‘Ölmek var, dönmek yok’

H. Gül KOLAYLI 16 Mayıs 2015 Cumartesi, 10:06
Dün öğleden sonra Renault fabrikası önündeydim... Binlerce işçinin fabrika içinde ve dışındaki direnişi sürüyor... Renault'da ilk eylemlerin başladığı akşamdan itibaren konuyu takip eden ve kamuoyuna aktaran bir gazeteciyim... Deneyimlerimin beslediği önsezim, günübirlik gelip geçici bir şey olmadığını söylüyordu. Öngörülerimde haklı çıktım. Dün ayrıca, işçilerin Bursa basınının ilgisizliğine dair tepkilerini göğüslemek zorunda kaldım... Konuyu kısaca özetleyecek olursam... Dün MHP İl Başkanı Yüksel Yılmaz, Osmangazi İlçe Başkanı Yavuz Bülbül ve milletvekili adayı Selçuk Türkoğlu, Renault fabrikasının önüne giderek işçilerden konuyla ilgili bilgi aldılar. Türkoğlu, "İşçilerin daha insani şartlarda çalışması konusunda yanlarındayız. Fitnecilere, provokatörlere de fırsat verilmemesinden yanayız" derken... 5 Mayıs'ta dayak yiyen Renault işçisinin MHP delegesi olduğunu, hastanede ziyarete gittiklerini ve bu konuda da açıklama yaptıklarını söyledi... Öte yandan bu meseleye başından beri iki sendika arasındaki kavga olarak bakan CHP'de de bir hareketlenme gözlemlendi. CHP Milletvekili Sena Kaleli, Aykan Erdemir, milletvekili adayı Orhan Sarıbal Renault işçilerini ziyaret ederek bilgi aldılar... Renault işçileri iki gündür üretimi durdururken, diğer metal iş yerlerinden de destek yağıyor. Öte yandan TOFAŞ'ta da dün 4.12 vardiyası üretimi durdurdu. 5 binden fazla işçinin çalıştığı otomobil fabrikasında önceki gece başlayan direniş sürüyor. Fabrika içerisindeki yüzlerce işçi dışarı çıkmazken, fabrika dışında da 08.00 vardiyasına gelen işçiler işbaşı yapmadı. Fabrika dışında ve içindeki binlerce işçinin bekleyişleri sürerken, Coşkunöz, Mako, Farba, Delphi, Bosch, SKT gibi pek çok fabrikada çalışan işçiler de direnen arkadaşlarına destek olmak üzere vardiya bitiminde fabrika önüne geliyor. HER YER RENO... Öte yandan... Diğer metal iş yerlerinde çalışan işçiler Renault işçileriyle müthiş bir dayanışma içerisindeler... "Her yer Reno, her yer direniş" sloganlarıyla geliyorlar... Ellerinde kutular, torbalar dolusu kumanya ile... Coşkunöz, SKT, Mako, Delphi, Farba gibi fabrikalarda çalışan işçiler, kumanyalarını Renault'da grevde olan arkadaşları için saklıyorlar... Kimileri de aralarında para toplayıp kumanya alıyor... Ve tel örgülerin üstüne tırmanarak fabrika içindekilere ve dışarıdakilere dağıtıyorlar... Dün son olarak 3 içeriden, 3 de dışarıdan olmak üzere 6 temsilcinin fabrika içerisinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleriyle görüştükleri öğrenildi. İŞ MÜFETTİŞLERİNİN UYARISI İşveren ve MESS ile sendika temsilcileri ile görüşeceklerini sanan işçiler karşılarında müfettişleri buldular. Görüşmede büyük bir hayal kırıklığına uğrayan işçiler toplantı sonrasında müfettişlerin "İşçilerin yaptıklarının yasaya aykırı olduğu, işverenin işten çıkarma hakkının olduğu, işverenin işçilerden zararı tazmin hakkının olduğu" şeklindeki uyarılarını içerideki ve dışarıdaki arkadaşlarına aktardılar. Bu durumu "aba altından sopa göstermek" olarak nitelendiren işçiler "Ölmek var, dönmek yok" diyerek talepleri karşılanıncaya dek eylemleri sürdürme kararı alırken, direnişte geçen zamanlar için işverene ücretsiz çalışacaklarını da bildirdiler. Öte yandan bir kamu yetkilisinin "Bu iş büyüyor. İzmit ve diğer illerde de şalterler iniyor. Bu iş Başbakanlık'a kadar gider" diyerek işçileri eylemi bırakma yönünde uyardığı da öğrenildi. Bu arada Renault işçileri her gün, beklemeyi sürdürdükleri alanlarda mıntıka temizliği yapıyorlar. Atılan sloganlara gelince... Diğer fabrikalardan gelen işçiler: "Reno'ya selam, direnişe devam!"; "Her yer direniş, her yer Reno" Renault işçileri: "Helal olsun size, helal olsun"; "Ölmek var, dönmek yok"; "Direne direne kazanacağız..." İŞÇİLER NE DİYOR: Şimdi ben yorum yapmayı bırakıyorum. Ve satırına dokunmadan işçilerin anlattıklarını aktarıyorum... Pek çok kişiyle konuştum. Tekrarları ayıkladım...  İsim yazmıyorum. Zira, bir işçinin benim yüzümden burnunun kanaması kabulüm değildir... "3 gün önce bakmıştık bilgisayarlardan, içeride... 4 bin 531 kişi Türk Metal'den istifa etti. 300 kişi kadar Türk Metal'de kalan var. Bakın herkes burada, dışarıda ve içeride." "Ücretler Bosch işçileriyle yapılan sözleşmenin, Eylül 2012'den itibaren geçerli olmak üzere yeniden düzenlenmesini istiyoruz...  Türk Metal'e üyelik dayatmasının kalkması, eğer bir sendika olacaksa da aşağıdan yukarıya, baş temsilcisinden delegesine, şube başkanına demokratik seçilmesini istiyoruz.  İlk 2 madde kabul edilse bile herhangi bir işçinin iş akdinin fesih edilmesi kabul edilmeyecek." Polis müdahalesinin olup olmadığına dair soruyu ise şöyle yanıtladılar... "TOFAŞ'ta oldu... Başta bizi anlamadılar. Ama kararlılığımızı gördüler. Bizi anladılar.  5 Mayıs'taki gerginlikte ne olursa olsun, polise karşı direnmedik zaten.  Kararımız da bu yöndeydi. Sivil polisler var zaten. Hatta memnunuz aslında onların olmasından. Aramıza karışan radikaller hakkında uyarıyorlar... Bizim onlardan bir rahatsızlığımız yok..." "İşveren bir aileyiz derdi. Sendika yanlısı, sendika yöneticisi gibi açıklamalarda bulundular. Sendika yöneticilerinin cümleleriyle bize hitap ettiler... Aileyiz dediler, 16 arkadaşımızı işten çıkardılar. Bizi sosyal medyada fişliyorlar. Bireysel suç duyurusunda bulunuyor, fişlenen arkadaşlar..." "Bizi kimse bu noktaya getirmedi. Ağır çalışma koşulları, düşük ücretler getirdi. 7 dakikalık çay sohbetlerinde konuştuk. Bu bir birikimdir. Son 3 yıldır yapılan memnuniyet anketleri hep kötüydü zaten..." "PKK'lı diyorlar bize, terörist diyorlar. Salak cahil değiliz. Lise mezunuyuz.  Bakın bunu da yazın. 10, 15 kişinin olacak iş mi bu? Yaşadığımız sıkıntı ortada... Dün twitter gündeminde 1. sıradaydık. Kandilde, mübarek cuma gününde bizi düşürdükleri duruma bakın. Babam bir adaletsizlikle karşılaştığında 'ölüm var, ölüm' derdi... Hiç mi düşünmüyorlar bunu..." "Benim 22 yılım doldu. Böyle 150 kişiyiz. Benim maaş sorunum yok. Eski işçiyim. 4 bin lira alıyorum. Ben gençler, çocuklarımız, onların geleceği için buradayım. Bu bir ekmek davasıdır... Yapılan haksızlığı kabul etmediğim için buradayım..." BOSCH'A TEŞEKKÜR... "Benim yanımdaki arkadaşımı dövdüler. Kafasında 5 dikiş, sırtında muşta izi var. Sendikacı 5 Mayıs'ta masaya çıktı takım elbiseyle! Dağılmamızı istedi. 'polisim'  dedi. Arkadaşlar tanıdılar. Sonra kavga çıktı. Bu suç değil mi?" "Bosch'taki kardeşlerimiz hepimizi uyandırdılar. Allah onlardan arzı olsun. Hepsinin alınlarından, yanaklarından öpüyoruz. Onlar bizim kardeşlerimiz. Hepimizin akrabaları, komşuları, arkadaşları arasında orada çalışanlar var. Vardiyaları bittiğinde bize desteğe geliyorlar. Bosch ile birbirimize düşürmeye çalışıyorlar. Bosch kıvılcımı çaktı, biz ateşi harladık. Biz onlara minnettarız... Onların mücadelesi bize yol gösterdi..."