‘Otizmi fark et hayatı paylaş’

H. Gül KOLAYLI 10 Nisan 2017 Pazartesi, 08:29

Ülkü Ökdem Demir "Otizmin kelime anlamı kendi kendine. Çünkü onlar kendi dünyalarındalar. Bizim yaptığımız da onları kendi dünyamıza çekmek!" dedi.

 

Nisan ayı, Birleşmiş Milletler tarafından tüm dünyada Otizm Farkındalık Ayı, 2 Nisan ise Otizm Farkındalık Günü olarak ilan edildi. Tüm dünyada otizm konusunda toplumu bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapılıyor...

Dünya genelinde otizmde hızlı bir artış var. Bazı uzmanlara göre bu artışın nedeni çevre ve gıda kirliliği.

1985 yılında 2 bin 500 çocuktan 1'ine otizm tanısı konulurken günümüzde ise 68'de 1'e düşmüş durumda... Türkiye'de 0-18 yaş arası otizm tanısı konan kişi sayısı 352 bin...

Otizmde erken tanı ve özel eğitimden başka yapılacak bir şey yok. Nilüfer'de İbrahim Uyar İlkokulu'nda, özel eğitim öğretmeni Ülkü Ökdem Demir öncülüğünde hazırlanan ve tüm Türkiye'ye örnek olacak bir proje uygulanıyor. Bu tarz projeler yöneticiler el vermeden yürümez. İbrahim Uyar İlkokulu'nda Okul Müdürü Halil İbrahim Torun, öğretmenler, öğrenciler, tüm çalışanlar projede bütünleşmiş...

Biz de bu okuldaki özel sınıfı ziyaret ettik. Özel sınıflar okulların en kuytu yerlerinde açılır, özel öğrenciler hatta öğretmenleri çoğu okul yönetimi tarafından yük olarak görülür. Ama bu okulda öyle değildi. Sınıf pırıl pırıldı. Otizmli öğrenciler ve öğretmenleri Ülkü Ökdem Demir ve Gülnaz Tunar ile tanıştık. Bir özel sınıfın çok özel eğitmeni Ülkü Ökdem Demir ile otizmi ve okulda hayata geçirdiği "Bütünleştirme" projesini konuştuk.

İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz...
 

Sayın Ülkü Ökdem Demir, otizm nedir?

Otizm ile ilgili kitabi bir bilgimiz var, onu mutlaka söylemem lazım. Otizm doğuştan gelen genetik altyapıya dayanan karmaşık nörobiyolojik tabanlı bir gelişim bozukluğudur...  Başkalarıyla etkileşimde bulunmalarını engelleyerek bireyin kendi iç dünyasıyla baş başa kalmasına yol açan otizm, genellikle üç yaştan önce ortaya çıkarak çocukların sosyal iletişim etkileşim ve davranışlarını olumsuz etkiler!

 

Otizmin belirgin özellikleri nelerdir?

En belirgin özelliği başkalarıyla göz teması kurmaz. İsmi söylendiğinde bakmaz. Söyleneni işitmez gibi davranır. Algılarıyla ilgili sıkıntıları vardır. Bazı sesleri, mesela dijital sesleri bizden çok daha duyabilir, bazı kokuları bizden çok daha iyi hissedebilir, bazı görüntüleri de çok daha iyi görebilir. Mesela yanından geçen biri duş almasa çok rahatsız olup tepki verebilir. Ya da markette alışverişte hiç kimsenin duymadığı tekerlek sesi, yere düşen para sesi onları çok etkileyebilir. İsmine tepki vermez, ama sesleri ve kokuları çok güçlü duyar...

DÜZENLİ UYGULAYAN TEK OKUL

Peki, İbrahim Uyar İlkokulu'nda hayata geçirilen bütünleştirme projesinden söz eder misiniz? Kaynaştırma ile bütünleştirme arasındaki fark nedir?

İbrahim Uyar İlkokulu'nda biz kaynaştırma değil bütünleştirme projesi uyguluyoruz. Projeyi hazırladık, AB'ye sunduk, 2015 yılında kabul edildi. 2016'da bitti ama biz onu uygulamayı sürdürüyoruz. Proje kapsamında biz 20 öğretmen gidip Avusturya'da UNESCO tarafından kabul edilen tek okulda eğitim aldık, gözlem yaptık. İbrahim Uyar İlkokulu, beş yıldır bütünleştirme eğitimini düzenli uygulayan tek okul... Okulumuzda binin üzerinde öğrenciye ve 40 civarında öğretmen ile tüm çalışanlara eğitim verdik. Siz de dahil olmak üzere okulumuza gelen her misafir projede yer alıyor. Ama öğretmen ve öğrencilere her yıl olmak üzere düzenli eğitim veriyoruz.

 

Bütünleştirme projesine nasıl başladı ve nasıl uygulanıyor?

Burada göreve başladım, özel öğrenciler için sınıf açıldı. Bütün sınıflara girip sağlıklı gelişim gösteren çocuklara otizmi anlatmaya başladım. Öğrencilere anlatırken, öğretmenlerimizin de çok ilgili olduğunu fark ettim. Sonra bu uygulamaya öğretmenleri de  dahil ettim. Öğretmen ve öğrencilerle derslere giriyorum. Videolar gösteriyorum, anlatıyorum, sorulara anlayabilecekleri şekilde yanıt veriyorum...  

Öğretmen ve öğrencilerle ortak etkinlik belirliyoruz. Özel eğitimdeki otizmli öğrencilerle hep birlikte hayata geçiriyoruz. Böylece otizmli bireylere nasıl davranılması gerektiğini de öğreniyorlar. Sonrasında baktık ki bu da yeterli olmadı. Hizmetlilerimize, idarecilerimize, güvenlik görevlilerine hatta kantincimize de eğitim vermeye başladık. 5 yıldır eğitim veriyoruz, anaokulundan mezun oluncaya kadar burada otizmle ilgili eğitim alıyorlar. Ayrıca öğrenciler her gün otizmli arkadaşlarıyla beraber bir etkinlik yapıyor. Her gün beraber teneffüse çıkıyorlar. Zil çalınca kapının önü öğrenci doluyor.

 

KAYNAŞTIRMA İLE BÜTÜNLEŞTİRME

Peki özel sınıf yani otizmli öğrencilerinizde bir farklılık oluştu mu?

Olmaz mı? Bakın Selim şu anda 15 yaşında. İlkokula geldiğinde iki eli başında geziyordu, ses hassasiyeti var. Keza Kağan ilk geldiğinde konuşmuyordu. Sonra konuştu. Başta çok fazla davranış sorunu vardı. Elinde ne varsa atıyordu. Kollarımız tırmalandı bıkmadık. Onun da koku hassasiyeti var. Sonra başka sınıflara götürmeye başladığımızda işler değişti. Önder bu yıl geldi, konuşmuyor, ama konuşacağını umuyoruz. Bizim öğrencilerimiz diğer çocuklara bakarak onlar gibi sınıfta oturmayı, göz teması kurmayı öğrendiler ki, bu çok önemli! Bir öğrencinin okulda uyması gereken kuralları diğer arkadaşlarından öğrendiler.  

Aslında yola çıkarken hedefimiz 3 otizmli öğrenciydi. Sonra fark ettik ki asıl hedefimiz otizmli öğrencilerin yanı sıra toplum...

Kaynaştırma ile bütünleştirme arasındaki fark nedir?

Bakın Ali diye bir öğrencimiz var, hafif düzey otizmli, ilkokul birinci sınıfta. Ali tam zamanlı kaynaştırma öğrencisi. Konuşabiliyor, okuma yazma, matematik öğrenebilir. Bütünleştirme uygulamasını özel eğitim sınıfındaki ağır orta otistik öğrencilerle diğerlerini bir araya getirerek yapıyorsunuz. Onları okulla bütünleştiriyoruz, farkımız şurada; biz sağlıklı gelişim gösteren öğrencilere, öğretmenlere eğitim vererek bu işi yapıyoruz. Eğitim vermeden 'Hadi bir arada oynayın' demekle olmuyor, yüzeysel kalıyor. Okulda herhangi bir öğrenciye sorun, otizm ne demek? Size 'Kendi kendine' diyecektir. Otizmin kelime anlamı kendi kendine. Çünkü onlar kendi dünyalarındalar. Bizim yaptığımız da onları kendi dünyamıza çekmek.

OTİZMİN ZEKAYLA İLGİSİ

Otizmin zekâyla bir alakası var mı?

Otizmin zekâyla ilgisi yok. Dahi düzeyinde bir otizmli olabilir, zihinsel engelli de olabilir, normal zekâlı da! Normal zekâlı bir çocuk düşünün; zeka sadece fiziksel olarak mı gelişir? Asıl zekâ çevre ile gelişir... Bu çocuk kendi dünyasındaysa, çevreden gelen etkileşimlere kapalıysa o gelişim nasıl olacak? Ayrıca bizden farklı çok iyi odaklanma özellikleri var.

Otizmli bireylerin toplumla bütünleşmesinin yolu nedir?

Otizmli çocukların kayıp gitmemesi toplumla bütünleşmesi gerekiyor. Toplumla bütünleşmesi için okulla bütünleşmesi gerekiyor. Siz istediğiniz kadar 'otur' deyin, onlar arkadaşları oturursa oturuyor. Sınıflarda gözlemledik. Sınıflarda önceden diğer öğrencileri onlarla iletişim konusunda uyardık, hızlı hareket etmeyin, yavaş konuşun... Çocuklar onlara fısıltı şeklinde şarkı söylüyor.

'BEN BÜYÜYÜNCE NE OLACAĞIM ANNE'

 

 Sayın Ülkü Ökdem Demir, bu yıl Otizm Farkındalık Günü kapsamında neler yaptınız?

 

Özel sınıftaki Kağan ve Selim mezun oluyor. Her yıl farkındalık için Otizm Günü'nde her yıl bir etkinlik yapıyorum. Bu yıl da Otizm Farkındalık Ayı kapsamında 3 Nisan'da 4. sınıf öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle okulun çok amaçlı salonunda bir etkinlik yaptık. Çocuklar mezuniyet onur belgesi verdikten sonra Senfoni Mızıkacıları klasik müzik konseri verdiler, enstrümanları tanıttılar. Masal yazarı Hayal Şahin'in masalı müzik eşliğinde okundu kitaplarını imzaladı. Aslında biz otizmi okul olarak dışa da tanıtıyoruz. Öğrencilerimiz videolarla bilgilendirdi.

Sonrasında 4. sınıf öğrenci ve öğretmenlerimiz Kağan ve Selim ve Önder'e bir şarkı armağan ettiler. Hep birlikte şarkı söylediler. Poyraz Karayel dizisi oyuncularının otizmlilerle ilgili yaptığı  "Ben büyüyünce ne olacağım anne" şarkısını seslendirdiler. Çok hoş oldu...

Bu programı 4 yıl eğitim almış çocuklarımızı topluma tanıtmak, hem Kağanımızın, Selimimizin mezuniyeti için hem de otizm konusunda farkındalık yaratmak için yaptık. Şunu diyebiliriz; hep farkındalık çalışmaları yapılıyor, oysa biz hayatımızı paylaştık. Bu okul otizmi çoktan fark etti. Hayatını paylaşıyor...

Bu konunun acınacak, istismar edilecek boyutunda hiç değiliz. Okul olarak onlarla duygusal olarak empati kurabiliyoruz. Buradaki öğrenci ve öğretmenler bunu yapıyorlar,  en önemlisi de bu...