Karamanoğlu ile kalite şehri didişmesi!

H. Gül KOLAYLI 06 Aralık 2018 Perşembe, 06:05

Geçen gün Bursa'da TSE'de Başaraştırmacı olarak görev yapan Mustafa Karaman aradı...

Malum Karaman denilince akla ilk TSE ve kalite geliyor... Yıllardır görev yaptığı kurum adına ve dahil olduğu her türlü sivil toplum kuruluşu ve platformda sürekli "Kalite şehri Bursa" der durur...

Son olarak  "Kalite Şehri Bursa"nın  (KAL-ŞEH) marka tescil belgesini Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan almış...

Bilen bilir, Mustafa Karaman ile kimi zaman tatlı tatlı didişiriz...

Dürüst olayım, çok kafama yatmadı... 

Zaten Kalite Şehri Bursa sözüne içten içe içerleyen biri olarak epeyce saydırdım...

"Ablam, ben doğma büyüme Bursalıyım. Neresi kaliteli? Havası mı? Kirli... Çin ve İngiliz bilim insanlarının araştırmalarına göre herkesim ama özellikle de çocukların zekâsını gerileştiriyor, insanları deprasyona sokup delirtiyor.

Yolu, trafiği mi? Beton ucubeleri mi? Neresi kalite? Rengârenk akan kokuşuk dereleri mi? Çarpık kentleşmesi mi?

Artan ve kullanım yaşı düşen uyuşturucu sorunu mu?  Trafikte canavarlaşanlar mı? Hala okuma yazma bilmeyen kadınlar var!"

Başkası olsa söyleyip söylediğine bin pişman olur, telefonu kapatır.  Karaman "Haklısın abla, ama!" diyerek yanıtladı:

 "İşte biz de bunlar olmasın, kaliteli bir şehir olsun diye uğraşıyoruz..."

Azıcık ikna oldum gibi!

"Peki, başka birisi Kalite Şehri Bursa, derse ne olacak?" diye sordum...

KAMU KURUMLARI KULLANABİLECEK

"Öyle herkes diyemeyecek. Patenti bizde" dedi...
Ardından da ekledi:

"Bursa Valiliği, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa Ticaret Borsası, Türk Standartları Enstitüsü, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri, Bursa Sanayi Müdürlüğü ve Kalite Birliği, üniversite gibi kurumlara elbette izin evereceğiz..."

Çok kafama yatmamış olsa da, şunu biliyorum... Bursa ve kalite kelimelerini bu şehirde en çok dillendiren, muhtemelen de ilk kez gündeme getiren isim tartışmasız Mustafa Karaman olduğuna göre, biri marka tescili yaptırmaya ondan daha çok hiç kimsenin hakkı yoktu...

TİCARİ OLARAK KULLANILMASIN DİYE!

Yine de konuya yönelik gönderdiği açıklamada Bursa'nın kalite şehri olduğu konusundaki iddiasını sürdürdü: Şöyle ki:

"1502 yılında bu topraklarda, Sultan ll. Beyazidhan tarafından yayınlanan, Kanun Name-i İhtisab-ı Bursa Standardı ile Bursa kalite şehri ünvanını hak ediyor... Bursa'nın İhracatta gelmiş olduğu nokta, kaliteye duyarlılığı,  TSE belgeli ürünlere vermiş olduğu önem, kalite bilinci ve yıllardır TSE kimliğimizle yapmış olduğumuz çalışmalar ve önemli bir sivil toplum kuruluşu olan Kalite Birliği ile gerçekleştirdiğimiz projeler neticesinde, iddia ediyoruz ki;

 Türkiye'de kalite bilinci en yüksek il ve kaliteye en duyarlı şehir, devletin kalite kuruluşu olan TSE'YE en çok destek veren il Bursa'dır.

Bursa, tarihi misyonu ve günümüzdeki sanayi yapılanması, sanayi ürünleri, tüketici bilinci, kalite algısı yönüyle geldiği nokta itibariyle kalite şehridir.

'Kalite Şehri Bursa'  markası tarafımızca, Türk Patent Enstitüsüne yapılan müracaat neticesinde tescillendi.

Bu tescilin,  siyasi ve ticari bir amacı yok. Yıllardır savunduğumuz ve toplumun büyük bir kesimi tarafından kabul edilen "işte Marka; Kalite Şehri Bursa" sözünün ticari bir emtia zerinde kullanılmaması, siyasete alet edilmemesi için tüm masrafları tarafımızca karşılanarak adımıza tescil edildi..."

Neyse ki Bursa'nın tartışma götürmez sorunlarını, nalına da mıhına da misali görmezden gelmiyor:

"Elbette Bursa ile ilgili olumsuzluklar mevcut.  Temel problemlerden biri olan kaçak bina yoğunluğu ve trafik sıkıntısını baz alarak Bursa'nın kalitesi eleştirilebilir.

Ancak tüm olumsuzlukları doğuran sebebin kalitesizlik olduğu asla unutulmamalı ve her alanda kaliteyi ön plana alıp, konuyu tartışıp, kaliteye yönelmeliyiz."

Sonuç olarak...

Bir eski Bursalı olarak şehrin kalitesizliklerine takık biri olmamdan kaynaklı işin ironisi bir yana...
Karamanoğlu'nun kalite ve TSE konusundaki hassasiyeti artı samimiyeti bizce malumdur...

Şehir adına verdiği mücadele de öyle...  Hakkını teslim etmek lazım. Ve en sonunda bunu da yaptı: şehrin kalitesini üstüne tescilledi.  

Büyük sorumluluk. Ben asla cesaret edemezdim.  İşi çok zor...

Zira; şehirdeki kalitenin de kalitesizliğin de kaynağı insan; önce insanı kaliteleşmeli ki, şehir de kaliteleşsin!