Mobbing öğretmenleri hasta ediyor!

H. Gül KOLAYLI 28 Mayıs 2019 Salı, 06:10

Eğitim-İş Sendikası Bursa Şubesi tarafından Bursa ve ilçelerinde 2 bin 144 eğitim çalışanı ile yüz yüze görüşme yöntemiyle "Okullarda Mobbing (Psikolojik Baskı) Düzeyi'ni Ölçme" anketi tamamlandı. Anket sonuçları, Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım'ın da katıldığı bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı...

Araştırma sonuçlarını kamuoyu ile paylaşan Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım şunları söyledi:

"Mobbing (psikolojik taciz) iş yerinde çalışan kişi ya da kişiler üzerinde sistematik bir şekilde baskı yaratarak bunaltma, korkutma ya da tehdit etme gibi taktiklerle istifa aşamasına kadar ulaşabilen bir süreç olarak tanımlamaktadır. Yapılan araştırmalar mobbingin sadece bir olay değil, aşamalı olarak değişkenlik gösteren bir süreç olduğunu göstermiştir.

Tacizin ilk evrelerinde mağdur genellikle, dolaylı ve akıllıca olduğundan belirlenmesi kolay olmayan davranışlara maruz kalır. Daha sonradan direkt saldırgan eylemler görünür. Mağdur açıkça izole edilir, toplum içinde aşağılanır. Sonunda şiddetin bütün fiziksel ve psikolojik araçları kullanılır. Mobbing sürecinde kurbanı en fazla etkileyen mobbing'in sıklığı, tekrarı ve süresidir. Psikolojik taciz arttıkça ve süresi uzadıkça etkisi de artmaktadır."

İDARECİ ELİYLE SİSTEMATİKLEŞTİRİLİYOR!

Eğitim camiasında mobbingin idareciler eliyle sistematik hale getirildiğini vurgulayan Başkan Orhan Yıldırım bu durumun eğitim çalışanları üzerinde psikolojik travmalar, fizyolojik sorunlar yaratmanın yanı sıra, sıkça okul değiştirme isteği hatta emekliliği erkene alma gibi sonuçları da doğurduğunu söyledi. Ve Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre; Türkiye genelinde 2018 yılı içinde 107 bin 202 öğretmenin, bulundukları il içinde okul değiştirmek için başvuru yaptığını anımsattı.

Özkan Rona'ya raporun geniş kapsamlı bilimsel değerlendirmesinin yapılıp yapılmayacağını sordum; şu yanıtı verdi:

"Zaten biz 'anket' dedik ama aslında uluslararası geçerli olan, bilimsel çevrelerin uyguladığı bir mobbing ölçme aracıydı. Biz iş yeri sözcüğünü çıkarttık, okula uyarladık. Biz aslında okullarda mobbing'i ölçtük. Aslında sıfır çıkması gerekiyordu. Çapraz değerlendirmesini akademisyen arkadaşlarımız yapıyor, sonuçlanınca onu da kamuoyu ile paylaşacağız. Şöyle ki;  'hangi çalışma yılı grubu hangi sorunu daha çok yaşıyor? Sendikalı ve sendikasız öğretmenlerde cevaplar değişiyor mu? Cinsiyete dayalı mobbing' gibi pek çok sorunun yanıtı bu son değerlendirmede ortaya çıkacak..."

Eğitim-İş Bursa Şubesi Başkanı Özkan Rona'nın paylaştığı verilere göre;

Katılımcıların yüzde 51'i "En ufak hata/ aksaklık yaptığımda ben hemen uyarılıyor veya eleştiriliyorken aynı hatayı yapan bir diğer kişiye ses çıkartılmıyor" sorusuna "Evet" diyerek kişiye göre tavır belirlendiğini belirtiyor...

"Haftalık ders programı ve nöbet listeleri hazırlanırken belli kişilerin istekleri dikkate alınıyor, benim görüşüm önemsenmiyor" diyenlerin oranı ise yüzde 53! Arkasından dedikodu yapıldığını düşünenlerin oranı ise yüzde 38!

'BİRİ BİZİ GÖZETLİYOR'

"Yaptığım her şeyin inceden inceye gözlendiğini hissediyorum (kameralar veya kişiler yoluyla)" seçeneğine evet diyenlerin oranı yüzde 62...

Ankete katılanların yarısı yani yüzde 50'si bazı meslektaşları sürekli takdir edilirken, kendisinin başarılarının görmezden gelindiğini ifade ediyor. Anketin en vahim sonuçlarından biri de eğitim çalışanlarının yüzde 67'sinin başka okulda çalışmak istemesi.

'Zümre ya da kurul toplantılarında herkesin içinde eleştiriliyorum' seçeneğine "Evet" diyenlerin oranı yüzde 19 iken; veli ve öğrenci sorunlarında haksız duruma düşürüldüğünü düşünenlerin oranı yüzde 40...

Katılımcıların yüzde 43'ü ders dışı ek gelir getiren işlerde göz ardı edildiğine; yüzde 35'i ise işini eksiksiz yapsa da mutlaka bir kusur bulunduğuna inanıyor...

Fiziksel özellikleri, giyimi gibi dış görünüşü ile alay edildiğini düşünenlerin oranı yüzde 9! Yüzde 0 çıkması gerekirdi...

AZAR, HAKARET ORANI YÜZDE 35

Katılımcıların yüzde 32'si kendisine aynı statüdeki diğer kişilerden daha çok iş yüklendiğini; yüzde 35'si ise üstlerinden en az bir kez azarlanıp hakarete uğradığını belirtiyor...

"Her gün huzurlu işten ayrılıyorum" sorusuna ise eğitim çalışanlarının yüzde 19'u 'hiçbir zaman', yüzde 27'si 'ara sıra' derken yüzde 36'sı 'sıklıkla', yüzde 18'i 'her zaman' yanıtını vermiş...

En az bir kez emekli ya da tayin olmaya zorlananların oranı yüzde 11. Bir açığı yakalanacak diye sürekli diken üstünde olanların oranı yüzde 33!

Dört öğretmenden biri öğrenci ya da velilerin memnuniyetinin gizlendiği ya da çarpıtıldığını; yüzde 40'ı ise fotokopi ücreti, bağış, aidat ya da farklı gerekçelerle para toplamaya zorlandığını belirtiyor...

Katılımcıların yüzde 4'ü cinsel içerikli şakalara maruz kaldığını belirtiyor ki hiç olmaması gereken bir oran. Dolaylı ya da doğrudan kırıcı sözlere maruz kalma oranı yüzde 18!

Katılımcıların yüzde 19'u iş arkadaşlarının ya da velilerin kendisine karşı kışkırtıldığını; yüzde 20'si konuşulurken ortama girdiğinde susulduğunu, konunun değiştirildiğini; yüzde 38'i gönüllülük içeren proje çalışması gibi görevlere zorlandığını düşünüyor...

SAĞLIKLARI BOZULUYOR!

Yine katılımcıların yüzde 28'i kendilerine olan güvende azalma hissettiğini; yüzde 43'ü bazen nefes alamadığını, tıkandığını; yüzde 30'u sık sık migren ya da panik atak yaşadığını; yüzde 79'u kendisini sürekli yorgun hissettiğini belirtiyor. Bu veriler mobbingin öğretmenleri hasta ettiğini gösteriyor.

Tüm bunlara karşın katılımcıların yüzde 88'i okula istekli geldiğini söylüyor... Bu oran öğretmenlerin tüm olumsuz koşullara, mobbinge rağmen mesleği, öğrencileri sevdiklerinin göstergesi.
Başkan Özkan Rona'nın talep ve önerileri arasında ders programı, nöbet gibi görevlendirmelerin kurala bağlanması; güvenlik kameralarının öğretmen takibi yerine güvenlik amacı doğrultusunda kullanılması, öğretmenlere azarlama, hakaret ve diğer onur kırıcı davranışların engellenmesi için caydırıcı tedbirler alınması yer aldı...
Yine il içi tayin ve emekliliğin yoğunlaştığı okullarda nedenler üzerinde araştırma yapılmasını; adil ödüllendirme sistemi getirilmesini ve sendikal ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını, öğretmenlere para toplatılmamasını; teftişte idarecilerin görevlendirilmemesi ve adaletli işlemesi gibi taleplerde bulundu.

Özkan Rona'nın önerileri arasında, öğretmenlere sendikal baskı uygulayan idarecilere yaptırım uygulanması, okul idarecilerinin mobbing konusunda kapsamlı bir eğitimden geçirilmesi, idareciliğe alınırken mobbing bilinç düzeyinin ölçülmesi, mobbing uygulamakta ısrarlı olan idarecilere yaptırım uygulanması gibi hususların yanı sıra mobbingin yasalarda tanımının yapılması da yer aldı..