Prof. Dr. Kırlı, güven tazeledi...

H. Gül KOLAYLI 04 Şubat 2016 Perşembe, 08:54

Bazen üst üste pek çok etkinliği izliyorum... Hal böyle olunca da kimi zaman haber / yazı trafiğim karışıyor...

Mesela Türk Ocakları Bursa Şubesi olağan genel kurulu...  Aynı gün dört etkinlik birden izlemiştim.  Yazdığımı sanıyordum, yazmamışım...  

Dün fark ettim ve bugünkü köşemi Türk Ocağı'na ayırdım...

Genel Kurul, şimdiki adı Dede Efendi olan, Eğitim Araçları olarak da bilinen yerdeki salonda gerçekleşti...

Kongreye  MHP İl Başkanı Yüksel Yılmaz, Türk Eğitim Sen 2 No'lu Şube Başkanı Selçuk Türkoğlu, Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu , Bal-Göç Başkanı Doç. Dr. Yüksel Özkan çeşitli kuruluş temsilcileriyle üyeler katıldı...

Divan Başkanlığı'na seçilen eski Başkanlardan Prof. Dr. Zeki Pala Genel Kurulu yönetirken,  araya mizah da katarak kongrelerin bildik sıkıcı atmosferini dağıttı...

Faaliyet raporunda Banu Avar, Erdal Sarızeybek, Hanım İlova, Ümit Özdağ, İlber Ortaylı gibi isimlerin katıldığı halka açık konferanslar;  İsmail Gaspıralı ve Halil İnalcık odaklı gerçekleştirilen uluslararası katılımlı sempozyumlar; öğrenci bursları, lise ve üniversite öğrencilerine yönelik çalışmalar gündeme getirildi...

Ardından da Prof. Dr. Selçuk Kırlı söz aldı... Selçuk Hoca çok iyi bir konuşmacıdır, Türkçeyi çok sözcükle ve iyi kullanır.  Ama cümle kurgusu, anlatım dili, olağanın (alışılagelenin ya da alıştırıldıklarımızın)  dışında olduğundan bire bir not almakta zorlandığım tek kişidir...

Yani aşağıda aktardıklarım Selçuk Hoca'nın bire bir konuşmasından ziyade özünden sapmamış notlardır...

SEMPOZYUMLARA KATILIM ÇOK YÜKSEKTİ

Başkan Prof. Dr. Selçuk Kırlı konuşmasında sempozyumlara atıfta bulundu:

"Bursa Türk Ocakları olarak her yıl bir Büyük Türk Bilgi Şöleni düzenlemeye karar vermiştik. İkisi de muhteşemdi.

Türk Tarih Kurumu Başkanı salonu görünce hayret etti. Ankara'da İnalcık'ın kendisinin konuştuğu toplantılara 50, 60 kişi gelirken, biz büyük salonu doldurmayı başardık.

İki sempozyumda da yurt içinden ve dışından gelen konukları mutlu gönderdik.

İsmail Gaspıralı'nın kitabı çıktı. Bir ay içinde Halil İnalcık Sempozyumu'nun da kitabı yayımlanmış olacak. Gençler arasında düzenlediğimiz yarışmaların da kitabını bastık..."

 

Ardından yeni dönemdeki sempozyumlara değindi ve şunları söyledi:

 "Şimdi seneye ne yapmak lazım. Sadece Akademi değil sanat da olmalı. Mesela Şehriyar; hem bilimi hem sanatı harmanlamış olacağız.

Akademisyenler konulara hazırlık yapmak adına bizden iki yıllık program tespit etmemizi istediler. Sempozyumlar başarılı olunca teklifler geliyor.

 Mesela Kaşgarlı Mahmut'un 1000. yılıymış. Biz de 1001. yılında yaparız. Sempozyum için ortaöğretim ve üniversite gençliğine ulaşmayı çok önemsiyoruz.

 Bursa Türk Ocakları olarak üniversite öncesiyle de ilgileniyoruz. Genel Merkez'e öneride bulunduk. Bir çocuk dergisi yayımlanması yönünde.

'Kimse karışmazsa biz bunu yaparız'  dedik. Kabul ettiler. Çocuk dergisi çıkartacağız. Önümüzdeki dönem öğrencilere, halka yönelik çalışmalarımız sürecek... Bu arada, tüm bu etkinliklerin altından herhangi bir borca gark olmadan kalktık. Mali destek veren dostlara teşekkürler. Önemli olan inançtır. İnanmaktır. "

Hem İsmail Gaspıralı hem de duayen tarihçi Halil İnalcık ile ilgili sempozyumu ben de izlemiştim.

Gaspıralı'da da bildik sempozyumlara göre çok yoğun katılım vardı, ama İnalcık'ta  tüm sempozyumlar boyunca salon  tıklım tıklım doluydu...

1,5 MİLYAR İNSAN TÜRKÇE KONUŞUYOR

Toplantıda söz alan Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu Türk ocaklarının faaliyetlerini takdirle izlediğini belirtti ve dedi ki:

"Dünyada 10 yıldır Doğu'ya ilgi var. Dünyanın 4. ya da 5. büyük dilini konuşuyoruz. 1,5 milyar insan Türkçe konuşuyor. 

Türkiye'de herkesin tanıdığı 3 şair var, Mehmet Akif, Necip Fazıl, Nazım Hikmet. Mehmet Akaif Ersoy haricindekiler siyasi. Duru Türkçesi ile Los Angeles'te bile okutulan bir Şehriyar var. Gaspıralı, Halil İnalcık, Şehriyar, Ali Şir Nevai, Kaşgarlı Mahmut gibi isimlerin bir sempozyuma konu edilmesi çok ama çok önemli..."

MHP İl Başkanı Yüksel Yılmaz da Türk Ocağı'nın çok önemli çalışmaları hayata geçirdiğine değinerek kutladı...  

Çok aktif bir sosyal medya kullanıcısı olan Selçuk Türkoğlu, çektiği fotoğrafları telefonuna yüklerken, Zeki Palalı Hoca'ya yakalandı ve konuşma yapması için kürsüye davet edildi...

Türkoğlu, "Türk Ocağı, Bursa'ya geldiğimden beri içime sine sine, gurur duyarak mensubu olduğum nadide bir kuruluştur" derken...

BALKANLAR'DA AYRIMCILIK SÜRÜYOR

Bal-Göç Başkanı Doç. Dr. Yüksel Özkan ise şunları söyledi:

 "Aslında Türkler Balkanlar'dan Türkiye'ye göçmediler. Onlar geldikleri yurda geri döndüler. Göç demek acı demektir.

Dış Türklerin kaderi maalesef gözyaşı olmuş... Bal-Göç, 31 yıldır bir ocak olarak devam ediyor. Rehber aldığımız sözler var. Yurtta sulh, cihanda sulh...

Diyoruz ki, Balkanlar'da diğer topluluklar da yaşasınlar; o ülkelerin asli unsurları olsunlar.  Belli bir noktaya geldik, ama hal Balkanlar'da ayrımcılık ve asimilasyon devam ediyor..."

Doç. Dr. Özkan sözlerini şöyle bitirdi:

"Ne mutlu Türküm diyene!"

Açık oylamanın yapıldığı Genel Kurul'da Prof. Dr. Selçuk Kırlı ve ekibi oy birliği ile güven tazeleyerek yeniden yönetime seçildi...

Yönetim Kurulu'nda şu isimler yer aldı:

"Prof. Dr. Selçuk Kırlı,  Prof. Dr. Mehmet Zarifoğlu,  Prof. Dr. Alev Sınar Uğurlu, Prof. Dr. Ramazan Doğan, Hamit Saraç, Dr. Mehmet Mete Ateş, emekli Hakim / Avukat Nadir Ülker...