'Ruh Sağlığı Yasası paydaşlarla hazırlandı'

H. Gül KOLAYLI 27 Şubat 2019 Çarşamba, 06:00

MHP Kadın, Aile ve Engellilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Depboylu, Eker Meydanı Başrol Kafe'de düzenlenen toplantıda köşe yazarlarıyla buluştu...

Toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Deniz Depboylu, MHP'nin TBMM'ye sunduğu ve kamuoyunda "Ruh Sağlığı Yasası" olarak bilinen yasa önerisi hakkında da bilgi verdi...

Deniz Depboylu donanımlı bir siyasi; branşıyla ilgili aile danışmanlığı gibi pek çok akademik eğitime katılarak kendisini geliştirmiş olan bir psikolog, mesleki yeterliliğini siyasete taşıyabilen bir isim.

Uzun yıllar memur olarak çalıştıktan sonra istifa edip kendi aile danışmanlığı merkezini kuran;  2014'te siyasete giren, belediye başkanvekili olan Depboylu, "İş ile siyaset arasında tercih yaptım, merkezi kapattım" dedi...

İki çocuk annesi Depboylu, sert bir ortam olan siyasette en büyük destekçisinin eşi olduğuna vurgu yaptı.

DÜNYADA VAR, TÜRKİYE'DE YOK

Ruh sağlığı olarak bilinen yasa tasarısıyla ilgili görüşlerini sorduk:

"Benim asıl alanım ruh sağlığı. Örneğin Karaman olayında, Aladağ yangınındaki yurt yangını gibi verdiğim önergelerin çoğu araştırma konusu olmuştur..." dedi...

Ardından da gelişmiş ülkelerde, gelişmekte olan ülkelerin pek çoğunda 'Ruh Sağlığı Yasası' olduğunu anımsatarak "Ancak Türkiye'de yok. Ruh Sağlığı Yasası mesleğin uygulanmasına yönelik, sağlığa erişimi kolaylaştıran bir yasadır. Çok da geniş kapsamlıdır. Terörle mücadele ediyoruz.

Çağdaş yaşam insanı yalnızlaştırıyor. İnsanlar eskisi gibi sorunlarını komşularıyla, yakınlarıyla paylaşmıyor, profesyonel desteğe ihtiyaç duyuyor. Ruh Sağlığı Yasası üzerinde uzun bir süre çalıştık. Konunun tarafı olan derneklere çağrı yaptık.

Dünya Kognitif ve Davranış Terapileri Derneği, Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği, Türk PDR Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Psikiyatri Hemşireleri Derneği, Çocuk Gelişimi Eğitimi Derneği, Sosyal Hizmetler Uzmanları Derneği, Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi Derneği, Özel Eğitimciler Derneği geldi. Bir buçuk yıl çalıştık. Her ay geldiler, gelirken de önceden uzmanlarca birlikte çalıştıkları konuları getirdiler.

Sonra toplantıda görüşülen o maddeleri yeniden gözden geçirdiler. Akademisyenler de tedavi gören hastalar da vardı. Yasa tasarısı Meclis'e teslim edildi. Seçim geldi, ben milletvekili olamadım, MHP Grup Başkanvekilimiz Erkan Akçay TBMM'ye öneri olarak sundu..."

ÖNLEYİCİ, DESTEKLEYİCİ, İYİLEŞTİRİCİ YASA

Ve 'Ruh Sağlığı Yasa Tasarısı'nın sadece şiddeti önlemeye yönelik olmadığına vurgu yaparak şunları söyledi:

"Şiddet ile bağdaştırıldı. Ruh Sağlığı Yasa Tasarısı engelleyici, önleyici, destekleyici iyileştirici bir yasadır. Şiddet önemli bir sorundur, engelleyici tedbirler arasında iletişim teknikleri, stres yönetimi, çatışma çözümü gibi yöntemler vardır.

Zaman içinde şiddeti önleyici de olur. Ruh sağlığı alanını, koçluk gibi alan disiplininden uzak, disiplin dışı insanlar işgal ediyor. Bu yasa alan istismarını da önleyecektir. Aynı zamanda hizmet alanlarının ucuz ve erişiminin kolay olması lazım.

Devlet hastanelerinde psikolog ve psikiyatri hizmeti yoğunluk nedeniyle sıkıntılı. Bir terapi yarım saat sürüyor. Hasta başına o kadar zaman kalmıyor. Özel sağlık sigortası kapsamında psikiyatri ve psikolog hizmeti yok, pek çok özel sağlık kurumu bu yüzden bu alanda hizmet vermiyor..."

Depboylu "Ruh Sağlığı Yasası'nı hizmet alan odaklı yaptık" dedi.

İşte bu çok önemli, bir de yasanın konunun paydaşlarıyla birlikte çalışılarak yani ortak akılla ortaya konulması da çok yerinde bir yaklaşım...

Depboylu; şiddetin pek çok nedeni olduğunu ancak en çok da öğrenilmiş bir davranış olduğuna dikkat çekerek "Öfke doğal bir duygu. Sorun öfkeyi nasıl yaşadığımızda. Şiddet doğal bir davranış değil" dedi...

Artan kadın cinayetleri, yasadaki koruma hükümlerinin kadını korumaya yetmediğine, şiddet uygulayan erkeğin rehabilitasyonu gereğine yönelik bir soru yönelttim... Yasa önerisindeki "Riskli bireylerin rehabilitasyonu"na yönelik bir hükme dikkat çekti.

AYNI HATALAR YAPILSA...

Ardından toplantının gündemi Cumhur İttifakı üzerine yoğunlaştı; Depboylu şunları söyledi:

"Cumhur ittifakımıza sahip çıkmalıyız. Aziz Türk milletinin ve devletin bekası için. Beş bin yıllık tarihin üstüne kurulan Cumhuriyet'e, Atatürk'ün kurucu felsefesine sahip çıkan bir partiyiz. Vatan yoksa biz de yokuz..."

Geçmişte eleştirdikleri iktidarla Cumhur İttifakı'ndaki birlikteliğe yönelik soruları ise şöyle yanıtladı:

"Bir sürü hatalar yapıldı. Gördük, kızdık, eleştirdik. Bugün aynı hatalar yapılsa yine aynı duruşu sergileriz. 15 Temmuz yaşandı. Ordu zayıfladı, emniyet güçleri zayıfladı. Zayıflamayan tek devlet kurumu kalmadı. Devletin çatısı yanıyor. Kim niye yaktı kavgası yaparsak vatan ne olacak? Bu noktada Cumhurbaşkanlığı sistemi kuruldu... Cumhur ittifakı oluşturuldu..."

"Hükümet ortağı" diye başlayan soruyu ise "Hükümet ortağı değiliz. İttifak ortağıyız" şeklinde yanıtladı.

HDP'yi PKK'nın uzantısı olarak değerlendiren Depboylu, CHP'nin HDP ile iş birliğine dikkat çekti, ancak oy kaybı yaşamamak için aşikâr yapmadığını söyledi.