Kapıyı kilitleme, soyulmaktan kork!

H. Gül KOLAYLI 18 Kasım 2018 Pazar, 06:32

Türkiye'de kilit alanında markalaşan Kale Endüstri Holding güvenlik alışkanlıkları konusunda Türkiye'deki en geniş kapsamlı tüketici araştırmasını gerçekleştirdi ve kamuoyunu da sonuçlar konusunda bilgilendirdi...

Öncelikle araştırmada, "ev ve işyeri güvenliği denilince akla ne geliyor, ne gibi önlemler alınıyor" gibi konuları anlamayı, güvenli yaşam alışkanlıkları konusunda farkındalık oluşturmayı hedeflemişler.

Sonuçlar oldukça çarpıcı!

Araştırma şirketi Futurebright iş birliğiyle 8 ilde 3 bin 150 kişiyle yüz yüze görüşülerek hayata geçirilen Türkiye'nin Güvenlik Alışkanlıkları araştırmasına göre, araştırmaya katılanların yaşam mekânlarının güvenliği konusunda en büyük endişeleri sorulduğunda, yüzde 75'i evine, yüzde 81'i iş yerine hırsız girmesinden endişe ettiğini söylüyor.

YATARKEN KİLİTLEMEYEN: YÜZDE 49!

Aynı insanların kapı kilitleme alışkanlıklarına gelince;

Türkiye'nin yüzde 38'i evden çıkarken, yüzde 49'u ise gece yatarken kapıyı kilitlemiyor!

Kapını kilitleme, sonra soyulmaktan kork! Tam bizlik bir sonuç!

(Toplum bilimcilerin kafa yorması gereken bir alan mı, kılavuz istemeyen görünen köy ahvali mi bilemedim!)

Hırsız girme kaygısı, apartman dairesi, site içi, müstakil ev fark etmeden her hane tipinde eşit oranda görülüyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 56'sının yakın çevresinde hırsızlık olayı yaşanmış olması bu kaygıyı destekliyor.

Hırsızla karşılaşma kaygısı kadınlarda yüzde 56 ile daha yüksek bir orana çıkıyor.

Hırsız girme kaygısı bazı kültürel alışkanlıklarımızı da etkiliyor, araştırmaya katılanların yüzde 75'i komşusuna anahtarını emanet etmediğini belirtiyor. Yüzde 45'i anahtarı kapıda unutmaktan ve kazara evini, iş yerini zarara uğratmaktan korkuyor.

(Anahtarı kapının üstünde bırakmak sık arızalarımdan! Komşularım sağ olsun, zili çalıp veriyor, evde yoksam da yanlarına alıp telefonla haber veriyorlar! Ha, evde unutmak da öyle! Tedbiren telefon rehberimde mutlaka çilingir numarası olur!)

KİLİTLENMEYEN KAPI KAPALI DEĞİL!

Haliyle Kale Kilit Satış Pazarlama Direktörü Aziz Emre Günel önerilerde bulunmuş:

 "Bu araştırma ile herkese kolayca önlem alabileceklerini hatırlatmak istiyoruz. Öncelikle kapımızı kilitlemeliyiz çünkü kilitlenmeyen kapı, kapalı değildir. Diğer yandan, geliştirilmiş ürünler ile güvenlik araçlarımızı sürekli güncellemeliyiz. Tüm ürün ve hizmetlerimizin amacı kötü niyetli girişimleri kapının dışında bırakmak..."

Araştırmanın diğer sonuçlarına gelince...

İnsanların ev güvenliği denilince akla kapı ve kilit, iş yeri güvenliğinde ise kamera ve alarm geliyor.  

Türkiye'de ev güvenliği denilince, katılımcıların yüzde 36'sı kullanılan çelik kapının; yüzde 19'u ise kapı kilidinin sağlam olması gerektiğini belirtirken, yüzde 17'lik bir kesim de kamera sistemlerini tercih ettiğini söylüyor. 

İş yeri güvenliğinde ise akla gelen güvenlik çözümleri yüzde 34 kamera sistemi,  yüzde 30 alarm sistemi ve yüzde 15 ile kapı kilidinin sağlam olması şeklinde sıralanıyor.

İş yerleri, evlere göre daha uzun süredir alarm sistemlerini kullanıyor. Beş yıldan fazla süredir alarm sistemi kullanma oranı evlerde yüzde 10 iken iş yerlerinde bu oran yüzde 32'ye çıkıyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 40'ı çelik kapı markalarının güvenlik seviyelerinin farklı olduğunu bilmiyor.

Kilit güvenliğinin önemli bir parçası olan, halk dilinde kilit göbeği diye tabir edilen silindirler; araştırmaya göre, sadece taşınma, eve hırsız girmesi ve anahtar kaybetme gibi istisnai durumlarda değiştiriliyor, güvenlik seviyesini artırmak için silindir değiştirme alışkanlığı bulunmuyor.

Aziz Emre Günel cep telefonunda yeni teknoloji nedeniyle nasıl model güncellemesi yapılıyorsa güvenlik seviyesi sürekli yenilenen ve geliştirilen, kilit, silindir ve çelik kapılarda da aynı özenin gösterilmesi gerektiğine dikkat çekiyor...

Hem faaliyet alanları açısından kendilerine hem de topluma ayna olan; başkaca bir kuruluşun aklına pek düşmeyecek bu spesifik alanda araştırma yaptıkları için Kale Endüstri Holding'i kutlamak lazım...