Kızılay'dan kan bağışı çağrısı

H. Gül KOLAYLI 26 Mart 2020 Perşembe, 06:00

Son dönemde Kızılay üzerine eleştiriler çok yoğunlaştı! Eski bir Kızılay gönüllüsüyüm, bir dönem de yönetim kurulunda görev yaptım. O dönemlerde gerçekten de pek çok iş yaptık. Aidiyet duygularım nedeniyle her okuduğumda inciniyorum!..

Gerçekten de öylece oturmuş, hiçbir şey yapmadan seyrediyorlar mıydı? Öğrenmenin yolu Kızılay Bursa Şubesi Başkanı Davut Gürkan ile görüşmekti...

Davut Gürkan'ı aradım, önce nerede olduğunu sordum; "Kızılay'dayım. Görevimin başındayım" dedi...

KIZILAY SAHADA VEFA GRUBU'YLA ÇALIŞIYOR

Sosyal medyada yaygın olarak yer alan Kızılay eleştirilerine atıfta bulundum ve ne yaptıklarını sordum, anlattı:

"O kadar çok şey yapıyoruz ki. Valiliğimiz ve kaymakamlığımız bünyesinde oluşturulan Vefa Sosyal Destek Grubu'nda yer alıyoruz. Valilik ve kaymakamlık koordinasyonunda tüm şubelerimiz sahada çalışıyor. Erzak dağıtıyoruz. Zaman zaman şubelere gelen ailelerin 65 yaş üstü bireylerine yardım ediyoruz..."

Kurumun bir de yaşlı bağışçıları vardı; geçmiş dönem gönüllülerinin hâlâ onlarla ilgilendiklerini, ziyaret ettiklerini, hastaneye götürüp tedavilerini sağladıklarını biliyordum. Kızılay Bursa Şubesi olarak o yaşlılar için bir şeyler yapıyorlar mıydı?  O insancıklar, biraz ilgi, biraz hatırlanmadan başka bir şey beklemiyordu. Artı kutsal bir işe imza atarak ömür boyu edindikleri varlıklarını, evlerini, arsalarını Kızılay'a bağışlamışlardı... Onları sordum.

Davut Gürkan yaşlı bağışçılar için yönetim kurulu üyelerini görevlendirdiklerini, onların ihtiyaçlarının tespit edildiğini ve desteklendiğini anlattı...

KIZILAY'DA KAYITLI 10 BİN AİLE VAR

Ardından da Kızılay'da kayıtlı, yardım alan 10 binden fazla ailenin kaydı olduğunu söyledi:

"Daha önce kaydı olup da yardım isteyenlerin ihtiyaçlarını hızla yerine getiriyoruz. Kent Merkezi'ndeki eski şube binası 'Dağıtım Merkezi' olarak hizmet görüyor. Osmangazi'de salı ve cuma günü orada yardımlara devam ediyor. Elbette her türlü hijyenik tedbiri alarak bu dağıtımı organize ediyoruz...

Ama bu dönemdeki çalışmamız ağırlıklı olarak valilik ve kaymakamlık koordinasyonunda devam ediyor..."

Gürkan'a bu çalışmalara Kızılay gönüllülerinin katılıp katılmadığını sordum:

"Kadın ve gençlik kollarımızdan katılım var. Ama gönüllüleri riske atmamak adına hizmeti ağırlıklı olarak profesyonellerle götürüyoruz. Profesyonellerle sahada çalışmayı daha güvenli görüyoruz. Zaten yardımları yaparken de Kızılay çalışanları kaymakamlıkların görevlendirdiği kişilerle sahaya çıkıyorlar..."

KAN BAĞIŞLAMAKTAN KORKMAYIN!

Kan bağışları konusuna değindim ve bu konuda Gürkan şunları anlattı:

"Kan bağışları durmuş vaziyette. O konuda Genel Başkanımız da açıklama yaptı. Bizim günlük yaklaşık bin 500 hastaneye 10 bine yakın kan çıkışımız oluyordu. Dün itibarıyla 3 bin 500 seviyedeydi.

Vatandaşlarımız dışarı çıkmadığı için vermiyorlar ve korkuyorlar. Virüs bulaşır endişesi var. Hiç korkmasınlar. Bizim kan bağış birimlerimiz hastane ortamı değil. Son derece hijyenik ortamlar.

Talep olduğu takdirde büyük sitelerin bahçesine mobil kan alım cihazı da gönderebiliriz.

 Bağış yapmak isteyenler Osmangazi'de tarihi belediye binasının karşısındaki Kan Merkezi'mize, DOSAB'daki yerimize, 15 Temmuz Meydanı ve Kent Meydanı'ndaki mobil kan bağış otobüslerimizde verebilirler..."

NEGATİF KANDA VE TROMBOSİTTE SIKINTI VAR

Hastanelerde ameliyatlar azaldığı için kan gereksiniminin de azaldığına yönelik soruna ise şu yanıtı verdi:

"Hastanelerde acil ve A grubu ameliyatlar olabiliyor. Kanser hastaları var. Toplumda yüzde 5'ten az bulunan negatif kanlar konusunda ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Negatif kanı olan bağışçılarımız ne kadar erken bağışta bulunurlarsa seviniriz... Az bulunan kan gruplarında ve trombosit konusunda zorlanıyoruz. Trombositlerin ömrü 5 gün. Saklanamıyor. O yüzden stoku  yok. Ve sıkıntı yaşanabiliyor..."

Sosyal medyada en çok eleştirilen maske dağıtımı konusunu da sordum Davut Gürkan'a; dedi ki:

"Maske konusunda hastanelerle ilgili talep olduğunda Sağlık Bakanlığı üzerinden destek oluyor. Şubede de sahada çalışanlara destek oluyor. Tüm şubelere saha çalışanları için maske ve eldiven, dezenfektan gönderildi. Bursa'da ziyaretçi yasağı nedeniyle hem Şehir Hastanesi'nde hem de Yüksek İhtisas Hastanesi'nde yatan hastalara için de ıslak mendil, diş macunu ve fırçası gibi kişisel bakım malzemeleri olan hijyen seti hazırladık ve dağıttık..."

Ardından da ekledi:

"Genel Merkezimiz maske dağıtımını Sağlık Bakanlığı ile koordineli olarak sürdürüyor. Çapa ve Cerrahpaşa'ya da çok sayıda maske gönderildiğini öğrendik... Şu an şehir hastanelerinde ve büyük hastanelerde kullanılmak üzere sahra çadırları yapılıyor. 150'si teslim edildi, 300 tanesi daha yapılıyor."

İŞ YAPMAYAN DÜKKÂNLARIN KİRASI NE OLACAK?

Bir de Kızılay Bursa Şubesi'nin Bursa'da çok sayıda mülkü ve yine çok sayıda kiracısı var. Bunların arasında önemli bir kısmı dükkân ve ofis; şimdi çoğu kapandı ve beş kuruş da para kazanamaz hale geldiler. Belediyeler, pek çok kamu kurumu kira ertelemesine gidiyor, kapalı oldukları dönemdeki kiraları almıyor. Kızılay Bursa'da iş yapmayan dükkân ve ofis kiracılarından kira almayı sürdürecek miydi?  Sürdürürse de bu Kızılay'a hiç yakışmayan bir yaklaşım olurdu...

Kızılay Bursa Şubesi Başkanı Davut Gürkan bu soruyu şöyle yanıtladı:

"Kiraları erteleme gibi bir durum Kızılay Genel Merkezi'nde görüşülüyor. Ama eminim devletin yapmış olduğu gibi bir şeyler yapacaklar..."

Davut Gürkan son olarak şu mesajı verdi:

"Halkımız Kızılay'a güvensin. Son derece müsterih olsunlar. Ekiplerimiz bütün özveriyi gösteriyor. Tüm maddi imkânlarımızı da seferber ettik..."

Öncelikle edindiğim bilgilere göre; Kızılay'ın yurt dışı yardımları tamamen devletle eş güdüm olarak sürüyor. Yani, devletin isteği doğrultusunda hareket ediliyor.

Endenozya'ya yardıma gelince; Endenozya'daki Müslüman mabetleri için Endonezya Kızılhaçı'nın talebi üzerine desteğe gidilmiş ve verilen dezenfektasyon hizmetleri de dâhil tüm desteğin ücreti de ödenmiş..