İş Kazalarında ürküten artış

H. Gül KOLAYLI 07 Mayıs 2017 Pazar, 09:09

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mart, 31. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası dolayısıyla İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Oda Raporunu kamuoyu ile paylaştı...

Raporda yer alan veriler 2015 yılına ait...  Başkan Mart'ın verdiği bilgiler arasında SGK'nın her yıl 1 ya da 2 yıl öncesine dair iş kazaları ve meslek hastalıkları istatistiklerini yayımladığı yer aldı.

Ayrıca veriler sadece aktif sigortalılar içindeki zorunlu sigortalıları kapsadığına, gerçekleri yeterince yansıtmayacağına da dikkat çekti...

Yine de mevcut SGK verileri bile durumun vahametini gözler önüne seriyor...

 

YILLARA GÖRE ARTIŞ

İş kazalarında yıllara göre artışa yönelik değerlendirmelere gelince:

" İş kazası sayısı 2012 yılında 74 bin 871;  2013 yılında 191 bin 389, 2014 yılında 221 bin 366,

2015 yılında 241 bin 547!

İş kazaları 2015 yılında bir önceki yıla göre yüzde 10,91 oranında; 2012'ye göre de yüzde 322,61 oranında artıyor!"

Ölümlü kazalara gelince:

"2015 yılında bin 252 iş kazası sonucu ölüm vakası var.  İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre ise 2015 yılında iş kazalarında bin 730, 2016 yılında bin 970 emekçi hayatını kaybetti. 2017 yılının ilk dört ayında ise en az 586 işçi yaşamını yitirdi..."

Soma iş katliamından sonra İş sağlığı Güvenliği (İSG) Yasası çıktı çıkmasına da... İş kazaları azalacağına artıyor...

Nedenlerine yönelik ipuçlarını rapordaki değerlendirmede bulmak mümkün:

"SGK 2015 verilerinde hayatını kaybeden bin 252 kişinin yüzde 60'ı olan 762 kişi 50'den az işçi çalıştıran işyerlerinde, yani İSG Kurulu kurulması zorunlu olmayan işyerlerinde çalışmaktaydı..."

Eurostat istatistiklerine göre de Türkiye, 100 bin çalışan başına ölümlü iş kazalarında Avrupa'da birinci sırada!

 

SEKTÖREL DAĞILIM VE ÖLÜMLER

Raporda yer alan 2015 yılı iş kazalarının birbiriyle ilişkili faaliyet gruplarının birleşik yorumlanması ise şöyle:

 "Bina inşaatı, özel inşaat faaliyetleri ve bina dışı inşaat faaliyetlerini kapsayan inşaat sektörü 33 bin 361 (yüzde 13,81) kaza ile birinci sırada

Fabrika metal ürünler ile ana metal sanayi 31 bin 750 kaza (yüzde 13,15) ile ikinci;

Gıda ürünleri imalatı ile yiyecek ve içecek hizmeti faaliyetleri 22 bin 461 kaza (yüzde 9,95)kaza ile üçüncü;

Kara taşımacılığı ve boru hattı taşımacılığı ile taşımacılık için depolama ve destekleyici faaliyetleri 1bin 21 kaza (yüzde 6,64) ile dördüncü sırada yer alıyor.

2015 yılı iş kazasından ölümlere gelince:

 "En fazla ölüm yüzde 41,45 oranında 433 kişiyle inşaat sektöründe gerçekleşiyor... Onu 190 kişi (yüzde 15, 26) ile taşımacılık; 79 kişi (Yüzde 6,31) ile madencilik, 71 kişi (yüzde 5,67) ile perakende ve toptan ticaret; 60 kişi (yüzde 4,63) ile metal sanayi izliyor... "

 

MESLEK HASTALIĞI YOK!

Raporda dünyadaki meslek hastalıkları oranları da gündeme getiriliyor...

Verilen rakamlar hakikaten de çarpıcı; dünyada iş kazaları oranı yüzde 44, meslek hastalıkları oranı yüzde 56 iken...

Türkiye'de iş kazaları oranı yüzde 99,998; meslek hastalıkları ise on binde 2!

SGK istatistikleri sigortalılara para ödediği geçici iş göremezlik belgeleri üzerinden yapar; orada iş kazaları, meslek hastalıkları da yer alır...

Diyelim ki cildiyeye çalıştığı yerdeki kimyasal alerjisi ya da havadaki toz kaynaklı astım nedeniyle giden kişinin iş göremezlik kaydı meslek hastalığı olarak düşülmez.  Arada kaynar gider. Rutin tedavisi yapılır. Zira meslek hastalığı için bir sürü prosedür gereklidir, heyet raporu, işverenin kabulü, SGK müfettişlerinin işyerinde hastalığa yol açan etkenleri teftişi ve raporlaması gibi. Meslek hastalığının tespiti iş kazası bürokratik işlemlerinden de beterdir.   Ayrıca meslek hastalıklarını var saymak tedbir ve mücadele gerektirir.

Yok, sayarsanız,  bir şey de yapmanıza gerek kalmaz...

Almanya'da ofis çalışanı bir arkadaşım, bel ve boyun fıtığı olduktan sonra, işletmenin bütün ofis ortamındaki masa, sandalyeleri değiştirdiğini anlatmıştı... 

Özellikle ABD, AB gibi gelişmiş ülkelerde özel ya da kamu sağlık sigortaları, meslek hastalıkları nedeniyle işverene tedbir aldırır, yaptırım uygular... Sağlık giderlerinden tasarruf amacıyla!
 

 

 

 

 

ORHAN SARIBAL'IN "DOĞRULUK PAYI"

 

Doğruluk Payı diye bir internet sitesi var... Siyasilerin, milletvekillerinin açıklamalarındaki doğruluk payları değerlendiriliyor.

Muhtemelen altyapısında ciddi bir akademik kadro var.

Zira yerel ve küresel ekonomiden sağlığa, ulaşıma aklınıza gelebilecek her alanda beyanatlardaki açıklamaları analiz ediyorlar ve her analizin altında da bilgilerin alındığı kaynakça yer alıyor.

Sitede değerlendirme şöyle yapılıyor:

"Siyasinin Doğruluk Payı" için: "Doğru" ya da Doğruluktan uzak";

"Aktörün inandırıcılığı için": "Halkın büyük kısmı beyanatlarına katılıyor / katılmıyor"

Epeyce inceledim...

(Oldukça önemli bilgiler de edindim...
Mesela OECD ülkelerinin hiçbirinde 65 yaş altı emeklilik olmadığı bilgisi...

Yanlışmış...34 OECD ülkesinden 19'unda emeklilik yaşı 65'in altındaymış)

Bir nevi siyasi okuryazarlık; "İnanmak" ile "Bilmek" arasındaki çizgi netleniyor...

Bursa milletvekillerine tek tek baktım...

Ak Parti'den 2 milletvekilinin beyanatı analiz edilmiş... MHP'den hiç yok!

CHP'den ise Ceyhun İrgil  2;  Nurhayat Altaca Kayışoğlu 2; Lale Karabıyık 2 beyanatıyla yer alıyor...

(Merak edenler dogrulukpayi.org'u tıklayıp  bakabilir...)

Bursa Milletvekilleri arasında "Doğruluk Payı" rekoru ise Orhan Sarıbal'da...
Yedi beyanatının tamamı için "Doğru" analizi yapılmış...

Yani yedide yedi!

Genel değerlendirmede ise yüzde 85 ile  "Halkın büyük kısmı beyanatlara katılıyor..."

Bursa açısından ikisinin bir arada olduğu başka analiz yok!

Yani Sarıbal'ın hem basın açıklamalarındaki beyanatlar doğru, hem de inandırıcılığı yüksek...