'Kızılay siyaset üstü bir kurumdur!'

H. Gül KOLAYLI 15 Ağustos 2018 Çarşamba, 06:47

Türk Kızılayı Bursa Şubesi Başkanı Davut Gürkan ile yönetim kurulu üyeleri Nesrin Demirkan, Mehmet Baki Kayacan ile Özcan Susmaz'dan oluşan heyet YeniDönem gazetesini ziyaret etti...

Kutlucan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Kutlucan, YeniDönem gazetesi Genel Müdürü ve köşe yazarlarının bulunduğu ziyarette, Başkan Davut Gürkan projeler hakkında bilgi verdi...

Bilindiği üzere Türk Kızılayı Bursa Şubesi eski yönetimi Genel Merkez tarafından görevden alınmış ve yerine atanan yeni yönetim kurulu, Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık'ın da katıldığı bir toplantıda kamuoyuna takdim edilmişti...

Başkan Davut Gürkan, "Çalışmalarda ekip de önemli. Yönetim kurulu arkadaşlarımız çeşitli meslek gruplarına mensup. Kendi alanlarıyla ilgili fikir ve proje üretiyorlar. Bu da bizi rahatlatıyor" derken...

Fatih Kutlucan da Türk Kızılayı'nın önemine dikkat çekerek, garibe, mazluma ihtiyacı olana yaklaşımı mükemmel" dedi.
İbrahim Öge de Türk Kızılayı'nın 150 yıllık bir kurum olarak yurt içinde ve dünyanın çeşitli ülkelerinde savaşta ya da afette mağdur olan insanların yanında olduğuna dikkat çekti, ırk, dil, din ayrımı yapmaksızın tüm insanlığa hizmet verdiğini anımsattı... Ve, eski yöneticilerle diyalog içerisinde olmalarını önerdi.

DÖRT ÖNEMLİ PROJE

Ardından Davut Gürkan projeler hakkında bilgi verdi:

"Genel Başkanımız şehrimize geldiğinde Bursa ile ilgili dört proje tespit edildi. Sayın Valimiz ile yaptığımız görüşmede de gündeme geldi. Bursa önemli bir merkez. Afet Merkezi Lojistiği ile ilgili yeni bir çalışma ihtiyacı ortaya çıktı...  Buna yönelik çalışmaları sürdüreceğiz.

Bursa'da hem yaşlılarımız için huzurevi ve bakımevi ihtiyacımız var. Bilindiği üzere yatağa bağımlı vatandaşlarımızın bakımı oldukça sıkıntılı. Pek çok huzurevi, yatağa bağımlı ve bakıma muhtaç hastayı kabul etmiyor. Biz de huzurevinin yanı sıra yatağa bağımlı kişiler için bir bakımevi yaparak toplumdaki bu ihtiyacı gidermek istiyoruz. Yer tahsisi konusunda Valilik'ten destek istedik. Birkaç yerde kurulabilir.

Dördüncü projemiz ise dört yıldır atıl vaziyette duran Mudanya'daki Gençlik Kampı'nı işlevsel hale getirerek yeniden çocuk ve gençlerin hizmetine sunmak... Bunu sağlamak için ciddi bir çalışma yürüteceğiz..."

Kendilerine o kampta geçmişte deniz yüzü görmemiş, öğrenimde başarılı Anadolu çocuk ve gençler ile Sosyal Hizmetler korumasındaki çocukların konuk edildiğini, kampın son döneminin ise spastik çocuk ve ailelerine tahsis edildiğini, tüm hizmet ve giderlerin gönüllüler ve hayırseverlerce karşılandığını anlattım...

Davut Gürkan, Ayten Bozkaya'daki Spastik Çocuklar Derneği'ni ziyaret ettiklerini ve spastik genç ve çocukları aileleriyle birlikte Eskişehir'deki Hasırca Kampı'na götüreceklerini anlattı...

Demek ki bir Kızılay geleneği daha yaşatılıyor. Sevindirici...

'KURUMSAL HAFIZAYI ÖNEMSİYORUZ'

Ayrıca da şunları söyledi:

"Kızılay 150 yıllık bir kurum. Kurumsal hafızayı önemsiyoruz ve emek verenlere değer veriyoruz. Basın ziyaretlerimizde ve televizyon programlarında eski yöneticilere ve İbrahim Dokunmazer'e teşekkür ettim... Vefa önemli. Biz eski yönetimlerin Kızılay'a kattıklarını bugün korumak ve geliştirmekle yükümlüyüz..."

Davut Gürkan geçmiş yönetimlere yönelik kırıcı bir cümle kurmamaya özen gösterdi...

Muradiye Kız Öğrenci Yurdu'nda kalan öğrencilerle Türk Kızılayı Bursa Şubesi arasında aidiyet ilişkisi kurulması, gönüllü çalışmalara katkıyla bu aidiyetin pekiştirilmesi gereğine dikkat çekerek bu yönde çalışma yürüteceklerini söyledi...

İbrahim Öge'nin bu konuda bir önerisi oldu, "Bursa'da öğrenci yurtlarına büyük ihtiyaç var. Mümkünse Görükle'ye ya da Uludağ Üniversitesi Kampüsü'ne bir Kızılay Kız Öğrenci Yurdu yakışır..."

Ardından da konu Kızılay'ın siyaset üstü bir kurum olduğuna geldi...
Doğrudur. Kendimi bildim bileli Kızılay siyaset üstü bir kurumdur...

'GELİRLER AMAÇLARINA UYGUN KULLANILACAK'

Davut Gürkan da bunu teyit etti, "Kızılay siyaset üstü bir kurumdur. Biz ona göre hareket edeceğiz. Buranın bir kimliği var. 'Ocu, bucu' demek bize yakışmaz. Bu kurumun gelirlerini oluşturan kurban, zekât, fire gibi kaynakları var. Bunların kabulünde ve dağıtımında Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kurallarına riayet edeceğiz...

 Bizim vakıf kültürümüz vardır. Vakıf binalarımızda şu yazılıdır. 'Her kim ki bu vakfı yerinde kullanmaya, iki yakası bir araya gelmeye...' Şahsımıza menfaate çalışmaktan hicap duyarız. Bağışçılarımız buraya güvenmiş 'akarım devam etsin' diye. Biz burada hayra vesile olacak bir kurumdayız. Bunu sürdürmesine vesile olacağız..."

Türk Kızılayı Bursa Şubesi'nin 800 milyon lira mal varlığı olduğu söyleniyordu, Genel Başkan Kerem Kınık Bursa'daki toplantıda gayrimenkullerin değerinin çok daha fazlasının olduğunu, Başkan Davut Gürkan'ın da bunları ikiye katlamakla yükümlü olduğunu söylemişti. O tarihteki yazımda yazmıştım, şimdi de yinelemiş olayım...

Ayrıca toplantıda Kızılay'ın ihale kanununa tabi olmadığını, ancak ihale kanunlarından da ağır özel tüzük hükümlerine tabi olduğunu, yönetmeliklerle iç denetimin çok ciddi biçimde güçlendirildiği de gündeme geldi...

Bir diğer konu ise Aşevi uygulamasının genişletilmesi ve güçlendirilmesiydi...

Yönetim kurulu üyelerine de Kızılay hakkındaki görüşlerini sordum.

Baki Kayacan şunları söyledi:

"Erzurum'daki yurt ve öğrenci çalışmalarından biliyordum Kızılay'ı. Burada tanımaya başladık. Çok önemli ve büyük bir kurum. Ben de eğitimciyim, kendi alanlarımızda destek vereceğiz..."

Nesrin Demirkan ise ilk kez Van depreminde çadır ve battaniye dağıtımında çalışmalara tanık olduğunu anlatarak şunları söyledi:

"Zaten sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmaya aşinayım. Kızılay'da yurt, kamp gibi bu kadar çok alan olduğunu bilmiyordum. Enerjimizle daha güzel etkileşimlerin olacağına inanıyorum..."