'Mimarlıkta Değişim' dernekleşti

H. Gül KOLAYLI 28 Mart 2016 Pazartesi, 09:05

Mimarlıkta Değişim Derneği kuruldu... Kurucu ekibe yabancı değiliz. Mimarlar Odası Bursa Şubesi'nde Ömer Faruk Şahin öncülüğünde yönetime talip olan ekip...

Derneğin kurucu başkanı Ömer Faruk Şahin, Başkan Vekili Murat Evke, Başkan yardımcıları Nazlı Yılmaz ve İlhan Altay, Genel Sekreter Duygu Çakmak, Sayman Elif Gülşen Akın. Yönetim Kurulu'nda yer alan diğer isimler:  Gökhan Köşe, Bora Akın, Seymen Akarsu, Funda Çelebi, Necati Demirtaş, Nilay Gürel, Aslıhan Köse, Eldar Melikşah...  Başkan Ömer Faruk Şahin tarafından Almira Hotel'de yapılan basın açıklamasında, 3 aydır birlikte çalıştıkları grubun kente, mesleğe dair ortak kaygılarına dair çözümsel fikirlerin oluşması nedeniyle dernekleşme kararı aldıklarını belirtti...

Basın açıklamasında "Değişim" vurgusu yer aldı:

"Değişim kavramının ilerlemek  yenilikçi bakış açılarına yön vermek olduğuna inanan bizler çıktığımız bu yolda meslektaşlarımıza, yaşadığımız kente, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz mesleğimize katkı sağlamak amacını taşıyoruz...

Değişim aynı zamanda gelişmek demek, tekrarlardan uzaklaşıp öz eleştiri yapabilmek, daha iyisini başarabileceğimize olan inancımızı her daim içimizde taşımak demektir.

Mimarlık mesleğinin tanımı içinde değişimi barındırıyor...

Bizler açısından değişik tarafsız olmaktan, pek çok farklı fikri içimizde bulundurmaktan en önemlisi de siyaset ve ötekileştirmelerden uzak olmaktan geçiyor...

Bizler mimarız... Kaygılarımız kentimiz, ülkemiz ve toplumsal olaylar içerisinde mesleğimizin yansımalarından öteye geçemez.

Fayda sağlayabileceğimiz her konuda çalışmak için hazırız. Siyaset üstü ve tek çatı altında yalın, sade mimar kimliğimizle..."

MDD'nin amaçları arasında yeni mezunlara dokunmak geliyor. Söyleşi ve deneyim paylaşımlarıyla bir araya gelmeyi hedefliyorlar.

Diğer bir amaçları da ihtiyaç duyulduğunda yerel yönetimlerle ve kent konseyleriyle iş birliği yapmak, kurdukları komiteler aracılığıyla çeşitli resmi kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütlerine danışmanlık yapmak... Halkı mimarlık mesleği konusunda bilgilendirmek..."

Açıklamanın satır aralarını okuduğunuzda...

MO Bursa Şubesi kongresindeki söylemleri özetleyen bir açıklama...

İlk aklıma gelen "ekibi bir arada tutmak adına akıllıca bir yöntem" oldu. Zira rahmetli Ahmet Aybar'ı hatırladım... MO yönetimi için gençlerden oluşan bir ekiple 2 yıl hiç durmadan çalışmış ve yönetimi almıştı...

Rahatsızlığından sonra da aynı ekip yönetimde söz sahibi olmayı sürdürmüştü...

 

SİYASET ÜSTÜLÜK ÜZERİNE BİR ÇEŞİTLEME...

Öte yandan... Şu siyaset üstülük var ya... İşte onu aklım hiç kesmiyor...

Sıradan bir insanın içtiği suda hatta soluduğu havada bile siyaset var. Nasıl mı?

İçtiğiniz suyun kalitesini siyaset belirliyor.

Misal, şehrin sularını şişeletiyor, su havzalarının üstünde maden, sanayi tesisleri, yapılaşma gibi ranta izin veriyor. 

Misal soluduğumuz hava...  Malum Bursa'nın son yıllardaki havası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın resmi verilerine göre, hiç de iç açıcı değil. Kış aylarında yaşlılar ve çocuklar için risk uyarısı taşıyan bir havayı soluduk durduk...

Havamız, siyaset önlem almadığı için kirleniyor.  Termik santrallere, kontrolsüz kirli sanayiye izin verdiği için kirleniyor. Kentin hava akım koridorlarını dikkate almayan dikey yapılaşmalarla bozuyor...
Yani siyaset üstü olmak bana göre ütopyadır...

 

ARAP BAHARI EMPERYALİST YALANI!

Bursa Barosu İnsan Hakları Komisyonu tarafından düzenlenen söyleşiye konuşmacı olarak Gazeteci Yazar Hüsnü Mahalli katıldı...

Baro Başkanı Ekrem Demiröz ile eski milletvekili ve eski Baro başkanlarından Yahya Şimşek'in yanı sıra çok sayıda avukatın da izlediği etkinlikte Mahalli, bugün yaşanan tabloyu daha Suriye sorununun ilk ortaya çıktığı günlerde gördüğünü anlattı... 2011 yılında hazırladığı yazı dizisini kitaplaştırdığını ve Ocak 2012 yılında "Orta Doğu'da Kanlı Bahar" adıyla yayımladığını anlattı...

2011'li  yılları hatırlayacak olursanız... Orta Doğu ülkelerinde Arap baharı adını taşıyan kalkışmalar yaşanıyordu...

Sene 2016! Arap Baharı denilen şeyin yaşandığı ülkelerin çoğunda terörist örgütler fink atıyor. Ülkeler parçalanıyor. Ülke halklarının ne can ne de mal güvenliği kalmış durumda...

Hüsnü Mahalli Tunus'ta bir gencin kendisini yakmasıyla başlayan, Libya ve Mısır'a sıçrayan olayların ilk yıllarında çıktığı televizyon programlarında yani ilk andan itibaren şu açıklamaları yaptığını anlattı:

"Bu Batı'nın yeni bir tezgâhıdır. Ilımlı İslamcıları iktidara taşımaktır. Başarılı olamayacaktır... Keza 2011 yılında Suriye'de olaylar başladı. Esad'ın hiçbir şekilde devrilmeyeceğini Bahar ülkelerinin her tarafının kan olacağını anlatıp durdum..."

Mülteci anlaşmasında Almanya'nın beyin transferi yaptığını, en nitelikli doktor, mühendis bilim insanı gibi nitelikli insan kaynağı durumunda olan Suriyelileri ülkede alıkoyduğunu, diğerlerini göndereceğine dikkat çekti:

"Kalifiye insanları alacaklar! Çürükleri gönderecekler" dedi...

Batı açısından İran'ın hiçbir ülkede terör olayı gerçekleştirmediğinin dikkat çektiğini, Batı-İran ilişkilerinin hızla düzelme yoluna girdiğini anlatan Mahalli, Obama ile Putin'in kesinlikle Suriye konusunda anlaştıklarını ve Esad'ın kesinlikle devrilmeyeceğini de söyledi...

Türkiye'deki terör eylemlerine gelince... Yaz aylarına kadar sürebileceği yönündeki kaygılarını paylaştı...

Ve tüylerim diken diken oldu...

Ankara'daki 3 terör saldırısından 2'sinde olay yerine çok yakın olan biri olarak "Yeter artık, bu lanet terör bitsin" diyorum...