Kocayayla’da ne oluyor?

H. Gül KOLAYLI 05 Nisan 2016 Salı, 07:59

Bir süredir Keles Kocayayla'da gölet yapımı için ağaçların kesildiğine dair haberler geliyordu...

Ağaç kesimi yapılan bölgede Uludağ'ın endemik bitkilerinin de olduğu söyleniyordu...

Ancak gidip görmemiştim...

Bilenler bilir, mümkün olduğunca görmediğim şeyleri yazmam...

Görüntü rica ettiğim kişilerden de birkaç ağaçlık görüntü gelmişti...

Ancak son günlerde Kocayayla'da çok sayıda ağaç kesimi olduğuna dair sürekli bir bilgi akışı söz konusuydu...

Misal bir meslektaş "Ben yazamam ama bilin diye söylüyorum, gittim gördüm. 10 bin civarında ağaç kesilmiş..." demişti...

Akademik odalardan da ses seda çıkmamıştı konuya dair...

Misal Orman Mühendisleri Odası Bursa Şubesi...

(DOĞADER belki bir açıklama yapmıştır bilemedim, gözümden kaçmış olabilir)

Ama... Dün...

 

CHP MİLLETVEKİLİ NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Keles CHP ilçe yöneticileriyle bölgeye gidip olanı biteni cep telefonuyla çekip youtube'a yükleyince...

Ardından da konu haberleşince...

Artık mevzudan sadece Bursa'nın değil Türkiye'nin haberi oldu...

Konu, internet haber sitelerinde, yaygın medyada geniş bir şekilde yer buldu...

Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun yüklediği videoyu seyrettim...

Defalarca gittiğimiz yerlerden biri...

Ne hale gelmiş... İçler acısı...

Yer...

Keles'e 5 kilometre mesafede Türkmen Yörük  şenliklerinin yapıldığı; Bursalılar'ın yaz aylarında soluklandığı Kocayayla...

 

'ŞOK YAŞADIM"

Gördükleri karşısında şok yaşadığını belirten Nurhayat Altaca Kayışoğlu diyor ki:

"Bugüne kadar 8 bin ağaç kesildi. Bu sayı daha da artacak. Hızar sesleri, 130 yıllık çam ağaçlarının çığlığı gibi. Gölet yapılmasına karşı değiliz, ancak bir şeyi yaparken nelerin feda edildiğine de bakılması lazım..."

Ağaç kesim ihalesini Orman Müdürlüğü'nden Keles Tarımsal Kooperatifi almış...

Yani kesimi yapanlar da Kelesli...

Kayışoğlu, ağaç kesimlerinin devam edeceğini, göletin ne işe yarayacağının Keleslilerce bile bilinmediğini, Keles' in içme suyuna ihtiyacı olmadığını, yapılacak gölet civarında 3 büyük göletin daha olduğunu belirtiyor...

Kayışoğlu'nun bir diğer çekincesi İnegöl yolunun da gölet alanında kaldığı ve yol yapımı nedeniyle yine çok yoğun ağaç kesimi olacağı yönünde...

Kelesliler'in suskunluğuna gelince...

Ağaçları kesen firma Kelesli... Çalışanlar da Kelesli...  Bir nevi ekmek davası yani...

Ancak onlar da bu kadar yoğun bir ağaç kesimi olacağını düşünmemişler...

 

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ!

(Şunu hatırladım; şimdi kadük olan meşhur 'Analar ağlamasın' soslu çözüm süreci zamanıydı... Güneydoğu'da 'Ne mutlu Türküm diyene' yazıları kaldırılıp duruyordu... Hani TC tabelalarının değiştiği, Türkiyelilik ahvaline düşülen zamanlardı...  Milattan önce filan değil, 2 yıl kadar önce...  İşte o zamanlarda Türkmen Yörük yurdu Keles'in girişindeki  'Ne mutlu Türküm diyene' yazan tak kaldırılmıştı...  Hâlâ yok!  Kelesli bir arkadaşıma sordum; 'Abla Atatürk Anıtı'nda bir yere yazdılar' dedi... Onlar memnunsa diyecek sözümüz yok... Ama Kocayayla ormanları sadece Kelesliler'i ilgilendirmiyor...  Bursa'yı, Türkiye'yi ilgilendiriyor...  Endemik bitkileri, florası açısından Uludağ bir dünya mirasıdır aslında... )

 

'800'LÜK BORU NEYİN NESİ?"

Yalnız şöyle de bir şey var...

Gölet için daha önce bilirkişi olan Keleslilere gösterilen küçük bir gölet...

Bölgeye yakın tek köy Baraklı, onların da göleti var. Civardaki göletler Gökoz, Keles ve Baraklı göleti...
Kocayayla'da tarım yapılmadığına göre, göletin sulama amaçlı mı, su ihtiyacı için mi yapılacağı hakkında Kelesliler'in bir bilgisi yok...

Bilinenlerden biri de şu:

"800'lük boru döşeneceği ve bunun için de çok sayıda ağaç kesileceği..."

Babam müteahhitti...

Bursalılığı annesinden gelir, ama doğduğu şehir İstanbul'dur. Babam bir kentsoyluydu. Ama doğayı, köyleri, ormanı, dağları çok severdi... 

Ve hep dağ köylerinde okul inşaatı alırdı; çocukluğumuzun yaz ayları Keles ve köylerinde geçmiştir... Kocayayla'yı da çocukluğumdan beri bilirim...

Görüntüleri izlediğimde içim yandı...

Kocayayla'da ne oluyor? Muamma...

Olan şu: Kocayayla'ya yazık oluyor...

Uludağ'a, Bursa'ya yazık ediyoruz...

Bugün ağaçlar kesiliyor... Yarın da kesilecek...

Dün dağlarımız, yaylalarımız taş ve maden ocaklarıyla delik deşik edildi... Hazırda bekleyen yüzlerce maden arama ruhsatı var...

Geçen gün biriyle madenlerin tahribatı üzerine konuşuyorduk...
Dedi ki;

"Aslında alınacak maden bitiyor. Ama firma tahrip ettiği alanı doldurmak ağaçlandırmak zorunda ya. Bu da belli bir maliyet gerektiriyor...

Bunu yapmamak için de madeni aktif gösteriyorlar. Bir bekçi, bir iş makinesi bırakıveriyorlar. Olup bitiyor işte! Yani yasaların arkasında dolanıyorlar."