Taksilerde 'haksız rekabet ve müşteri güvenliği'

H. Gül KOLAYLI 16 Şubat 2016 Salı, 08:43

Bursa'da bir süredir sonu 4000, 5000, 6000, 7000 ile biten taksiler dolaşımda... Vatandaş farkı bilmiyor, taksi mi, taksi!

Hele de acelesi varsa, yağmur filan da yağıyorsa plakaya ya da durak yazısına bakmadan atlayıp biniveriyor...

Şimdi...

Bursa'da kent merkezinde yani Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer'de pek çok taksi durağı var...  
Her durağın bir adabı, bir kuralı var...  

Sözleşmesi yoktur, ama yazılı olmayan bu kuralları duraktaki tüm taksi sahipleri ve sürücüler bilir...

Söz senettir... Herkes de uyar...

Mesela "Kısa mesafeye gitmem" diyeni, müşteriye kaba davrananı ya da herhangi bir şekilde müşteriyi rahatsız eden sürücüyü durakta barındırmazlar.

Hatta bazı duraklarda kural ihlali durumunda para cezası bile verilir.

Yine... Mesela...

Bursa il merkezindeki duraklarda taksilerde satış da kurala bağlıdır. Yabancıya araç satılmaz.

Taksilerde çalışanlar Bursalı'dır çoğunlukla, ya dağ köylerinden ya da ilçelerinden... Taksi sahipleri de öyle...

Kimi zaman neredeyse iki katına yakın para önerilse de... Satmazlar... Zira durağa taksi bu koşulla kabul edilmiştir.

Bursa'da özellikle de şehir merkezindeki taksi esnafı güvenilirdir...

Diyelim ki, çantanızı unuttunuz... Eğer arkaya başka müşteri oturup da almadıysa... Durağı ararsınız, size çantanız ya da bıraktığınız her neyse geri döner... Ki, başıma çok kez gelmiştir... 

Bir defasında telefonumu bırakmıştım, taa Kıbrıs'ta olan kardeşimi arayıp söylemişlerdi, "Telefon bizde" diye...

Telefon benden önce gazeteye gelmişti!..

(Çocukluğumdan beri unutkanlığımla malulüm... Her yerde bir şeylerimi bırakır dururum... Tüm yakınlarımca, arkadaşlarımca malum bir vaziyettir...

Unutkanlığımı durdurmak adına kendi kendime bir kontrol mekanizması geliştirdim...

 Gittiğim her yerde çıkarken,  birkaç adım atıp, geriye dönüp bir kontrol yapıyorum. Yapmadığım an, bir şeyleri bırakıyorum geride... Tam da bugün yaptığım gibi!..  )

Çoğu deneyimli taksi şoförü, müşteri indiğinde arka koltuğu şöyle bir göz atma alışkanlığı edinmiştir; bir şey bıraktılar mı diye?

Ve yine, kadın ya da erkek hiç fark etmez... Güvenli yolculuk yaparsınız...  Yeri gelmişken, pembe taksiler fena halde gereksizdir!..  Benim bindiğim taksiye şoförün tutup da başka bir müşteri olasılığı sıfırdır zira!

Artı şehir merkezindeki durak taksilerinde yaşanmaz ya, varsayın ki bir sorun yaşadınız...

Durağa bildirme imkânınız var...

O yüzden her taksiye binişte aracın yan tarafındaki yazıya bakar ve ona göre binerim...

Son dönemde merkezdeki taksi esnafını canından bezdiren soruna gelince...

Eskiden ilçe araçları kendi bölgelerinin dışında ring atmazlardı...

 Büyükşehir Yasası mı etkili oldu bilmem... Ama...

Artık kent merkezinde yazının en başında da dediğim gibi 5000, 6000, 7000, 8000'li plakalar dönüp duruyor...

Anlamı şu:

İznik, Trilye, Mustafakemalpaşa, Karacabey, Gürsu Kestel'deki duraklarda kayıtlı olan ilçe taksileri kent merkezinde çalışıyor...
Sakıncası mı ne?

Merkezdeki taksi durak esnafı açısından ciddi sorun...  Öncelikle haksız rekabet...

Neden derseniz?

Taksi plaka satış ücreti kent merkezinde 1 milyon 200 bin lira civarında... Kent merkezindeki araç kiralamalar ise durağına göre 2 bin 500 ile 3 bin arasında...

İlçe araçlarının plakaları ise 200-300 bin lira civarında...

Ve üstüne üstlük de kiraları 600 ile bin lira arasında değişiyor...

Öte yandan...

Tüketici müşteri güvenliği açısından da ciddi bir sorun... Zira bir sorun yaşadığında ya da herhangi bir eşyasını bıraktığında taksiye ulaşması neredeyse hiç mümkün değil...

 

YASAL DEĞİL!

Bursa Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Hasan Topçu ile ilçe taksilerinin kent içinde çalışması konusunu konuştum...

Onlar da bu sorundan bezmişler...

Esnaf odası olarak bu konuda denetim yaptıklarını, zabıta ve trafik polisinin de ceza yazdığını anlattı...

"Yasal olarak kent merkezinde hizmet veremezler. Büyükşehir Yasası onlara hak kazandırmıyor.  Biz elimizden geleni yapıyoruz. Denetliyoruz. Bir bölgede denetim yoğunlaşınca, başka bölgeye kayıyorlar...

29. Maddeye göre geçmişte alınan İl Trafik Komisyon Kararları müktesep haktır. Bu araçlar ilçelerin ihtiyacı için verildi. İlçelerde hizmet vermesi gerekiyor..."

Başkan Topçu'nun verdiği bilgilere göre: Esnaf Odası tarafından yazılan ceza 510; Trafik polislerinin yazdıkları 80, zabıtanın yazdığı ise 210 lira.

İlçe araçlarının farklı renklere boyanması konusunu sordum; Başkan Topçu şu bilgileri verdi:

"Ön ve arka bagaj kapaklarına siyah kuşak kararı verilmişti. İnegöl'de uygulanıyor. Ama bazı ilçelerde mahkemeye verildi.  Büyükşehir Belediyesi mahkeme sonucunu bekliyor..."

Ardından da ekledi:

"Bu araçlar ilçedeki ihtiyaçlar için verilmiştir. İlçelerde hizmet vermeleri gerekiyor. İzmir gibi başka büyükşehirlerde de bu sorun var. Herkesin hakkına razı olması lazım. Kestel'den aldıysanız, Kestel'e hizmet etmelisiniz...  Biz hizmet veriyoruz. Bu hizmetin kapsamı da kentin ya da ilçenin ihtiyacına göre belirleniyor. İlçe araçlarının kent merkezinde çalışması yasal değildir...  Denetimlerimiz sürüyor... "

Ve ilçeler de dahil hiçbir araca taksi plakası verilmediğini, UKOME kararıyla ancak dolmuştan taksiye dönen araçlara taksi plakası tahsis edildiğini söyledi...