgil'in, beş ay kadar önce dönemin Sanayi Bakanı Fikri Işık'a  "Batı OSB sulu tarım alanında mı kalmaktadır?" sorusuna bir ay geçtikten sonra "Yüzde 100 tarım alanıdır" yanıtını aldığı yer alıyor...

Ve ardından da Bakan Işık dahil olmak üzere dört bakana birden önerge verdiği anımsatılıyor...

Ve soru önergelerine Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı'dan süresi geçtikten sonra yanıt geldiğine, dönemin Sanayi Bakanı Işık ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'in ise soru önergelerini yanıtlamadığına vurgu yapılıyor...

 

BATI OSB SORULARININ MUHATAPLARI

Ve İrgil diyor ki:

"Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu; 'Yer Seçimi Komisyonu üyesi olan Bakanlığınız, yüzde 100'ü tarım alanı olan Batı OSB'nin yer seçimi işlemini onaylamış mıdır?' sorusuna 'Batı OSB, Kurumumuzca ön inceleme aşamasında çalışmalarına devam edilen Uluabat 2. Merhale Sulama Alanı içerisinde kalmaktadır' yanıtını verdi...

Bakan Eroğlu, 'Tarım alanlarının yok olmayacağı varsayımı üzerinden organize sanayi bölgesi kurmak doğru mudur? Tarım alanlarının yok olmayacağının garantisi var mıdır?' sorusuna ise herhangi bir yanıt vermedi.

'Batı OSB'nin kurulmak istendiği alan 5403 Sayılı Toprak ve Arazi Kullanım Kanunu'na göre mutlak kuru tarım arazileri ve DSİ'nin sulama proje sahası içindedir. Bakanlığınız bu kanunu hiçe mi saymaktadır?' sorusuna ise Bakan Eroğlu'ndan şu yanıt geldi:

'İlgili mevzuata göre bu tür talepler, kurum görüşlerinin alınmasından sonra o ilin valisi başkanlığında toplanan Toprak Koruma Kurulu ile mevzuatı düzenleyen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından sonuçlandırılmaktadır.'

 

KİMLER ARSA ALDI?

Aynı soruların yöneltildiği Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'ten ise dört aydır bir yanıt gelmedi. Çelik gibi Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık da aynı soruların bulunduğu önergeyi yanıtlamamayı tercih etti..."

Ceyhun İrgil, TBMM'ye verdiği soru önergelerinde 'Batı OSB olarak sınırları belirlenen bölgeden son üç yıldır kimler arsa satın almıştır?' sorusunu yöneltmişti...

İrgil, dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı görevinden ayrılmadan hemen önce, bir buçuk sayfayı bulan yanıtında, özetle, bu bilgiyi veremeyeceğini belirttiğine dikkat çekiyor...

Ve, Bakan Sarı'nın şu yanıtını da aktarıyor:

'Taşınmaz sorgusu istenen kişilerin gayrimenkul kaydı muhtemel olabilecek (taşınmazların bulunduğu-bulunacağı) tapu müdürlükleri göz önünde bulundurularak ilgisince ilgilisi olunduğunu gösteren belgelerle ve nüfus cüzdanı ile birlikte ilgili il/ilçe tapu müdürlüklerine bizzat veya vekaleten müracaat edilmesi halinde, müdürlükçe talep sahibinin ilgisi tespit edildikten sonra yasal mevzuat çerçevesinde taşınmaz kayıt ve tesciline ilişkin bilgi verilmesi mümkün olabilmektedir...'

Yani ancak ilgili olduğunu belgeleyenlerin bu bilgileri tapu müdürlüklerinden alabileceğini belirtmiş...

Öte yandan Batı OSB ya da moda adıyla Teknoloji OSB kapsamında olan köylerden tarla ve arazi toplandığı herkesin malumu...

 

ÜRETİCİ TOPRAĞINI GÖZDEN ÇIKARTMIŞ!

Yine Batı OSB kapsamında olan bazı köy sakinleri (Büyükşehir Yasası'ndan sonra mahalle olsalar da köydür onlar) henüz topraklarına alıcı çıkmamış olmasından dolayı pek bir şikâyetçiler.

Özellikle kentte yaşayan ikinci, üçüncü kuşaklar, dört gözle ana ve babalarının tarlalarına müşteri çıkmasını bekliyor ve tıpkı yılbaşı piyango bileti sonrasındaki gibi bin türlü iş  güç hayali kuruyorlar...

Verimli arazileri olanların bile pek de umurlarında değil...

Tarımda son yıllarda yaşanan çöküş,  mazot, ilaç, işçilik gibi girdilerin yüksek oluşu; insan emeğine dayalı tarımsal üretimi gözden çıkarma noktasına getirmiş...

En acı şey de bu...

Birkaç on yıl sonrası dünyanın en önemli hayati konuları haline gelecek olan temel gıda üretimi ve temiz su meselesi önümüzde dururken...

Ki, artık gıdalar bile çok kirli...

Gıda ham maddesi olan bitkilerin genetiği ile oynanmış ve insanlığın sonunu getirecek başta kısırlık olmak üzere pek çok olumsuz etken barındırıyor.

(Başta bazı Afrika ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede gıda ve su kıtlığı çekiliyor zaten...)

Küresel ısınma ve çevre kirliliği dünyayı bekleyen felaketlerin başında geliyor...

En acımasız küresel baronlar bile durumun vahametinin farkında...

Yine bilim insanları, çevreyi en çok kirletenlerin sonuçlarından en az etkileneceğini, büyük çoğunluğu yoksul olan en az kirleten kitlenin ise zararlarını en fazla gören kesim olacağını söylüyor...

Ve biz kendi verimli tarım topraklarımızı koruyamıyoruz...

Tarımı koruyamıyoruz...

Üreticileri koruyamıyoruz...

Onları 'gelsinler, versinler parayı, topraklarımızı elimizden alsınlar' diye dört gözle bekler hale getirdik...

Ve... Gidip başka ülkelerden toprak kiralıyoruz...

Sürdürülebilir sanayi derken, sürdürülebilir yaşam alanlarını bitiriyoruz...