Pembeli tramvay ve Kanser Haftası

H. Gül KOLAYLI 08 Nisan 2018 Pazar, 06:20

Dün Altıparmak'ta tramvaya bindim, önce afalladım,  tutunacağımız yerler, camlar başta olmak üzere her yer pembe tüllerle süslenmişti.

Sonra anladım, Kanser Haftası kapsamında yapılan farkında çalışmalardan biriydi.

Benzeri bir etkinlik de Mudanya BUDO İskelesi'nde gerçekleşmişti.

Büyükşehir Belediyesi hafta kapsamında Sağlık Müdürlüğü ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte güzel bir etkinliğe imza atmış.
Tramvayda vatandaşlara yüksek sesle sordum; 'Neden pembe süsleme yapılmış, biliyor musunuz?' diye...
"Kanser Haftası için" dediler. Açıkçası bilenin çok olmasına şaşırdım.  

Sağlık Müdürlüğü'nün öncülüğünde bir dizi etkinlik gerçekleştirildi.

Kentte muhtelif noktalarda stantlar açıldı. Halka erken teşhis ve kanserden korunma bilgilendirmeler gerçekleştirildi.

Okullarda konferanslar düzenlendi.

Bu satırları okuyanlar arasında ailesinde, akrabalarında özetle yakın çevresinde kanser hastası olmayan, yakınlarından birini kanserden kaybetmeyen biri yoktur.

Babamı, amcalarımı, teyzemi kanserden yitirdim.

Pek çok orta yaş ve üstü insanda, 'Ya kanser çıkarsam' kaygısı nedeniyle hastane fobisi oluşuyor.

Bu da erken teşhisin önündeki en büyük engellerden biri... Kanser Haftası'nda düzenlenen etkinlikler en azından insanları tarama yaptırma konusunda cesaretlendiriyor.

KANSERİN FAKTÖRLERİ

Kanserde çevresel faktörlerin çok büyük etkisi var...

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü'nün Kanser Haftası etkinlikleri kapsamında sitesinde yer alan yazıda aynen şu ifadeler yer alıyor:

"Kanserlerin yüzde 10'u genetik, yüzde 90'ı çevresel faktörlerle oluşur. Kanserle mücadelede en etkili yollardan birisi, kansere sebep olan etkenlerden kaçınılması ve diğeri de hastalığın erken teşhis edilmesidir.

 Ayrıca sağlıklı yaşam davranışları ile kansere karşı korunabilir, tarama programlarına katılarak erken teşhisle yaşam süresi uzatılabilir..."

CEVRESEL FAKTÖRLERE DUYARLILIK!

Gördüğünüz üzere kanser nedenlerinin yüzde 90'ı çevresel faktörler. Yani soluduğumuz hava, tükettiğimiz tüm gıdalar,  çevresel kirlilik, yaşam biçimleri ...

İşte tam da bu noktada Rahmetli Halk Sağlığı Müdürü Dr. Resul Özbek'i rahmetle ve saygıyla anmak gerekiyor.
Dr. Resul Özbek üstünde oluşturulan her türlü baskıya karşın Bursa'nın zaten kirli olan havasını solunmaz hale getirecek olan kömürlü DOSAB Termik Santrali ÇED raporunu imzalamamıştı...

Bursa halkının sağlığı için kariyerini hiçe saymıştı. Görevden alınmış, yerine gelen kişi hiç düşünmeden çatır çatır imzayı atmıştı.

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Çevre ve Sağlık Komisyonu DOSAB Termik Santrali'nin kurulması ve işletilmesinin uygun olmayacağı şeklindeki rapor verdi.

Ve başta Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş olmak üzere tüm meclis üyelerinin oy birliği ile reddedildi. Bursa'da kanserle mücadele konusunda çok önemli bir adım atılmış oldu.

Çevresel faktörlerin kanserle ilişkisine kanıt Dilovası'dır... Türkiye'de kanserden ölüm oranının yüzde 12,9, Kocaeli'nde yüzde 18,6, Dilovası'nda ise yüzde 33,7! Bilim insanları bunu başta hava olmak üzere tüm yaşam alanlarındaki ağır metal kirliliğine bağlıyor.

Sağlık Bakanlığı kanserin yüzde 10'unun genetik, yüzde 90'ının çevresel faktörlerden oluştuğunu belirtiyorsa...

Gereğini yerine getirebilmeli...  

60 firmaya rant sağlanacak diye DOSAB Kömürlü Termik Santrali'nde olduğu gibi yüz binlerce Bursalının sağlığını ilgilendiren bir konuda imzayı çakmamalı!

CHP SAĞLIK KOMİSYONU'NDAN RADYASYON UYARISI

Öte yandan aralarında CHP Sağlık Komisyonu da Kanser Haftası nedeniyle bir açıklama yaptı... Komisyonda Dr. Çetin Arık, Dr. Hüseyin Çakmak ile Bursa milletvekilleri Dr. Ceyhun İrgil ve Eczacı Erkan Aydın' da yer alıyor...
Açıklama Ceyhun İrgil tarafından yapılmıştı.

İrgil ile görüştüm...

İstanbul'da CHP'nin 6. Sağlık Calıştayı'nda olduğunu söyledi:

"Bursa'da başlattık. İki yılda 6 Sağlık Çalıştayı gerçekleştirmiş olacağız. Sonuncusunu da Ankara'da geniş katılımlı olarak hayata geçireceğiz" dedi...

İrgil Sağlık Komisyonu olarak yaptıkları açıklamaya atıfta bulundu:

"Toplum kanseri biliyor. Ama radyasyonun ne olduğunu bilmiyor. Bilseydi, nükleer santrale bakış açısı farklılaşırdı. 

AB ülkeleri arasında kansere 2,3 milyar Avro harcama yapan 6 ülke arasındayız. 2030'da 10 milyar Avro'ya çıkacak.
Kanser olma korkusunun en önemli sorunlarından birisi de gereksiz tahlil ve tarama. Tomografi çekimleri neredeyse nüfusun dörtte biri kadar. Tomografi pek çok ülkede yaydığı radyasyonun kansere yol açması nedeniyle özellikle de çocuklarda yasaklandı..."

İrgil'in verdiği bilgiler arasında erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanserinin ilk sırada olduğu yer aldı.

TARİHİ ÇARŞIDAKİ GARABET

Dün  şehirde bol bol yürüdüm. Ulucami'nin yanından Orhangazi Parkı'na indim. Tarihi belediye binasının oradan çarşıya doğru yürümeye başladım.
Devasa bir TIR, oraya nasıl getirmişler anlaşılır gibi değil. Bursaspor Store mağazası! Satış yapılıyor. Şehrin tarihi bölgesinde.
Tıra bakarken, hemen dibinde bir başka tuhaflık gözüme çarptı. Tarihi dokusuyla örtüşmeyen asimetrik bir yapılar. Birisinde ahşabı andıran bir gövde ve çatı kaplaması var. Diğeri ise alüminyum ya da çelik iskelet halinde!

Esnafa sordum, bu ne diye? "Pazar yeri için yapılacaktı. Yeni Büyükşehir Belediye Başkanı iptal etmiş. Kaldırılacak bunlar. Müteahhit firma dava açmış" dediler.

"Peki size göre güzel miydi bu şeyler?" diye sordum.

Yanıt aynen şöyleydi: "Yok be abla; göz var izan var!"

Haklı... İyi ki iptal edilmiş...