Kadının seçilememe hallerine dair görüşler

H. Gül KOLAYLI 06 Aralık 2014 Cumartesi, 07:00
Dün kadının seçme ve seçilme hakkının yasalaşmasının 80, yıldönümüydü... Kentte pek çok basın açıklaması gerçekleştirildi... Gidebildiklerim ile bana ulaşanları sizlerle paylaşacağım... Açıklamaların ortak noktalar şunlardı: "Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinin demokrasi ve çağdaşlaşma yolunda atılmış önemli bir adım olması..." "Aradan geçen 80 yıla karşın kadınların siyasette temsilinin istenilen düzeyde olmaması..."   KADIN VE ERKEK AYNI BEDENDE!   Dünkü basın açıklamalarının kuşkusuz en renkli, sıra dışı olanı CHP İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Şahin'inkiydi... Neden derseniz, Ayşe Şahin'in yüzü de dahil olmak üzere bedeninin yarısı kadın, yarısı erkekti. Tabii makyaj, peruk ve giysi yardımıyla... Basın açıklamasında CHP Bursa milletvekilleri yoktu... Ama CHP İstanbul milletvekili Umut Oran oradaydı. Elbette İl Başkanı Metin Çelik ve il yöneticileri, partili kadınlar vardı. Bir de Yıldırım İlçe Başkanı Güner Aklan ve İlçe Kadın Kolları Başkanı Esin Aysel Engin Polat ve ilçenin partili kadınları... Ayşe Şahin, sert bir dille hükümetin kadın politikalarını, kadın söylemlerinin yanı sıra kadınların siyasi partilerde kadın kadına siyaset yapmalarını da eleştirdi... "Siyasetin cinsiyeti yoktur" diyerek şunları söyledi: "25 Kasım kadına karşı şiddetle mücadele haftasının hemen ardından kadına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının yıldönümünü kutladığımız bu günde yine anlıyoruz ki, kadına dair acı tatlı özel günlerin bile iç içe geçmiş haliyle şu an kadının içinde bulunduğu kaos karşımızda..."   ***   KADIN KURULUŞLARI BİRLİĞİ   Bursa Kadın Kuruluşları Birliği üyesi dernek temsilcileri dün Atatürk Anıtı önünde buluştular... Ortak basın açıklaması Birliğin dönem koordinatörlüğünü üstlenen avukat Sibel Özbudak tarafından gerçekleştirildi... Naif bir yaklaşımla kaleme alınmasına karşın açıklamada önemli mesajlar vardı.. Mesela, 5 Aralık 1934 tarihinde tüm kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkını tanınmasıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti'nin dünyanın pek çok ülkesinden önce katılımcı demokrasiyle tanışmasına karşın bugün her alanda cinsiyet eşitsizliği ile mücadele edilmesi... Özbudak, Kadınların TBMM'deki temsil hakkının yetersizliğine değindi ve Türkiye'de kadınların insan hakları sorunlarının giderek arttığını söyledi... "Kadına yönelik eşitsizliği aykırı uygulamaların temelinde de toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılığı yatmaktadır" diyerek devlet politikalarında kadının birey olduğuna dikkat çekti...   ***     BURSA BAROSU KADIN HUKUKU KOMİSYONU   Bursa Barosu Kadın Hukuku Komisyonu Başkanı Avukat Nevin Canbaz 5 Aralık 1934'te Türk kadınına verilen seçme ve seçilme hakkının 80'nci yılı nedeniyle yaptığı açıklamada Türkiye'nin demokratik ve çağdaş bir ülke olma yolunda ilk adımı attığına vurgu yaptı... Ve şunları söyledi: "Yerel yönetimlerde ve  meslek örgütlerimizde de  sayımızla orantılı olarak temsil edilmemekte olmamızda üzücü bir gerçek.  Toplumsal yaşamın her alanında büyük sorumluluklar yüklenen, gelecek kuşakların yetiştirilmesinde en büyük pay sahibi olan kadınlarımızın, sahip olduğu haklarının bilincine varmaları büyük önem taşıyor... Kadınlarımız ekonomik ve sosyal yaşama katılımda, karar verme süreçlerinde daha etkin rol oynamalı, siyasal alanda daha yüksek oranlarda temsil edilmeliler..."   ***   KA-DER; 80 YILLIK KULLANILMAYAN HAK! Dün bir açıklama da KA-DER Bursa Şubesi Başkanı Fatoş Birinç'ten geldi... Çarpıcı bir saptamada bulunan Birinç"Kadınlar 80 yıldır seçilme hakkını kullanamıyor" diyerek TBMM'deki koltukların yarısı eşit bir toplum adına mücadele vermek adına kadınların hakkı olduğunu söyledi... Kadınların seçilme hakkını gerçek anlamda kullanabildiklerinde " Meclis'te yüzde 14, 2 gibi düşük bir oranda temsil edilmeyecekler" diyerek eğitimden istihdama, kadın cinayetlerinden kent yaşamına dek pek çok alanda artıların oluşacağını anlattı... Bu nihai hedeflere ulaşabilmek için ise şu talebi dillendirdi: "Biz kadınlar seçerken de, seçilirken de eşitlik hakkımızı kullanmak, 2015 seçimlerinde milletvekili koltuklarının yarısı için aday gösterilmek istiyoruz..." Benim ne dediğime gelince... Yıllardır yazıyorum, pek çok platformda sözlü olarak anlatıyorum... Yani bilen biliyor da... Yine de söyleyeyim.. "Yukarıdaki görüşlerin alayına katılıyorum..."