Kâğıt fabrikasına yargı ‘dur’ dedi

H. Gül KOLAYLI 24 Temmuz 2015 Cuma, 06:05
Orhangazi'de İznik Gölü kıyısına yakın bir alanda kâğıt fabrikası kurulmasını planlıyordu birileri... Tıpkı şimdi DOSAB Termik Santrali'nde olduğu gibi ona da olumlu ÇED raporu verilmişti... Ancak... ÇED Raporu, Bursa 3. İdare Mahkemesi'nce iptal edildi... Erol Çiçek tarafından daha önce açılan davada İznik Gölü 1/25 bin ölçekli çevre düzeni planında yapılan plan değişikliğinin yürütmesi Bursa 2. İdare Mahkemesi tarafından durdurulmuştu... Ardından Avukat Erol Çiçek, Bursa Barosu ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesiyle birlikte bu defa da ÇED raporu için dava açmıştı... Mahkeme kararının gerekçesi ise özetle şöyle:  "Tesisin kurulmasının planlandığı alan jeolojik olarak geçirimli yapıda olan alüvyon zeminde yer almaktadır... Bu nedenle tesisten herhangi bir durumda sızabilecek, yakıt, yağ, kimyasal madde gibi kirleticilerin yer altı suyu hareketi ile kolay bir şekilde taşınabileceği... ve yer altı suyunun akış yönü istikametinde, İznik Gölü sularına ya da Orhangazi Ovası'ndaki yer altı sularına karışma riski bulunmaktadır.  İznik Gölü fabrikalar nedeniyle zaten kirlilik baskısı altındadır..." Bakalım akademik odalar, Doğader, yakın semtlerde yaşayanlar başta olmak üzere kent dinamiklerinin aylardır tepki gösterdiği, yürüyüşler, basın açıklamaları, imza kampanyaları düzenlediği DOSAB Termik Santrali'nin akıbeti ne olacak...   ***** VALİ YARDIMCISI USTA'DAN VEDA Bursa Vali Yardımcılarından Ahmet Hamdi Usta Bursa'da 6 yılını doldurdu. Ve son çıkan Valiler Kararnamesiyle İstanbul Vali Yardımcılığı'na atanarak 22 Temmuz tarihi itibarıyla Bursa'daki görevinden ayrıldı... Kendisi aynı zamanda Bursa AB ve Dış İlişkiler'den sorumluydu... Ve Bursa'da geçirdiği süre içerisinde Valilik bünyesinde oluşturulan Merkez ile birlikte Bursa'daki sivil toplum kuruluşlarına çok sayıda AB projesini kazandırdı... Ayrıca coğrafi işaretlemeler ve Gastronomi Festivali, Bursa'nın Avrupa Termal Kentler Birliği'ne üyeliği gibi önemli çalışmalara imza atıldı... Takdir ettiğim bürokratlardan biriydi... Çok güzel bir veda mesajı yazmış:  "Ruhun cinsiyeti, rengi, yaşı yoktur, Güneş, ışıklarını kimseden esirgemez, rahmet damlaları düşeceği yeri seçmez derler. Görev yaptığım yıllar boyunca, muhabbet lisanıyla konuşmaya, aşkla, şevkle adeta bir ibadet şuuruyla  çalışmaya, her bir insanımızın özel olduğunu bilerek Bursa'ya ve Bursalılar'a hizmet etmeye gayret ettim. Herkese eşit mesafede olmak yerine, herkese yakın olmaya, herkesi sinemize sarmaya, herkesin derdine merhem olmaya Yüce Devletimizin sağladığı imkânlarla çalıştım..." Ve birlikte çalıştığı tüm valilere, kabine üyelerine, kent bürokrasisine, SİAD'lara, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerine, sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyor... Noktayı ise şu sözlerle koymuş: "İlk Başkent Bursa'ya veda, son Başkent İstanbul'a merhaba..."   ***** BOZBEY'DEN AÇIKLAMA... Önceki gün TMMOB Bursa İKK'nın İhsaniye Parkı ile ilgili basın açıklamasını aktarmıştım.. Tatilde olan Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey bir açıklama göndermiş: Başkan Bozbey diyor ki: "Sayın Gül Kolaylı, TMMOB'un açıklamasını okudum, ama bir çözüm önerileri olmadığı ortada. Zaten yaptığımız toplantıda da 'biz öneri getirmeyiz sadece rapor hazırlarız ' diye kendilerinin ifadeleri var. Çünkü ben kendilerine özellikle 'Mevcut durum bu, öneriniz nedir?"'diye sormama rağmen, 'Öneri veremeyiz' dediler. Uygulanabilir öneri getiremeyeceğin bir konuyu eleştirmeye ya da 'biz sadece rapor yazarız ve açıklarız' demeye hakkınız yoktur. Bugüne kadar her konularında destek olduğumuz 'Odalarımızın' taşın altına elini koymamasına ne demeli? Üstelik demokrasi kenti olma iddiası taşıyan bir kurumun başı olarak mevcut planın onaylanma öncesinde ve tartışmaların yaşandığı sürecin ardından Mahalle Komitesinin onayına sunduk ve onayını aldık.  (Hiçbir belediyenin yapamadığını yapıyoruz. Çünkü biz demokrasi kentiyiz...) Ayrıca o alanda planlarda hiç yeşil alan yok iken yaptığımız planla  (hem Nilüfer hem de Büyükşehir Belediye meclislerinden OY BİRLİĞİ ile geçti) 7.000.m2 civarında yeşil alan kazandırdık. Aslında takdir edilmesi gereken bir plan yapmamıza rağmen bu tartışmaların aslında başka düşünceler ile yapıldığına inanmaya başladım.  Ama biz halkımız ile birlikte bu düşüncelerin de üstesinden geleceğiz ve kenti dünya kenti yapma anlayışımız ile farklılaştırmaya ve kentliyi gülümsetmeye devam edeceğiz..." Kişisel düşüncemi sorarsanız... Aslında ilkyazımda da yazmıştım;  Bozbey orada plan dışı bir şey yapmadı;  orası zaten park değildi.  Plan değişikliğini de herkes imzaladı, akademik odalardan da itiraz gelmedi... Yüksek gerilim hattının yakınında park değilken parka dönüşen bir alan var... Orada bana göre en büyük sorun yıkım sürecinin / krizin Nilüfer bürokratları tarafından kötü yönetilmesi ve içinden çıkılmaz hale getirilmesiydi.  Sonuçta bir direnç oluştu... Bu tablodan sonra orada "Halka rağmen bir şey yapılamaz"  görüşümü koruyorum...  Dileğim ortak akılla, uzlaşma sağlanmasıdır... Not: Youtube'da İhsaniye Parkı ile ilgili bir video var. Birgün Bursa diye paylaşılmış...  Nilüfer'de yıkım yapmaya gelenlere Huriye Gül Kalaylı'dan bir ders" diye... İyi ki soyadımı yanlış yazmışlar. Zira konuşma yapan ben değilim, aktivist Huriye Atlamaz... Bilgilerinize...