İstihdam ofisleri denetlenmeli!

H. Gül KOLAYLI 13 Aralık 2015 Pazar, 09:00

Son yıllarda Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan, Gürcistan, Türkmenistan gibi Türk dünyasından ve Balkanlardan çok sayıda ve çoğu üniversite mezunu olan kadın ekmek parası için Türkiye'ye çalışmaya geliyor... 

Çalışma izni için başvuran yabancı uyruklu işçilerin sayısı 50 binin üzerindeyken...

Gürcüler ise bunların yüzde 20'sini oluşturuyor...

Çoğunluğu Müslüman olan mühendis, avukat, pedagog, diş hekimi, doktor, ekonomist, hemşire gibi çeşitli meslek gruplarından 35-50 yaş arası kadınlar;  ülkelerinin ekonomik koşulları, düşük ücret ve işsizlik gibi nedenlerle yurtdışında iş arayışına giriyor...

 

NİTELİK GEREKTİRMEYEN İŞLER

Türkiye'yi tercih nedenlerinin başında ise kendilerine olan talebin yanı sıra kültürel yakınlık geliyor...
Yabancıların aldıkları ücretler ortalama 600-800 dolar arasında değişiyor.

Yabancılar 24 saat yatılı çalışıyor ve sadece hafta sonları 8 saat ya da yarım gün izin kullanabiliyor...

Yabancı kadınlar çoğunlukla,  yaşlı, hasta ve çocuk bakımı ile ev temizliği gibi yasada "Nitelik gerektirmeyen hizmet" kapsamında tanımlanan işlerde istihdam ediliyor...

İşveren profiline bakıldığında ise orta ve üstü gelir düzeyine sahip aile ya da bireylerin nitelik gerektirmeyen ev hizmetlerine yabancı istihdamını tercih ettiği görülüyor...

Türkiye'nin özellikle sanayi ve ekonomisi gelişkin pek çok ilinde olduğu gibi Bursa'da da çok sayıda yabancı kadın istihdamı söz konusu.

 

NEDEN YABANCI BAKICI?

İşveren sosyolojisi açısından bakacak olursak...

"Neden yabancı bakıcı?" sorusunun yanıtları şöyle:

İşveren hasta, yaşlı, çocuk bakımı ve ev temizliği gibi işlerde kadınları tercih ederken...

Türkiye koşullarında 24 saat yatılı kadın çalışan çok nadir bulunuyor...

Türkiye'de kadınlar, geleneksel aile yapıları nedeniyle yatılı çalışmayı çoğunlukla kabul etmiyorlar...

Öte yandan yasada "Nitelik gerektirmeyen hizmetler" olarak tanımlanmasına rağmen...

Ailelerin tercihleri yaşlılarını, hastalarını, engellilerini ya da bebeklerini emanet edecekleri kişilerin o alanlarda eğitimli olmasından yana oluyor...

Oysa Türkiye'de bu sektörde hizmet üreten kadınların çoğu okur yazar, ilk ya da ortaokul mezunu. Ve yine çoğu hasta, yaşlı, çocuk bakımı konusunda eğitim almamış kişiler...

Kızılay Bursa Şubesi yıllardır hasta ve yaşıl bakımı eğitimi programları açıyor. Ancak, sponsorlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen projeler kapsamında eğitim verilen kadın sayısı birkaç yüz kişiyi geçmiyor...

ORTA VE ÜSTÜ GELİR GRUPLARI

Özetle belli gelir gruplarının üstündeki kesim yabancı kadın istihdamını tercih ediyor...

Elbette bizim öğretmen Ayşe Hanım maaşının tamamını vererek bakıcı istihdam edemiyor...

Ya da SSK emeklisi Ahmet Bey'in yabancı istihdamı için maaşının en az iki katını ödemesi gerekiyor...

Haa... Bu arada İstanbul ve Bursa sosyetesinde Filipinli dadı çalıştırmak modası var...

Bir de şu var;  çekirdek ailenin parçalanması... Bakıma ihtiyacı olan pek çok yaşlı artık yalnız yaşıyor. 

Ve gelir durumu ya da eğitimi ne olursa olsun yaşlı, hasta, çocuk bakımı, yemek ve ev temizliği gibi işler hep kadınların üstündedir...

Girişimci ya da üst düzey yönetici olan kadınlar, mesai saatlerini aşan çalışma tempoları nedeniyle yatılı yabancı kadın çalıştırmayı tercih ediyor...

 

İZİNSİZ ÇALIŞTIRMANIN CEZALARI

Yabancı kadınların Türkiye'de çalışmaları belli izinlere tabi...

Turizm, eğlence sektörü ve ev hizmetleri başta olmak üzere pek çok alanda yabancı uyruklu işçi çalıştırılıyor...

Yabancı kadınların çalıştırılması 27 Şubat 2003 tarihli 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile düzenlenirken...

Yabancıların Türkiye'de çalışmaları ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın iznine tabi kılınmış...

İzin almadan yabancı kadın çalıştıranlar hakkında ise ciddi bir idari para cezası var...  Hem işveren ceza ödüyor, hem de yabancı uyruklu kadın...

İşverene uygulanan yaptırım sadece idari para cezasıyla kalmıyor. Ayrıca, yabancının varsa eş ve çocuklarının konaklama giderleri, dönüş yol harcamaları varsa sağlık giderleri de işverence ödeniyor...

 

İSTİHDAM OFİSLERİNİN DENETİMİ

Yabancı uyruklu işçilerin (kadınların) çalışma izinlerinin alınıp alınmadığının takibi açısından Özel İstihdam Ofisleri'nin İş-Kur denetiminde çalışmaları ve ikamet ettikleri çalışma adresinde ziyaret edilerek şartlarının 10 gün içinde bildirilmesi gerekiyor...

Özel İstihdam Ofisleri'nin İş-Kur'a bağlanması için mesleki yerleştirme uzmanı çalıştırması gerekiyor.

Öte yandan bu uzmanlık ancak üniversitelerde açılan sertifikalı eğitim programlarıyla mümkün.

Üniversitelerde bu program sık açılmıyor, uzman sayısı da çok yetersiz. Bu nedenle Özel İstihdam Ofisleri İş-Kur'a bağlanamıyor ve denetim dışı kalıyor.

Bursa gibi çok sayıda yabancı uyruklu işçinin çalıştığı bir ilde, Uludağ Üniversitesi'nin de Mesleki Eğitim Uzmanlığı sertifikalı eğitimlerini bir an önce açması gerekiyor.

Şu anda Eskişehir Anadolu Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi'nde var.

Haklarının korunduğu mevzuatlardan bihaber olan yabancı kadınlar, çalışma izni olmadan çalışıp kaçak çalışarak mağdur oluyorlar.

Keza tek derdi yaşlısına, hastasına ya da çocuğuna baktırmak olan işveren de kaçak işçi çalıştırıyor konumuna düşüyor.

Hele de yabancı kadının kaza geçirdiğini düşündüğünüzde yaşanan sağlık sorunlarına bir de adli sıkıntılar eklenebiliyor...

Mesleki yerleştirme uzmanları çalıştıran Danışma Ofisleri'nin açılışının hızlandırılması bu alandaki uzman olmayan bazı kişilerin yanıltıcı faaliyetlerinin de önüne geçecektir...

Bu arada kamusal alanda da yabancı uyruklu işçiler için mevcut ücretsiz danışma hattının yanı sıra danışma masalarının da etkinleştirilmesi gerekiyor...