Kızının anlatımıyla ‘Kazım Karabekir’

H. Gül KOLAYLI 22 Ekim 2016 Cumartesi, 07:51

Bilgide ve Uygulamada Çeşitliliği Destekleme Derneği (BUÇAD) Kurtuluş Savaşı'nın büyük kahramanlarından Doğu Cephesi Komutanı Korgeneral Kazım Karabekir Paşa'nın kızı Timsal Karabekir Yıldıran'ı konuk etti...

"Fark yaratan sohbetler" temalı etkinlik kapsamında Sheraton Otel'de düzenlenen toplantıya konuşmacı olarak katılan Timsal Karabekir Yıldıran, Kazım Karabekir Paşa'nın arşiv fotoğraflarıyla sunum yaptı...

BUÇAD'ın başkanlığını yürüten Başak Yeğin Biçer, derneğin 2014 Temmuz ayında düşünceler ve görünmeyen farklılıklar üzerinde değerlerin güçlü ve etkin olduğu bir toplumun oluşmasına destek olmak amacıyla kurulduklarını anlattı...

Biçer dedi ki:

 "Bursa'dan başlayarak tüm Türkiye'de çeşitlilik ve katılımın iş hayatında tanınmasına ve uygulanmasına yardımcı olan, bu sayede sosyal toplumda eşitlik ilkesini destekleyen çalışmaları ile herkes tarafından bilinen ve referans kabul edilen bir dernek olmayı vizyonumuz olarak belirledik..."

Toplumda fırsat eşitliğine destek vermek amacında olduklarını da dile getiren Biçer, hayata geçirdikleri ve geçirecekleri projelerle ilgili de bilgiler verdi.

BUÇAD henüz iki yıllık bir dernek olmasına karşın pek çok etkinlik, eğitim, bilgilendirme ve atölye çalışmalarını hayata geçirdi...

Timsal Karabekir Yıldıran'ın verdiği bilgilere gelince...

Yıldıran, 7 yaşındayken kaybettiği babasını çok az tanıdığını ancak o yaşlardayken bile unutamadığı pek çok anısı olduğunu söylerken...

"Üç tane evladı var ama aslında binlerce evladı vardı" dedi...
Timsal Karabekir Yıldıran, önceki yıllarda izlediğim çeşitli konferanslarında olduğu gibi bu toplantıda da Ermeni sorununa değindi...

"İstiklal mücadelesi yıllarında Ermeniler değil Türkler kendi öz vatanında soykırım ve esaret yaşamıştır...  Erzurum'da açılan bir toplu Türk mezarı var.

 Her birinin üzerinde kanlı Kur'an-ı Kerim parçaları bulundu.

Iğdır'daki mezar açıldığında ben de oradaydım.

Yine kanlı Kur'an-ı Kerim parçaları vardı ve daha açılmayı bekleyen yüzlerce toplu Türk mezarı var.

 Bunun karşılığında bizim mukaddes topraklarımızda bir tek toplu Ermeni mezarlığına rastlanılmadı...

Osmanlı'nın bağrına bastığı Ermeniler kendi vatandaşlarına zulüm yaptılar."

Babasının Mustafa Kemal Atatürk ile arasının açık olduğuna yönelik bazı iddiaların yazılıp çizildiği biliniyor...

Ancak Timsal Karabekir Yıldıran "Babam ile Mustafa Kemal Atatürk dava arkadaşıdır. Kardeş gibidir. Kazım Karabekir son nefesine kadar Mustafa Kemal Paşamızın saygısını sevgisini korumuştur... "

 

 

 

KAZIM KARABEKİR PAŞA

Kazım Karabekir'in (1882-1948) kim olduğuna gelince...

 Osmanlının son dönemi ile Kurtuluş Savaşı sürecinin en önemli komutanlarından biridir...

Fatih Askeri Rüştiyesi'nde ve Kuleli İdadisi'nde okudu. 1902'de Harbiye'den 1905'te Harp Akademisi'nden mezun oldu...

Kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı. 31 Mart Vakasını bastıran Harekat Ordusu'nda ve Arnavutluk isyanını bastıran kolorduda görev aldı.

 Çanakkale Savaşı'na katılan Karabekir buradaki başarılarından dolayı albaylığa yükseldi. Irak Cephesi'ne gitti, 1917 yılında II. Kolordu Komutanı, 1918 yılında da Kafkas Kolordusu Komutanı oldu..

Kolordusu ile 1918 Şubat'ında Erzincan ve Erzurum'u, Rus askerleriyle takviye edilmiş Ermeni ordusundan kurtardı.

Sarıkamış'taki kolorduyla birlikle, Kars ve Gümrü'yü aldı ve mirlivalığa (günümüzdeki karşılığı tuğgenerallik) yükseldi.

Kazım Karabekir, Ermeni ordusunu dağıttıktan sonra, İran Azerbaycanı'nı aldı ve burada İngilizleri yenilgiye uğrattı. Mütareke yapılıncaya kadar, İran Azerbaycanı ve bir kısım Ermenistan topraklarını hakimiyetinde tuttu. 
Mondros Mütarekesi imzalanınca, İstanbul'a çağrılan Kazım Karabekir Paşa, Mustafa Kemal ile anlaşarak Doğu'da görev istedi. 1919'da Erzurum'daki Şark Cephesi Komutanlığı'na atandı. 
İstiklal Savaşı'nı başlatmak üzere Anadolu'ya gelen Mustafa Kemal'e en büyük desteği o verdi.

Kazım Karabekir Paşa  Ermeni ordusunu bozguna uğratarak Kars, Ardahan ve Artvin'i, vatan topraklarına yeniden kattı. Gümrü ve Kars anlaşmaları, onun başkanlığında imzalandı. Bu başarılarından sonra "Şark Fatihi" olarak anılmaya başlandı. 

Kurtuluş Savaşı'nın her aşamasında görev aldı.

1938 yılında İstanbul Milletvekili seçildi, 1946 yılında Meclis Başkanlığı'na getirildi 26 Ocak 1948'de Ankara'da vefat etti...  
Geride bıraktığı yazılı yayınlara gelince .... Eski yazıyla basılmış 16, günümüz Türkçesiyle 5 basılı kitabı mevcut...