Sanat ve insan...

H. Gül KOLAYLI 03 Aralık 2014 Çarşamba, 07:00
Geçen akşam İznik'te "Sanat ve İnsan" temalı bir söyleşi / gösteri vardı... Konuşmacılar, şair ve Nebula Dergisi Yayın Yönetmeni Şeyma Eke ve etkinliğin gösteri kısmının tartışılmaz yıldızı Kıssahan Neyzen Muharrem Dere ile bendim... Neyzen Muharrem Dere, etkinliği şöyle özetliyor: "Sanatın birey ve toplum üzerindeki dönüştürücü etkisini 3 farklı uzman ile birlikte güncel örneklerle konuşup, aileler ve gençler üzerinde özendirici, yönlendirici etki oluşturmak. Program sonunda ise sağlıklı yönlendirmelerle yardımcı olmak nihai hedefimiz...." Aslında uzun uzun notlar çıkarmıştım.. Ama, yıllardır panel, söyleşi, konferans izleyicisi olarak şunu çok iyi bilirim... En kötü metin bile, kâğıttan okunandan iyidir... Ayrıca, son hafta içerisinde 3 gün izlediğim Mersin Arslanköy Kadınları Tiyatro Topluluğu kurucusu Ümmiye Koçak ve diğer oyunculardan edindiğim izlenimler... Tam da sanatın toplumdaki dönüştürücü etkisini kapsıyordu... Konunun girişini onlarla yaptım...   Muharrem Dere aslen Bursalı, ama İstanbul'da yaşıyor.. Kendini şöyle tanımlıyor: "Profesyonellik iddiası olamayan amatör sanatçı, çok yönlü..." Gerçekten de öyle... Tiyatro, halk müziği, sanat ve tasavvuf müziği ile ilgilendi ve kendi tabiriyle "Hepsini cem etti..." 1992 yılından beri 100 yıldır unutulan "Kıssahanlık" sanatını canlandırdı. 22 yıldır Türkiye'yi geziyor. İlçelerde ve köylerde binin üstünde söyleşi yaptı... Hala da yapmaya devam ediyor... Asıl işi tasarım, grafik, reklam. Ayrıca bugüne dek 65 ilde 130 marka semineri verdi... Neyzen Muharrem Dere aynı zamanda da sözün ustası... Tiyatral yeteneğini kıssalarına da yansıtıyor... Müzik yeteneği ise, öykülerini anlattığı türkülerde... Cümbüşe benzer bir sazın yanı sıra ney de çaldı... Ve İznikli yerel sanatçılar da sahne aldılar... Öte yandan Şeyma Eke de şiir yolculuğunu anlattı... İlk şiir kitabının 2013 Nisan ayında Ari Sanat Yayınevi'nden çıktığını söyledi... Özetle... İznik'te kültür, sanat, müzikle dolu bir gece yaşandı...   ***   Ahmet Cevizci Hoca'nın ardından... Bursa değerli bir bilim insanını kaybetti... Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevizci fakülte binasındaki odasında yaşamını yitirdi... Cevizci önemli bir felsefeciydi. Felsefe alanında yayımlanmış çok sayıda kitabı ve makaleleri vardı. Mesela... Aydınlanma Felsefesi, İdealar Kuramı, Etiğe Giriş, Metafiziğe giriş, Felsefe Tarihi, Eğitim Felsefesi, Felsefe Sözlüğü bunlardan sadece birkaçı... Cevizci'nin odasında kalp krizi geçirdiği söylendi.. Ancak bir öğrencisinin iddiasına göre, Ahmet Hoca muhtemelen kalp krizi geçirirken düşüyor, sese yan odadaki genç asistanlar geliyor, 112 Acil aranıyor... Ambulans 20 dakika sonra geliyor. Öte yandan Tıp Fakültesi ile Fen Edebiyat Fakültesi arasındaki yürüme mesafesi çok kısadır. Hele de araçla gidildiğinde hepten kısadır... İddialar arasında yer alan ilk on dakikada müdahale edilebilseydi, kurtulma ihtimaline gelince... Böyle kesin bir önerme mümkün değil, kurtulmayabilirdi... Ama en azından akılda böylesine soru işaretleri kalmazdı... Kalp krizi ve beyin kanamalarında ilk on dakikada müdahalenin kurtarıcı olduğu doğrudur... Ama kişinin durumuna göre değişiklik arz eder...   ***   "Biz Seninle Bir Bakış AŞK'tık"   Şair Hüsam Kurt, dördüncü şiir kitabına imza attı. Şairin, "Biz Seninle Bir Bakış Aşk'tık" adıyla yayınlanan kitabı son dönem şiirlerinden bir kısmını topladığı bir seçki özelliğini taşıyor. Bursa Gazeteciler Cemiyeti'nin kültürel boyutlu etkinliklerinde koordinatör olarak tanıdığımız Şair Hüsam Kurt'un yeni kitabı Kora Yayınları'nda çıktı. "Biz Seninle Bir Bakış Aşk'tık" adıyla yayımlanan kitap, şairin "Her Kar Kırmızı Düşer Ömrüme (2003), Garda Kalan Son Öpücük (2006), Belki Dönersin Aşk da Döner (2009)" isimli kitaplarından sonraki dördüncü şiir kitabı. Kitapta, son yıllardan bu yana yazdığı şiirlerinden seçtiği 26 şiiri yer alıyor.